16 Ara 2008

Kağıttan kalpler sokağı



("Too many people", Glen Hansard)

Onu ilk gördüğümde hayat hala devam ediyordu. 
Durmamıştı. 
Tüm rutinliği ile devam ediyordu işte.

Kalplerimiz kağıttandı kolayca ikiye, üçe katlanabiliyordu.
Tıpkı aşklarımız gibi.
Hani yaksan külleri kalacaktı kolayca geriye.

Kağıttandı kalplerimiz...demiştim di mi?
Oturduğumuz sokakta bir sürü vardı öyle...bizim gibi kağıttan kalpleri olanlar.
O yüzden de geçen zaman içinde kağıttan kalpler adı verilmişti sokağımıza.
...
Gün içinde kan revan içinde kesiyordum kalpleri...çift eldiven takardım. Kan kokusu istemezdim elime sinsin...öğrencilerim de benden görür ve onlar da çift eldiven takarlardı. Kan kokusu sinmesin diye. Bir de ellerime çiğ et kokusu bulaşmasın isterdim. Fakat öğrenciler bu detayı bilmezdi...tecrübeleri yoktu daha.
...

Kağıttan kalplerimiz vardı bizim...o sokakta her oturan gibi.
Başımı döndüren gözler geçerken yanımdan...işte o dakika duruyordu zaman.
Ne kadar durduğunu kestiremediğimden olacak...derin bakan gözlere baka kalırdım.
Zaman dururdu işte. Rutine girmiş hayatım da dururdu...çünkü o gözlerin derinliğinde kaybolurdum ki.

Bilir miydi?
Bilmezdi.
Ama aynı sokakta oturduğumuzdan dolayı...kalplerimiz kağıttandı.
Benimkisi küçüklükten beri düz beyaz kağıttandı.
Çizgili değildi...sanki sınırları yoktu gibi.

Ama “onun ki çizgili kağıttan mı yapılmıştı?” diye soracak olursanız.
Cevabım hayal kırıklığı olacak sizin için...Çünkü cevabını bilmiyorum ki.

Derin bakan gözlerin büyüsü, kalpleri derste hart hurt keserken de devam ediyordu.
Aklım kağıttan kalbime takılıyordu.
Zaman içinde öğreniyordum...benim de kanlı canlı bir kalbim varmış.
Tıpkı onunki gibi.


Ama biz kağıttan kalpler sokağında oturuyorduk.

 

 

4 Yorum:

Ful yaprakları on 17 Aralık 2008 08:24 dedi ki...

güzel =)

Burcu SezeR on 17 Aralık 2008 08:39 dedi ki...

Kağıtları suya attığında bir süre can çekişiyor, sonra parçalanıp gidiyor. Ne kalp kalıyor ne de kağıt...

Biraz on 17 Aralık 2008 17:03 dedi ki...

belki de hepsinden onemlisi sevmis oldugunu bilmektir geriye kalan...

7.oda on 22 Aralık 2009 16:45 dedi ki...

bütün kağıtları boyamalı bence.. beyaz kalmasınlar.. üstlerine güzel kelimeler yazmalı hatta boyadıktan sonra.. rengarenk.. canlı.. yaşayan.. nefes alan..

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template