16 Tem 2010

Baş belası insan türü: Ön yargılı İnsanlar




Ön yargılı olmak ya da daha kötüsü ön yargılı insanlarla bir şekilde yollarınızın kesişmesi cok korkunç olabiliyor.  “Ön yargı” denince aklıma hep Isaac Asimvov geliyor. Isaac Asimov bilim kurgunun babalarından biri. Harika bir yazar olmakla birlikte aynı zamanda da bir bilim adamı.

Bilim kurgu yazmaya başlar  ve öykülerini yayınlatmak için kapı kapı yayıncıları dolaşır. “Bunlar yayınlanacak kalitede değil” der kimi yayıncılar. Bazıları ise bu tarzın okuyucunun ilgisini çekmeyeceğini düşünür. Sonuç olarak yaklaşık 100 kadar yayınevinden red alır. Ardından bir yayınevi yayınlamayı göze alır...Dikkat edin “göze alır” dedim.

Sonuç: Dünyanın bir numaralı bilim kurgu yazarı olur ilerleyen yıllarda.
Isaac Asimov’un bu hikayesi ve azmi beni her zaman etkilemiştir. Öncelikle ön yargılı insanlardan dolayı yılmaması. İnancını kaybetmemesi.

Akademik ve akademi dışındaki hayatımda şunu farkettim. Eğer ön yargılı bir insana denk gelirseniz işleriniz çok zorlaşıyor.  Hiç bir konuda ön yargı çipleriyle donatılmış bu robotlara denk gelmemenizi dilerim. Bizim ülkemizde elbette bu robotlardan çok var. Ama bunca zaman o kadar çok farklı kültür ve insanla karşılaştım ki. Ön yargılı olmak ülke, millet, kültür tanımıyor. Bu robotlar hep aynı. Elbette bazı ülkelerin insanları daha bir ön yargılı. Mesela bizler...mesela Ruslar...Fransızlar! Daha liste uzar.

Ön yargılı insanlara rağmen inancınızı kaybetmeyin. Onların bu dünyadaki amacı engel teşkil etmek. Hakikaten de bu tür insanlar öncelikle inatçılıkları ile dikkat çekerken hemen ardından kafasız lıkları geliyor. Böyle olmak için aptal olmak gerekmiyor. Zeki olmamak ise kesinlikle sebep değil. Etraf ön yargılı zeki robotlarla dolu zaten. Bunlara her alanda rastlayabilirsiniz. Bazen hocanız olabilir. Bazen aileden en yakınınız ya da bie meslektaşınız. Size tavsiyem hiç yılmamanız. Kendinize inanmanız. Bu aralar böyle bir ön yargı ile mücadeledeyim. Bu ön yargı kalelerini yıkacağım.

Çok enteresan ve sadece ABD’de 500bin erken doğan yani prematüre doğan bebeği ilgilendiren bir proje üzerine çalışmaktayım. Bir de dünyada ki prematüre doğum sayısını düşünün. Ve tüm bu ön yargılara rağmen bir şekilde bunları da aşacağız.

Kısacası ön yargı her yerde özellikle bilimdeki kıskançlıklar ve hatta bir takım cahillikler bile ön yargılı olmaya sebep. Bu yazı da ne kadar da çok ön yargı dedim di mi? Sırf dikkati çekmek için başka bir şey için değil.

4 Yorum:

guguk kuşu on 16 Temmuz 2010 13:26 dedi ki...

Ahhh Birazcım ahhhh, yine yaram depreşti. Ülkemizde bu robotlardan fazlasıyla var. Akademik hayattakiler daha bir fena. Hakikaten kıskançlıklarından böyleler diye düşünüyorum bir de anlamsız kaprislerinden. Ben bunlardan alasına denk geldim ve benim ve arkadaşımın doçentlik dosyası reddedildi. Benzer dosyalar 5-0 geçip hatta daha da kötüleri geçerken bizimkiler kaldı. İnsan ilk anda sarsılsa da yoluma devam ediyorum. Birgün onlarla aynı konumda olacağım hatta onlar belki burda olmayacak ama ben olacağım.

Biraz on 17 Temmuz 2010 18:50 dedi ki...

Sevgili Guguk kusu, sadece kiskancliklarindan degil ayni zamanda guvensizliklerinden ve bu guvensizligin olusmasina sebep olan bilgisizliklerinden.
Bir arkadasim da docentlik sinavina girdi. Doktorasi buradan, ABDden.
Sinavda elbette zorladilar, hatta docentligini de vermediler.
Sinavin ardindan yaptiklari yorumlar ise cok carpici
"Biraz zorlan bakalim, oyle kolay olmaz her sey, sen oralarda rahata alismissin, buralarda olmaz oyle."

Hakikaten buralarda nasil olur amca?
Hakikaten kolaya mi alismisizdir?

Aileden uzakta ve sadece doktora ile degil, gunluk hayatin tum sorunlariyla ugrasmak kolaya mi alismaktir?
Inanilmaz bir yarismali hayatin oldugu buradaki akademik egitimde, en az 3-4 yayini hem de ilk isim yapmadan mezun olmak cok mu kolaydir? Bu dergilerin hepsinin de hakemli dergi olmasi nasildi peki?

Aksamlari evine geldiginde tek basina, yada paran ancak yettiginden baskalariyla paylasirken evi,bu mudur kolaya alismak?
Tum bunlarin sonrasinda bir de "biraz zorlan bakalim" denmesi ile karsilasmak midir kolay olani?

Zor isler!

Ali İkizkaya on 14 Ağustos 2010 19:25 dedi ki...

Sevgili Biraz !
Bu konuda benimde öyle ağır yaralarım var li; yazacağım ama mecal takat ve istek yok.
Fakat eskiler ön yargı yerine peşin hüküm demişler. Bencw daha derin ve anlamlı. Ellerine sağlık.
Sevgiyle...

Biraz on 19 Ağustos 2010 17:48 dedi ki...

Sevgili Ali,
Sanirim on yargilar bizim ulkemizde fazlasiyla var ve bir de uzerine alinganlik var. Bu ikisi birlikteyken de en zor kombinasyon gercekleiyor galiba.

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template