21 Kas 2008

ZAM...zam...zam...


Bu yazıyı daha önce yazacaktım...hani doğal gaza yüzde yirmi iki nokta beş zam geldiğinde. Fakat geç kalmış sayılmam...sürekli zam geldiğinden ve son günlerde özellikle bir sürü insan işinden olmaya başlamışken bu yazının güncelliğine zarar gelmez.

Genellikle güncel yazmayı sevmiyorum...en büyük sebebi ise suya yazı yazmak gibi hissettirmesi. Bir hafta sonra dahi okunsa bir şey ifade etmiyor...çok fazla eskimiş oluyor. Kalıcılığı olmadığı için de okuyası gelmiyor insanın içinden. Dolayısı ile benim de içimden yazasım gelmiyor güncel şeyleri.

Ama bu yazı “ZAM”larla ilgili.
Her gün her şeye zam geliyor.
Zamların olduğu bir ülkede çoçukluğu geçince insanın, büyüdüğünde de sürekli zamları görmesi çok da şaşırtmıyor.

(son aylarda ise burada benzin fiyatları neredeyse her gün düşmekte...mesela bu hafta 20.11.2008 itibariyle 1 galon benzin (3.8litre) 1.99 dolar oldu...bakın bu şaşırtıyor işte!!!)

Neyse konuyu dağıtmadan ZAM ile ilgili iki laf etmek istiyorum.

Mesela bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde...(bu arada “gelişmekte olan ülkeler” lafı da üzülmeyelim diye söyleniyor sanki...hani geri kalmış demek yerine...bu tercih ediliyor gibi geliyor insana)...ne diyordum? Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde sürekli olarak zam var.
Tek çözüm olarak bu yapılıyor.
Çünkü en kolayı. Günü kurtarmak sadece.
Geleceği pek düşünmemek...ya da düşünüyormuş gibi yapmanın bir yolu.

Zam yapılarak pek çok alternatif hareket de yok ediliyor.
En kolayı zam. En zoru alternatifler bulmaya çalışmak.
Mesela hiç düşünmüyoruz...zamın alternatifi ne olabilir? Uzun vadede bile olsa ne olabilir? Öyle sistemler geliştirelimki zam yapmak zorunda kalmayalım en azından bir iki alanda bile olsa kalmayalım!

Mesela doğal gaz satın alıyoruz. Bugün alıp, bugün kullanıyoruz. Acil durumlarda en az 6 ay...
6 ay çok mu oldu?...3 ay olsun...
3 aylık bir stoğumuz bile yok.
Günübirlik yaşıyoruz.

Yaratıcı fikirleri, alternatif olasılıkları hayata geçirmiyoruz.
Bunlar için girişimde bulunmuyoruz bile. Bizler birey olarak bunları yapamayız...ama devletin kurumlarında zam yapmak yerine ne yapmalıyız gibi beyin fırtınaları estiriliyor mu acaba? Fırtına olmasa da meltem bile estiriliyor mu?
Ama yıllardır görünene göre istek ve niyet olsa bu kadar zamların en içinde yaşıyor olmazdık.

En kolayı zam yapmak...alternatifi düşünmeye bile gerek yok.
Doğal gaza yüzde 22.5 zam gelmiş ya...düşünsenize maaşınıza gelse o zam...ne kadar müthiş. Ama aynı müthişlik tam tersi yönde çalışıyor...çalışmaya da devam edecek daha.
Ama zaten gelişmekte olan ülkelerde öyle olur.

 --------------

(Konu resmi olarak sevgili arkadaşım Karikatürist Muhammet Şengöz’ün karikatürünü kullandım...ve elbette izniyle)

3 Yorum:

beenmaya on 21 Kasım 2008 10:05 dedi ki...

esiyor tabi esmez mi ama bu rüzgar sadece kendilerine değip geçiyor. misal vekillerimiz düzenli olarak zamlarını alıyorlar...

Biraz on 21 Kasım 2008 16:02 dedi ki...

Peki hayatimiza yapilan zamlar icin neden alternatif planlar yapilmaz...neden yasadigimiz zorluklardan hic bir zaman bir sey ogrenilmeye calisilip cozum yollari bulunmaz. Neden hayatimizi sadece hayatta kalmak icin yasamamiz istenir. Neden trende otobuste vapurda insanlarin yuzunden dusen bin parcadir ve neden bunlari biz goruyorken bizim sectiklerimiz gormez ve rahatsiz olmaz...eger olsalardi careler bulunmaya calisilirdi. Yillar boyunca ayni sey yani sefillikk ve fakirlik istikrarli bir sekilde devam ediyorsa...islerin iyiye dondurulmesi icin ardinda bir caba yattigini dusunmek sadece saflik olur...diye dusunuyorum.

7.oda on 15 Nisan 2009 10:39 dedi ki...

hiç de bile.. biz türkler asla geri kalmayız birazcım değil mi :)) hem zam mı, bize bişey olmazzzz.. türküz olm biz aaa !!

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template