12 Nis 2009

Farkında olmak

Sinfonía No 7, Beethoven

Bu sözler cok etkileyiciydi (bence) ve buraya da almak istedim.

YILDIZLARI SÜPÜRÜRSÜN FARKINDA OLMADAN
GÜNEŞ KUCAĞINDADIR, BİLEMEZSİN
BİR ÇOCUK GÖZLERİNE BAKAR, ARKAN DÖNÜKTÜR
CİĞERİNDE KURULUDUR ORKESTRA, DUYAMAZSIN
KOCA BİR SEVDADIR YAŞAMAKTA OLDUĞUN ANLAYAMAZSIN, 
UÇAR GİDER, KOŞSAN DA TUTAMAZSIN...
W. SHAKESPEARE
 

Farkında olmak lazım yaşadıklarımızın, yanımızdakilerin, uzağımızdakilerin, kalbimizin en içindekilerin, aklımızın en derinindekilerin.

Kısacası hayatın kıymetini bilirken, karşımızdaki hayatların da kıymetini bilmek gerekiyor.


14 Yorum:

Hanife on 12 Nisan 2009 18:54 dedi ki...

Gözlerine bakarsin bir cocugun,
Orada gördügün,
Ya bir cennettir,
Ya da bir cehennem,
Cocugun nerede,
Nasil yasadigina baglidir, Gördüklerin,
Eger görmesini bilirsen,
Eger görmek istersen.
Farkina varmaliyiz artik, karsimizdaki taze fidanlarin:)

Ellerine saglik Biraz`cim.

guguk kuşu on 12 Nisan 2009 18:59 dedi ki...

farkında olmak, hayatımın temelini oluşturan iki kelime. kendimin farkında olmak, karşımdakilerin farkında olmak, hayatın farkında olmak. yoksa kurulmuş bir tren gibi, mekanik bir şekilde geçer gideriz geçer gideriz hayatın kenarından. tek emelim bu daha da daha da kendimin farkında olmak anladımki kendimi farkettikçe evreni fark ediyorum bu nedenle gurdjieffi çoook takdir ediyorum.(tabi seni de:)

Biraz on 12 Nisan 2009 19:30 dedi ki...

>Hanife
Guzel bir katki oldu...tesekkur ederim

>gugukkusu
Tesekkurler :)
(bi de bir soru gurdjieff??? blog yazari mi?)

guguk kuşu on 12 Nisan 2009 21:52 dedi ki...

hayır. o büyük bir düşünür. 1872-1979 yılları arasında yaşamış büyük bir düşünür george inanovitch gurdjieff. 4. yol adında bir felsefesi var. PD Ouspensky onun takipçilerinden. 4. yolu özetleyecek olursek: bireysel farkındalık diyebiliriz. pekçok itap ve makaleleri var ben türkçeye çevrilmiş olanları okudum. mükemmel bir sistem 4.yol.. bu işi tek başıma yürüttüğüm için ne kadarını anlayabildim bilmiyorum ama gerçek hayata uygulanılabilen tek felsefe.

Ateş Böceği on 12 Nisan 2009 22:03 dedi ki...

Ama insanlar çok şeyi farkında olmadan yaşayıp gidiyorlar tutmadan hayatın köşesinden sonrada nerede hata yaptık diye düşünüyorlar ee sen hayata tutunmadın ki farkında olmadın etrafında olanların bunuda tepkisiliğinle belli ettin şimdi birilerinin yada bir şeylerin fark etmesini istiyorsan farkında ol hala geç kalmış değilsin derim bende:) sevgiler

Biraz on 12 Nisan 2009 22:30 dedi ki...

>gugukkusu
ne kadar chailim:) blog yazari miymis?:))) diye soruyom bi de:)
ogrenmenin yasi yok...89 yasimda bile bir sey ogreniyorum:)

>Ates Bocegi
Ama o gibilere sorsan her seyin farkindalardir di mi?!

guguk kuşu on 12 Nisan 2009 23:00 dedi ki...

Aşkolsun Birazcım yaaa, cahillik ne demek, ben hergün senden neler neler öğreniyorum. Bu bolg şeyi işte bunun için değil mi, birbirimize dünyalarımızı sunmuyormuyuz, ben senden telomerazı öğrenmedini, herşey bi yana bloğu öğrenmedimmi. bende gurdjieffi şunun şurasında 3-4 yıldır tanıyorum (artık buna tanımak denebilirse)
hem sen beni unuttun bu aralar, hiç sormuyosun ders çalışıyomuyum, haylazlıl yapımıyomuyum, bektın herhalde:(

guguk kuşu on 12 Nisan 2009 23:01 dedi ki...

aaa buarada sen 89 yaşındamıydın, hay allah resimlerde baya genç duruyosun maşallah maşallah:)

çınar on 12 Nisan 2009 23:29 dedi ki...

ne kadar güzel söylemiş gerçekten farkındalık çok önemli

serdar özdemir on 13 Nisan 2009 02:21 dedi ki...

İE nedeniyle imiş:) Mozilla ile girdim, okudum... Eline sağlık...

Biraz on 13 Nisan 2009 02:24 dedi ki...

>Serdar
oh sevindim bak...cunku cikmiyor deyince tek aklima gelen web tarayicisi oldu...
saol haber verdigin icin de ayrica.

Biraz on 13 Nisan 2009 02:25 dedi ki...

>cinar
evet cok sevmistim burada da olsun istedim bu yazi.
Tesekkurler sevgili Cinar

Biraz on 13 Nisan 2009 02:27 dedi ki...

>gugukkusu
Benim biyolojik saatim biraz yavas galiba ondan oyle genc gosteriyorum:)
:P

Peliny on 16 Mayıs 2009 13:41 dedi ki...

Elinde tuttuğun rüzgar, soluğundur bilemezsin...

Fazla farkında olursun bazen, yaşananın eşsiz olduğunu herşeyden; beklenen o an gelmeden çok önce duyumsarsın. Bu yüce duyumsarlığa sahip olabilmenin koşulu temiz olmaktır, bir beyaz kadar temiz. Beyaz olmanın bedeli ise, seçici olmamaktır. Ne renk konsa üzerine iz bırakır. İzler kalır.

Beyazın en umut verici yanı ise yenilenebilir olması ve kendisini sanki bugün doğmuşçasına hafif hissedebilmesidir.

Eğer hala bir konserden çıkıp da kendinzi 'Şu an kuş gibiyim sanki havalanıvereceğim!' diyecek halde bulabiliyorsanız, yol almaya gene ve yine hazırsınız demektir. Yeni farkındalıklara gebe bir yarınınız olduğunu da duyumsayabiliyor musunuz?
Hayır mı? Bırakın, sürpriz olsun...

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template