23 Eki 2009

Bilemedik ki- 3 (Öykü)

Sandığın bir köşesine tutunmuş hayatta kalmaya çalışıyorum demiştim hani...

Siz sandık dememe bakmayın. Sandık gibi bir kutudur içinde "tutulduğum".
Tıpkı şişedeki cin misali zamanımın gelmesini bekliyorum.
Zamanım çoktan geldi ve geçti aslında. Sonra da sıramı savdığımı düşündüler. Fakat hiç bu kadar uzun boylu olacağını, işin dallanıp budaklanacağını bilemediler.
Aradan geçen onca zaman sonra...

Artık yeter!
Çıkmayı istiyorum buradan.
En azından hayata dönebilmek ve gönlümce yaşayabilmeyi istiyorum. Hem de eskiden olmadığı kadar yaşayabilmeyi. Değerini kaybedince anlıyoruz...sonra bir şans daha verilse diyoruz. Bazen veriliyor da...ama galiba yine aynen devam ediyoruz.
Şifreli konuştuğumu sananlar hiç öyle sanmasınlar.
Şifreli konuşmuyorum.
Hadi tamam tek şu sandık konusunda biraz şaşırtmaca yaptım. Heyecan katmak için.
Sizler nasıl adlandırırsınız?
Derin dondurucu desem anlar mısınız? Neyse işte derin dondurucu benzeri bir şeyin içindeki o küçük kutudayım.
Hayata tutunmamın bir sebebi bu eksi 200 derecelik derin mi derin dondurucuda bulunuyor olmamdır, diğer sebebi de silikon teknolojisinin ve doku mühendisliğinin ortak ürünü olan "HAGenChip_versiyon1.2" denen harika bir zaman kapsülünün içinde bulunmamdır.

Çok fazla zamanımın kalmadığını biliyorum.
Bu teknoloji harikası çipin içinde daha fazla kalamam.


...devam edecek.

2 Yorum:

beenmaya on 23 Ekim 2009 12:17 dedi ki...

iyice heyecan geldi bakıyorum :))

Adsız dedi ki...

"Kim olursak olalım, hangi iklimde yaşadığımızın pek de bir önemi yok.Sanki bir şeyimizi kaybetmişiz ve neyin eksik olduğunu bilemiyoruz...Belki de bu yüzden kelimelere tutunmak bizler için tutukluluğun en güzel hâlidir der bu vakitlerde biri aynaya bakarak."

Öykünün devamını merak ediyorum. İrem.

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template