11 Ara 2008

Tuhaf hikayeler V: Beynimin anahtar kelimeleri



Arşivleri karıştırırken gözüme bir resim takıldı.
Aypod mu...yoksa Ipod mu derler ondan işte.
Şöyle kocaman bir alet.
Kablosu filan var bir ucu alete, bir ucu kulağa takılıyormuş...Müzik dinleniyormuş.
Reklamlarına baktım...4 saat boyunca çalışabiliyormuş sonra şarj etmek gerekirmiş...Sonraki yıllarda 12 saate ve piyasadan çekilmeden önce de 24 saate kadar dayanan modelleri yapılmış.

Ne ilkellik diye aklımdan geçirdim.
Tabii böyle uzak mesafeden bakınca ilkel görünüyor.
Bize de uzaktan bakanlar kimbilir ne diyeceklerdir geliştirdiğimiz teknolojiler için.

Şimdiler de ise o zamanlardan bugüne kadar gelen bir firma kendini çok geliştirdi kırkiki yıllık bir firma oldu Google...
İnternette her yerdeydiler...sonrasında da heryerimizde onlar oldu yine.

2040 yılında artık her doğan insanın frontal kemiğinin (alın kemiği) üstüne, deri altında olacak şekilde küçük bir çip tutturuluyor.
Doğumdan hemen sonraki iki gün içinde yapılıyor bu işlem.
Böylelikle tıpkı bilgisayarlarımızın bağlandığı IP adresleri gibi ya da arabalarımızın GPS lerindeki gibi nerede olursak olalım bulunuyoruz.
Sinyallerimiz yanıp sönüyor, bizi yönetenlerin kontrol odalarındaki holografik görüntüleme sistemlerinde.

Çıkarmanızı hiç tavsiye etmem.
Çünkü çıkaranlar anlatılmayacak kadar kötü bir takım hızlandırılmış nörodejeneratif hastalıklardan hayatlarını kaybediyorlar...elbette bunun altında genetikçilerin parmağı var.

Herkesin mutlak bir şekilde nerede olduğu bilinmekte, ne düşündüğü ve hangi anahtar kelimeler ile beyinlerini tarattıkları da izleniyor.
Bir müdahele söz konusu değil kesinlikle...amaç terörist aktiviteleri denetlemek. 

Mutlak barışı bozmaya karşı önlem almak.
Barış ve huzuru bozmadığınız sürece herşeyi düşünebilirsiniz.
Beyin müthiş bir organ, bu zaten biliniyordu ama daha da efektif kullandıkça bu muhteşemliği daha net görme imkanımız oldu.

Çiplerimizde yerleşik olan "Google marka" arama motorları, kullandığımız her anahtar kelime ile ilgili bilgiyi holografik görüntüleme cihazımız ile önümüze dökebiliyor.
Bu kimi zaman bir anımız olduğu gibi, okuduğumuz kitaptaki bir bilgi de olabiliyor.
Hatta bu çıktılar ile ilgili bir görüntü de varsa o da verilerin yanına iliştiriliyor.
Dolayısı ile artık unutmak diye bir şey söz konusu değil.

Anahtar kelime yerine gün.ay.yıl bile arattırabilir ve o zaman diliminde ki beyin kayıtlarını alabilirsiniz.

Hatta rüyalarınızı bile arattırabiliyorsunuz. Bir yerlerde bir müzik mi dinlemiştiniz? Artık o da kayıtlıdır beyninizde...onu da çıkarttırıp dinleyebilirsiniz. Reklamlar var tabii ki yine...ama olsun artık o kadar.

Ha bu arada gizli doğum yaptırılan insanların varlığından söz ediliyor. Bunlar çiplenmekten kaçmaya çalışanlarmış. Hiç bilemiyorum gerçekten böyle insanlar var mıdır acaba?
Bana hiç gerçekçi gelmiyor ama neyse.

Yoruldum...biraz uyusam iyi olacak...hatta bir arama yaptırayım da...şu geçenlerde gördüğüm filmi seyredeyim. Şimdilik hoşcakalın.

---------------------

Not: Bundan 3 yıl önce bir arkadaşımla , Google beyinde de arama yapsa ne ilginç olurdu diye gülerek fikir tartışması yaptığımız sohbet, sonrasında TIME dergisinde bir makale konusu olmuştu. Bize de heyecanla bak biz bunu çok önce düşünmüştük diye züğürt tesellisi yapmak kalmıştı.


(Bu yazım ilk olarak MB'de yayımlanmıştır...buraya çok az değişikliğe sokarak aldım)

1 Yorum:

7.oda on 17 Ağustos 2009 16:28 dedi ki...

süper bir bilimkurgu senaryosu yazabilirsin sen aslında !!

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template