5 Kas 2008

Sen demiştin...ben demiştim.


Gözlerini kapayınca, gülümseyebildiğini söylemiştin.
Oysa ben bunu bilmezdim hiç.


"Tüm istediğim..." demiş, sonra susmuştun.
Oysa ben nasıl da merak etmiş ve sormamıştım.
Bilirdim ilişmemi istemezdin.


"Bir zamanlar sen vardın, aşk vardı ve yalan da vardı" demiştin.
Ben anlamamıştım…ben varken nasıl yalan da vardı diye.


"Şimdi varım, ama sen yoksun" demiştin.
Halbuki ben de orada değil miydim?
Yine anlamamıştım.


"Mektubuna dokununca, yıllara da dokunmuştum sanki" demiştin.
"Neden bana dokunmayı denemiyorsun ki, yanındayım ya?" diye hayretle sormuştum.


"Şimdi seni sevmek istiyorum, sonra değil" demiştin.
"Sev işte buradayım..ne duruyorsun?" diye haykırmıştım. Heyecanla.


"Yalnızlıklar, derin yalnızlıklar ürkütür beni" demiştin.
"Yalnız değilsin yanındayım ya" diyerek bilinçsizce gülmüştüm.


"Gözlerin yüreğimde, sevgin aklımda" demiştin.
"Ellerim yüzünde ve sen her yerdesin ya işte" demiştim. Kendimden emin.


"Uçmak istiyorum, kanatlarım olmasa da" demiştin.
İşte şimdi saçmaladın diye düşünürken.
"Sevmek istiyorum, umudum olmasa da" diye eklemiştin.
Ve ben susmuştum!


"Hayat yanımdan akıp geçerken de mi, onunla birlikte koşmayan bendim?" diye sormuştun.
"Yok canıııım…nerden de çıkardın şimdi bunu?" demiştim…Alaycı bir ses tonuyla.


"Yılların geçip gitmesi korkutur beni" demiştin.
"Hangi yıllar? Daha çok genciz ki" demiştim.


"Hisset kendini, sonra çevreni, sonra da tüm hayatı" demiştin.
"Ben ise oluuuuur" demiştim. Bilinçsizce.


Sen demiştin…
Ben demiştim…
Sonra sen demiştin yine…
Sonra ben demiştim yeniden.

Bu böyle devam etmişti.


Sabah uyanınca hemen yüzümü yıkadım.
Sonra kahvaltıda yine düşündüm, sen gerçekten dün gece rüyama gelip neler demiştin diye.


(Bu yazım ilk olarak MB'de yayımlanmıştır)


6 Yorum:

sufi on 5 Kasım 2008 21:45 dedi ki...

Sen demiştin , ben demiştim yerine sevmek çıkarsız beklentisiz birbirini... Sözsüz de aşk yaşanır yorum beklentisiz gününü gün etme özgürlüğünü. Sevgiyi yaşatmak ve yaşamak an içinde en güzeli.Yani uzun lafa gerek olmadan aşkın evrensel dilini kullanarak Allah'a ulaşma yöntemi, bence tercihlerin en güzeli.Sevgilerimizle.

beenmaya on 6 Kasım 2008 09:38 dedi ki...

yalan yok çok güzel demiş ama :))

metanoia forever on 6 Kasım 2008 15:40 dedi ki...

aynı dili konuştuğumuzu sansak da galiba aynı dilleri konuşmuyoruz. Birbirimizi ne kadar anlayamadığımı görmek beni sık sık şaşırtıyor. Hani derler ya önemli olan senin ne söylediğin değil, karşındakinin bundan ne anladığı....
hadi anlayamamak bi yana, bide yanlış anlamak varya o en beteri,
ağızdan söz çıkar, evrene yayılır, biri bunu duyduğu anda artık o söz o söz değildir, duyanın flitrasyonuna maruz kalır, kendi hayat tecrübeleri ve inanışlarına göre algılanır.
Düşünceler, söze döküldüklerinde bir indirgenir, karşıdaki kişi bunu algılayıp yorumladığında tekrar tekrar indirgenir....
off anlaşmak ve anlamak ne zor

Biraz on 7 Kasım 2008 01:29 dedi ki...

@sufi cikarsiz beklentisiz ve de guven duyarak sevebilmek...guzel olurdu.

@beenmaya ama hangisi:)

@metanoia forever sozler hakikaten de oyledir bir cikar agzimizdan kontrolu artik tamamen hem bizim degildir...hem de karsidakinin anladigi kadardir...bu bakimdan yazmk daha mi iyi acaba...

7.oda on 19 Şubat 2009 09:31 dedi ki...

aşkın olduğu heryerde yalan var sanırım.. en azından insanın kendine söylediği yalanlar..

hem bi de.. elini yüzünü yıkasan da o rüyana düşmüş bir kere :)

Biraz on 19 Şubat 2009 16:04 dedi ki...

>7.oda
Hayir! Askin oldugu her yerde degil. Guvenin olmadigi her yerde var.

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template