30 Kas 2008

Sabır ve umut



Sabretmek kolay değildir.
Tecrübe işidir.
Sabırsız davranışların sonucunu göre göre sabrı da öğrenirsiniz, umutlu olmayı da.
Umutlu olabilmek de kolay değildir.

Aslında hayatta kolay olan birşey de pek yoktur.

Zaman içinde olgunlaşırken öğreniriz. Olgunlaşmaktan kastım...berrak bir akıl ile yanlışlarınızı da tıpkı doğrularınız gibi sevip ders almaya bakmak.
Böylelikle öğrenme sürecini başlatabilmek.

Bazen karşınıza çıkan insanlar çok tatsız olabilir ve hatta sizinle olan ilişkilerinde özgüveninizi bile emer, kendi zayıflıklarını sizi ezerek kapatmaya çalışır.
Siz çoğu zaman aynı seviyeye düşmemek için
ya da
öyle aynı şekilde karşılık vererek kaybedenin kendiniz olacağını bildiğinizden ertelersiniz cevaplarınızı.

Sabredersiniz aslında.

Hani “ayıya dayı demek” durumunda olursunuz.
Açıkçası karşınızdaki ayı bile değil bambaşka bir şeydir.
İsmini koyamazsınız... “şey” dersiniz geçersiniz.

Size ne olamayacağınızı...neleri yapamayacağınızı söyler bu “şey”ler.
Halbuki hayatta kimsenin haddine değildir...kime ne olamayacağını, ne yapamayacağını söylemek.

Sabredersiniz.

Umudunuz vardır. O “şey”in değişeceğine değil... ama kendinizin bu “şey” engelini de aşacağınıza.

Sonra zaten umudun ardından gayret gelir. Gayret edersiniz.

Bir sürü değişik karakterde, algıda insan, hayatımızdan gelip geçerken ve böyle en “şey” olanları bile bir şey öğretir.


Engin Geçtan, Seyyar Söyleşiler kitabında  şöyle der “ Size neyin uygun olup olmadığını anlayabilmek için bulabildiğiniz her fırsatı değerlendirmeniz gerekiyor, size uymayanları da”.

Sabretmek lazım. Birini bilirim. Evinde küçücük bir fare çıkmıştı da...herkes ona sopayla vur...süpürgeyle vur derken...o yapışkanlı tuzaklardan almış. Mutfakta kıstırdığı fareyi günlerce orada hapsetmiş...sabırla beklemiş. “ikimizden biri ölecek...o mutfaktan çıkamıyor, ben mutfağa giremiyorum...ikimizde bekliyoruz” demişti.

Fare aç susuz kalınca...açıkta bir şey de bulamayınca...yapışkanlı tuzaklardaki peynirlere de yüz vermemiş ve şerefi ile ölmüştü de...Arkadaşım da “Sabrımla fareyi bile öldürdüm” derken, hakikaten sabır mı yoksa salaklık mı diye sormuştum kendime.
Ama yine de sabır lazımdır...yanında umut ile birlikte.

(Bu yazım ilk olarak MB'de 15.04.2008 tarihinde yayımlanmıştır.)

8 Yorum:

Burcu SezeR on 30 Kasım 2008 11:44 dedi ki...

Sabretmek bir yetenek işidir...

Vladimir on 30 Kasım 2008 11:55 dedi ki...

Hayt bir yolculuk, sabırla yapılması gerekiyor bence. Öğrencek o kadar çok şey var ki. Çok güzel naltamışsınız.

rebelon on 30 Kasım 2008 13:15 dedi ki...

çok sabrettim ama istediğim hiçbişey olmadı .çok umutlarım oldu ama hepsini kırdılar.ben kötü bir örneğim kimse beni ciddiye almasın.sabretmeyi bilin ve umudunuzu hiç yitirmeyin.ne kadar inandırıcı oldu bilemem.

Mehtap Pasin Gualano on 30 Kasım 2008 16:57 dedi ki...

"Siz çoğu zaman aynı seviyeye düşmemek için
ya da
öyle aynı şekilde karşılık vererek kaybedenin kendiniz olacağını bildiğinizden ertelersiniz cevaplarınızı." diyorsunuz.. Iste tam da oyle birseyler yasiyorum bugunlerde.. ise yaramiyor sabretmek.. Susmak ise yaramiyor bazen.. ayni tarz da cevap vermeyi bilmedigim icin sessiz kaliyorum ama susmuyor "sey".. hatta kendini daha da guclu hissediyor.. Ne yapmak gerektigini bilmiyorum daha.. Bulursam yazacagim..

Biraz on 30 Kasım 2008 19:43 dedi ki...

>burcu sezer
ve ortaya cikarmak gerekir...

>Vladimir
hayat bir yolculuk olarak bakanlardanim ben de...destegin icin cok tesekkurler.

>rebelon
sabretmek ve mucadele ve de umut ve yine mucadele lazim galiba...ama zor is...ciddiye almak lazim soylediklerini cunku sen de bir tecrubeni aktariyorsun ki bu da cok onemli bence.

>Mehtap Pasin Gualano
bazen son care olarak firtinanin icine gozumu kapatip giriyorum...sert ama hakli olarak konusmak karsimizdakilerin silahini dusuruyor...sizlere bir kitap onermek isterim...orada anlatilanlari yapmak icin degil..ama onlari yapanlari bilip onlardan korunmak icin cok guzel bir kitap (bence)The 48 laws of Power, Robert Greene.

metanoia forever on 1 Aralık 2008 10:31 dedi ki...

SABIR..çok dolu bir kelimezahmeti büyük ama karşılığı bire bin....
hayat devamlı değişimden ibaret hergün her saniye öğrenilecek birşeyler var. Ben kulağını tersten gösterenlerdenim. Neyi istediğimi neyi istemediğimi öğrenerek buldum yıllar sonra. Dolayısyla bana istemediğim davranışları gösterenlere burdan teşekkürü bir borç bilirim.

blogcubur on 1 Aralık 2008 15:12 dedi ki...

Hayatta bizi başarıya ve mutluluğa götürecek şeyler hep zordur.Sabretmekte zordur,sabırlı olabilene ne mutlu...

7.oda on 1 Haziran 2009 16:38 dedi ki...

ama bazen sabredemez insan..
özellikle işin içinde tutku varsa :)

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template