21 Kas 2008

Uçurumların ayırdığı hayatlar


Kolları yoktu. Elleri omuzlarına dikilmiş ama belki de doğuştan öyle...bilemiyorum. Otobüsün camından baktım baktım...bakakaldım. Otuzlu yaşlarda olmalı konuşurken yüzünde belli belirsiz bir gülümseme de var. Omuzlarına iliştirilmiş ellerinin ucunda kağıt mendil paketleri var. Kağıt mendil satıyor bu genç adam. Sonra biraz daha ileriye doğru yürüdü. Otobüsün camı daha fazla izin vermedi onu izlememe. Anlattığım bu manzara İstanbul Esenler Otogar’da yaşandı. Büyük bir fakirlik, zorluk akıyor insanlara bakınca. Moral bozucu aslında.

Bu ara dolaşmaktan epey bir yoruldum.  Akşamları eve gelince oturup yazamadım bile, hem de o kadar çok istememe rağmen.

Esenler'de anlatmaya çalıştığım manzaranın iki saat öncesine gidelim. Bu sefer ki mekanda ise bir takım abiler ablalar en şık elbiseleriyle ve en ezici (!) bakışlarıyla etrafı süzüyorlar. Pek bir beğenmişlik ile hem de. Bu sefer ki yer İstinye Park Alışveriş Merkezi.

Harika bir yer.

Açıkçası bu kadar modern ve güzel tasarımlı alışveriş merkezlerini New York ya da Boston’da dahi görmedim.

Ama bunun önemi yok.

Önemli olan ülkemizde iki büyük uçurumun olduğudur. Elleri omuzlarına iliştirilmiş kağıt mendilci genc adam ile lüks mekanlarda etrafı baygın bakışlarla süzen abiler, ablalar.

Elbette her kesimden insan olacak ülkede ama böylesine ekonomik uçurumların ayırdığı hayatlar bu kadar keskin olmamalıydı diye düşünüyorum. Ve kimse kimsenin de umurunda değil bu daha da korkutucu.

Bu yazıyı yaz zamanı (2008 yazı)...geldiğimde kaleme almıştım. Yazmayı o kadar çok sevmeme ve anlatacak bir sürü şeyim olacağını düşünmeme rağmen tuhaf bir şekilde yazı yazamamıştım o ara...çok çok az ve zar zor yazabilmiştim.
Bu yazı da o zor yazdığım yazılardan biridir
.
 

2 Yorum:

sufi on 22 Kasım 2008 18:06 dedi ki...

Market alışverinin saatlerini geç vakitlere kaydırmak ve eve torbalarla girmek istememek gibi bir alışkanlığımız var.Ya alışverişe gidecek, ekonomik ferahlıkta olmayan insanlarla karşılaşırsak diye...Bir kişinin gözü torbalara düşse, içindeki bal börek bile olsa zehir oluyor bize. Bir de elleri, ayakları sağlamken "ay şuram da şöyle olsaydı" yakınmalarının dış güzellikten nasibi olmayanlar ya da sakatlar yanında yapılması meselesi dangalaklığında olanlara ne demeli?

7.oda on 17 Nisan 2009 09:50 dedi ki...

bir ülke için en önemli şey para olmuş ise böyle uçurumların olması çok doğal..
orta sınıfın yokolduğu, zengin ve fakirin kaldığı bir ülkeyiz artık..

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template