31 Mar 2009

Hayatın anlamı?

Hayatın anlamı mesafelerde mi saklıdır?
Yoksa çizgilerini güçlü çizebilmek midir önemli olan.
Peki, hayatın anlamı duyduğumuz kelimelerde mi saklıdır?
Yoksa söylenmemiş sözlerde mi gizlidir?
Sorular daha devam edecek midir?
Belki de çoktan bitmiştir de, biz mi zorlamaktayızdır?

Hayir bitmemiştir, bitmeyecektir de. Sorular hep olacak, ve cevapları her zaman hemen gelmeyecektir. Mesafeler önemlidir kuşkusuz, hic düşündünüz mü DNA adını verdiğimiz molekülü. Hani kısacık, o üç harften oluşan bir ismi olan molekülü. Halbuki öyle midir o kadar kısacık mıdır?

Deoksiribonukleikasit demek yerine kısaca DNA demeyi uygun bulmuşuzdur. İyi ki de oyle yapmışızdır. Çünkü o kadar çok ama çok kullanmaya başlamışızdır ki bu ismi...işimiz kolaylaşmıştır.

Ama DNA’nın kendisi ise upuzun bir moleküldür. 1.8 metre uzunluğunda olan bu molekül 6 mikrometre çapındaki hücrenin çekirdeğinde yeralmaktadır ya da diğer bir deyişle 6 metre çapında bir alana 1800km uzunluğunda bir ipi yerleştirmeye calışmaktır.

Yaşamın temel taşı olan bu molekülü düşünürsek,  hayatın anlamı üzerine  yapacağımız yorumlarımızdan biri de “hayatın anlamı hakikaten de mesafelerde mi saklıdır?” diye sormak olabilir.

 

 

 

 

25 Yorum:

guguk kuşu on 31 Mart 2009 22:39 dedi ki...

Peki, hayatın anlamı duyduğumuz kelimelerde mi saklıdır?
Yoksa söylenmemiş sözlerde mi gizlidir?

bence kelimelerden anladıklarımız ve bunları nasıl yorumladığımızda saklıdır.Söylenmemiş sözlere gelince, nlar dğer olasılıklar olarak, askında kalmış paralel yaşamlar gibidir belki de.Genler senin işin, onu bilemeyeceğim.

Biraz on 31 Mart 2009 22:56 dedi ki...

Anladiklarimiz da o ana kadar yasamis olduklarimizda sakli ve ona gore bir hayat felsefesi cizmemize baglidir galiba...ve herkes ayni sekilde anlamamakta, cumlelerimiz ayni olsa da yorumlar hep farkli...sanki di mi?

guguk kuşu on 31 Mart 2009 23:14 dedi ki...

Bence de. Konfüçyüs: en zor şey, karanlık bir odada bir kara kediyi bulmaktır, özellikle odada kedi yoksa demiş. Engin Geçtan: alışageldiğimiz düşünceleri altüst eden karşıtlıların temelinde, içsel yaşantılarımızı normal konuşma diliyle anlatma zorluğu yatar. Çünkü içsel yaşantılarımız, konuşma dilinin sınırlarını fazlasıyla aşar diyor. İnsanlar birbirlerine kendi senaryoları doğrultusunda roller verip, karşısındakilerden bu rolleri yerine getrmesini bekler oldu.
Birazcım, nonlineer olan şeyleri lineere dökmeye çalıştıkça hata yapar olduk galiba. Bu yüzden hislerime güvenmeyi, hislerimi objektif bugularla tekrar tekrar teyit etmeyi tercih eder oldum. (eee yaş kemale erdi)

Biraz on 31 Mart 2009 23:19 dedi ki...

Engin Gectan, en sevdigim yazarlardandir...hem de iyi bir bilim adamidir. Objektiftir. Analizleri de gucludur.
Aslinda cok dogru hakkaten de nonlineer seyleri lineer yapiyoruz...hislerimiz belki de nonlineere en guzel ornek...Dusundurucu yorumun icin cok tesekkurler.

özii on 31 Mart 2009 23:20 dedi ki...

Hayatın anlamı DNA 'larımızda ise çoğu zaman hayatı anlamsızlaştıran şeyler de , bizim mutasyona uğradığımızın bir göstergesi midir acaba ?
Zinciri bozan , hatalar yaratan etkiler...

guguk kuşu on 31 Mart 2009 23:22 dedi ki...

Hayat adlı kitabını okumuşmuydun, tavsiye ederim. Yatağımın kenarından başka bir makama hiç düşmedi:)

Biraz on 31 Mart 2009 23:24 dedi ki...

>gugukkusu
Okumaz olur muyum hic...okudum elbette

ve cok sevdim.

Biraz on 31 Mart 2009 23:28 dedi ki...

>ozii
hayatin anlami DNAlarimizda mi bilmiyorum, ben daha cok...o kadar kocaman bir ipin o kadar kucucuk yere sigmasina hayret etmekteyim...
Mesela baska bir mesafe daha bugun derste isledik...mesela insan anatomisine bakinca...yani ornek olarak insani verelim...sindirim sisteminin baslangici olan agizdan bitisine kadar tum organlari kesintisiz yanyana koysak...dil+ozafagus+mide+ince+kalin bagirsak+sigmoid kolon+vs...vs normal bir bireyde...(170cm boyunda) bu organlar yanyana tam 7-8 metrelik bir uzunluga denk geliyor...:)

guguk kuşu on 31 Mart 2009 23:29 dedi ki...

diğer kitaplarından önereceklerin var mı, bunun kadar güzel olabilen (söz bunu da öğrenince dersimin başına dönücem)

özii on 31 Mart 2009 23:33 dedi ki...

