5 Oca 2009

Nehir kıyısı...


("Senza fine", Monica Mancini)

Yolda yürürken bu kış gecesinde,
bulutsuz gökyüzünün altında, hani yine o nehir kıyısına giderken demek istiyorum...
Aklımda sen vardın.
Evet ne yapayım yine öyleydi...
Aklımda sen ve işte dudaklarımdan dökülenler. Yoksa kalbi... neyse sustum.

Yıldızlar kadar uzak olsan da umurumda değil.
Şimdilik gerçek olmasan da mühim değil.
Varlığını biliyorum ya,
Şimdilik öyle avunuyorum.
Sadece düşlerimin dağınıklığında,
Kaybolmandan korkuyorum.

Nehir kıyısına varınca kenardaki banklardan birine oturmuştum ya...

Işıkların nehrin üzerindeki yansımasını seyrediyordum...aslında hayallerimin de kıyısında oturuyordum.
Sadece nehir kıyısında değil yani! Bilmem anlatabiliyor muyum?

Hava soğuktu.
Soğuğu hiç sevmesem de yine de gelmiştim işte nehrin kıyısına.
Yazı bekleyemezdim bu manzarayı seyretmek için.
Ama hayallerimi beklemeliydim biliyorum.

Hayallerimin sınırı yoktu benim.
Gökyüzümdeki tüm yıldızlarımı toplamış gidiyorken,
Sen çıktın karşıma.
Hiç bilmeden dağıttım yıldızlarımı yine.
Bu sefer gökyüzüne değil ama gözlerinin en derinlerine.

Daha fazla dayanamadım soğuğa.
Tıpkı senin de dayanamayacağın gibi.
Hızlı adımlarla, omuzlarımı da iyice çekerek ve paltomun içine  de gömülerek evimin yolunu tuttum...sıcak evimin.

9 Yorum:

LÂL on 5 Ocak 2009 08:30 dedi ki...

soğuk bir kış gecesinde içini ısıtacak bir hayal..Ve o hayalin kıyısında oturmak.. Çok güzeldi.

öykü on 5 Ocak 2009 12:41 dedi ki...

Muzık guzel ..Hayaller guzel ..Okuyup o hayalı paylasmakta guzeldı .. Tsk ederız bu guzel yazınız ıcın.

YALNIZLIK OKULU on 5 Ocak 2009 14:33 dedi ki...

Keşke yürümeye devam etseydi belki seni orda az ilerde bekliyordur demek geliyor içimden...

metanoia forever on 5 Ocak 2009 14:45 dedi ki...

ne kadar şanslısın. kenarında yürüyecek bir nehir var yaşadığın yerde. bir şehirede uzaktan bakınca bile görülen yüce bir dağ, şırıl şırıl akan ve şehri ikiye bölen bir nehir, ya da deniz olmalı. ama burda kurak bir ova var sadece. hııımmm ben hangisini tercih ederdim acaba?? niye olmasın hepsini isterdim.

Biraz on 5 Ocak 2009 15:46 dedi ki...

>LÂL
Tesekkurler...haklisin icimi isitan bir hayal.

>öykü
Ben de okuyup ve de usenmeyip yorum yazdiginiz icin tesekkur ederim.

>YALNIZLIK OKULU
Hava soguktu ve hayallerin olmasi icin daha henuz zaman vardi...

>metanoia forever
Her sehrin bir karakteri var galiba...Bazen bir nehir, bazen okyanus ya da bazen duz ova.

Aymen on 5 Ocak 2009 16:48 dedi ki...

gerçekleşmeyecek hayal kurmuyorum neden acep?

Nily on 5 Ocak 2009 17:24 dedi ki...

şehirin ışıklarını uzaktan seyrederken insan onların içinde kaybolur bir süre sonra.. sanki şehir büyür, o giderek küçülür. yanan her ışığın ayrı bir hikayesi vardır, hepsi ayrı bir hayat ayrı ayrı ama güzel hayallerdir. onları düşünürken kendi hayallerine dalar ve büyür az önce kaybolduğu ışıkları arasında...

çok güzel anlatmışsın..
eline ve yüreği sağlık..

Biraz on 5 Ocak 2009 18:07 dedi ki...

>Aymen
Acaba hayal kirikligina ugramamak icin mi...yoksa gercekci olmak mi? Neden acaba?

Biraz on 5 Ocak 2009 18:09 dedi ki...

>Nily
Her isik ayri bir hayat...Bazen boyle yururken pencerelerinden isik sizan evlere hizlica goz gezdiririm...hepsinde farkli bir hayat vardir.

Isiklar ve kokular evlerin karakterini olusturur gibi gelir bana.

Begeni ve destegin icin de ayrica tesekkur ederim.

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template