Konu farklı bir yere gidecek ama sinir hücrelerinin uç uca eklenmesine ne demeli :))
7-8 m ne ki ?
:))

Biraz on 31 Mart 2009 23:35 dedi ki...

Oncelikle "insan olmak"
sonra "seyyar"
isimli kitaplarini oneririm.

Su linkte onunla ilgili bir mulakat var bak bi...
"http://www.metiskitap.com/Scripts/Catalog/Interview/Interview.asp?ID=11336"

atariyi aman bilgisayari dicektim...kapatiyorum bak...

artik ders calisma zamani...

yarina yazili var cografyadan...
(bi de hangi konuyu calisiyon onu soyle...meraklandim simdi?)

guguk kuşu on 31 Mart 2009 23:35 dedi ki...

dur özii yaa, sıranı bekle, kaynak yapma, aaaaa :))))

özii on 31 Mart 2009 23:36 dedi ki...

ahahaha tamam Guguk kuşum sustumm :)) Gidiyorum işte...
:))

guguk kuşu on 31 Mart 2009 23:37 dedi ki...

hiii hiii, bak seni de ayarttım. şuan "radographic quality assurance and infection control" deyim. Hem de seni kandırdım. Çalışmıycam. uykum geldi, uyuycam:)

Biraz on 31 Mart 2009 23:40 dedi ki...

>ozii
cok haklisin
inanilmaz rakamlar ve islemler...hayat guzel ve ilginc...
ve zor...
ve anlasilmaz

Biraz on 31 Mart 2009 23:44 dedi ki...

>gugukkusu
uykun geldiyse yat sabah erkenden sinav var bak:P
burada 16:43 hmmm 7 ekle 23:43 cok erken yahu daha...en azindan 1 chapter okursun hadi bakalim...calismaya don simdi:P

guguk kuşu on 31 Mart 2009 23:49 dedi ki...

kitaba baktım, beğeneceğimi düünüyorum, insan olmak2ı seneler önce okuduğumu hatırladım ve tekrar okumam gerektiğini de.
uf ya ufffff. ben tavuk gibiyim acaip erken gelir uykum. Okur muyum???okurum dimi??okurum okurum
:(
(yahu, saati bile hesaplamış, kötü yaklandık) eee biraz daha daha nasılsın, engin geçtanın önerdiği Donah Zohor un kuantum benlik adlı kitabını okudun mu peki:)

Biraz on 31 Mart 2009 23:55 dedi ki...

yok okumadim ama
simdi ogrendim webte karistirdim biraz...
Muholland cikmazi filminden cok etkilenmis yazmaya baslamis kendini serbet birakip...

filmi seyretmistim bir daha seyredesim geldi
http://www.imdb.com/title/tt0166924/

tabii saati hesapladim...:))
bak simdi de 12ye 5var:)

guguk kuşu on 31 Mart 2009 23:58 dedi ki...

hakkaten yaaa, yine bildin. Amaaan boşver, ne güzel sohbet ediyoruz şurda iş iyice msn kıvamına geldi:)
yarın 1 nisan, yazılı falan yapılmaz ki

guguk kuşu on 31 Mart 2009 23:59 dedi ki...

hay allah arsızlık ruhuma işlemiş, özii yi de kaçırdım baksana:)

Biraz on 1 Nisan 2009 00:00 dedi ki...

ben de kaciyom simdi...cunku hakiakten de yarin ki dersin sorularini hazirlicam simdi:)
heh heh...
ama dedigim kitaplari oku bak...
bir de o filmi de seyret oyle bir film ki birinci kez seyrettiginde anlasilmiyor...belki de ikincide de...

guguk kuşu on 1 Nisan 2009 00:05 dedi ki...

okunacak kitaplar
izlenecek filmler
çalışılacak dersler
seviyorum be ben bu hayatı
sınavda görüşmek dileği ile

Yeşim Özdemir on 2 Nisan 2009 10:37 dedi ki...

Biz hayatın anlamını çözmeye çalışırken, hayat bizim anlamımızı çözüp bir kenera atıverecek korkarım ki:)))Sevgiler...

anka on 2 Nisan 2009 15:24 dedi ki...

Hayatın anlamı herkesin kendi yüreğinde saklıdır.bence..söylenen sözleri kalbimiz duymuyorsa söylenenin ne önemi var ki..

Biraz on 2 Nisan 2009 18:36 dedi ki...

>Yesım Ozdemır
Hakkaten Yesim...hayat hatta bizi hallac pamugu gibi atiyor biz onu cozmeye calisirken.

>anka
Haklisin anka.

ve bir de duymayan yurekler, gormeyen gozleri varsa karsimizdaki insanlarin...o zaman onlarin anlamaya da niyetleri yoktur...belki de.

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template