12 Haz 2012

Dizini döv, hayali kahramanlarını da döv



ABD’ de birbirinden orijinal, sürükleyici ve de zekice senaryosu yazılmış yüzlerce dizi var televizyonlarda. Kimileri yıllar boyunca insanları peşinden koştururken, kimileri gündelik hayata ilham kaynağı oluyor. The Simpsons’lardan tutun da Galactica’ya kadar son derece eğlendirici, heyecan veren ve hatta buz gibi donduran diziler mevcut. Hatta bununla ilgili kısa bir blog da yazdım. Dr. House üzerineydi o kısa blog (bir önceki yazım).

Bunlardan bazılarının prodüksiyonu bizim televizyonlarımızda yapılsaydı diye düşündüm geçen gün. Uzun zaman aynı kaliteyi, kurguyu ve karakterleri korumaları mümkün değildi. Öncelikle aşırı, uç karakterler itinayla törpülenecek ve hizaya (!) getirilecekti. Hayali de olsa gece bilmem kaçtan sonra da yayınlansa hala çoluk çocuga zararı dokunabilirdi. Yetişkinlerin de ahlakını bozabilir, şaşırtabilirdi. Ne de olsa bunlar hayaliydi. Hayal etmesi bile dert.

Mesela meşhur dizi LOST (bitti); Öyle 3-4 sezon devam etmesi beklenmeden, hemen adada bekar olan gençler evlendirilirdi. Belli olmuştu artık o adada kısılıp kalmışlar, evlensinler soyları alıp yürüsündü. Güzel bir sahil düğünü ile evlenmeleri harika olurdu.

Mesela Sex and the City; İlk sezon sonrası hatta sezon ortası dizinin ismi değiştirilir, “Evli ve şehirli” diye tanıtılırdı artık. Öyle Manhattan’da akıllarınca “hem çalışayım hem de günümü gün edeyim, hey hey hey özgür bir kadınım ben” sendromundan çıkarılır. Mazbut, evinin erkeği adamlarla evlendirilir, Manhattan’daki işlerinden de ayrılıp banliyödeki bahçeli harika evlerine taşınır, mis gibi yaşarlardı.

Mesela Dr. House, onunla ilgili yorumlarım önceki yazıda buradan bakınız.

Mesela şu meşhur Friends; 10 yıl filan oynadı ABD’de (bu da bitti), 3 kız 3 erkek arkadaşın maceraları. Eğlence,komiklik falan.
Anlaşabiliyorlar madem, ne bekliyorlar? İşleri güçleri de var. Evlensinler. Ya da anlaşamıyorlar mı?...o zaman dışarıdan yeni 6 eleman gelsin hem diziye renk katar, hem de hepimiz rahatlarız.

Mesela The Simpsons; Bazen espriler çok çok komik, “çok çok” olmasına, abartmaya gerek yok. Komik olsun yeter. Bir de Homer çok aptallıklar yapıyor, aile babası öyle o kadar aptal olmaz, olamaz mümkün değil ki. Ha bir de Bart’da çocukluğunu bilmeli, terbiyesizliğin gereği yok. Çocuklara kötü örnek oluyor.

Daha bir sürü dizi var değiştirilecek ama sonuç olarak aşağı yukarı benzer şeyleri görmek istiyoruz. Her ne kadar yüzlerce kanalımız olsa da, internetimiz, kitaplarımız olsa da. Seçeneklerimiz pek bir fazla olsa da yani demek istediğim o seyretmeyi sevmediğimiz hayali karakterleri izlemek zorunda olmasak da neden ılle değiştirmeyi istiyoruz. Seçin başka bir kanal onu seyredin.

Bu kadar her şeye müdahale etmeye ne gerek var.?

Hem onlar hayali abicim, hayali.
Korkma yemez seni onlar.
Çocuklarına da onların yaşına uygun olmayan dizileri seyrettirmez, bunu da iyice anlatırsan olur biter.
O tuhaf hayali karakterlerden de etkilenmezler ama dersen ki çocuk televizyonu açınca susuyor, yemeğini ancak öyle Tv ile meşgulken yiyebiliyor, o zaman sana kolay gelsin.
Çocuğunu daha en baştan böyle Tv’ye bağlarsan, sonra ağlarsın tabii.

Neyse işte diyeceğim o ki bu kadar da her şeyi kısıtlamaya ve her şeyden korkmaya gerek yok.
Hayali kahramanlardan bile böylesine çekinirken, gerçek hayatı yaşamak da epey zor olsa gerek.

6 Yorum:

A-H on 13 Haziran 2012 05:02 dedi ki...

insanlarin bedenlerine, secimlerine ve hatta yatak odalarina karisilmaya baslandigi bir donemdeyken televizyon programlarina mudahale pek masumhane kaliyor...

acıdan_geçtim_güzelleştim on 13 Haziran 2012 09:03 dedi ki...

hayali de olsa insanlar gerçek yaşamda yaşananla da uydurmaya çalışırlar olayları. benim ormanda şirin ya da şirine bulma hayallerim çoktur misal geçmişte.::)

Vladimir on 13 Haziran 2012 12:21 dedi ki...

Şimdi batı medeniyetleri ile müslüman doğu medeniyetleri arasında büyük farklar var. Arap ve türk zihniyeti çok benzeşiyor. Bu ülkelerde insanlar birey olamiyorlar, Hata yapmak değil de hatalarının farkedilmesi ayıp onlar için, yakalandıklarında inkar edip karşılarındakini suçluyorlar. Onur ve haysiyet uçkur seviyesine indirilmiş vaziyette. O da gizli olduğu müddetçe karışan yok. İki yüzzlülük üzerrine yükselene medeniyetler bunlar.


Kimse işini doğru düzgün yapmıyor, düzgün iş yapılmasını ödüllendiren bir sistem yok. Bir çok i iş yerinde dinamikler kaytarma üzerine kurulu.

TV yayıncılığı da böyle zaten...

Amaçlarının reklam satmak olduğu o kadar göze sokuluyor ki. Üç saat süren ğrime time programı olur mu? Survivor haftada dokuz saat yayınlanabilir mi* Bir dizi nasıl iki saat sürer, nasıl bir saat özet olur? Halk susuyor ağzını açan yok.

Ciddiyetsizlik TV de de her yerde de var. Zamanında başlayan program yok. Zamanı TV kanalının sahibi bile bilmiyordur o derece kim kime tumtuma.

Amerika'da insanların yarışları hemenbirbirleri hem de kendileri ile, yeni fikirler geliştirmek ve beğenilmek için kafalarını işler tutmak zorundalar. Lost'un ilk bölümünün maliyeti 12 milyon amerikan doları. Ama ilk bölüm ile tiryakilik yarattı.

Bizdeki filmler dizi filmler amerikan ya da avrupadaki orijinallerinin çok seviyesiz, başarısız, derinliksiz kopyaları. Gerizekalı anlak düzeyine hitab eder nitelikte.

Daldan dala atlıyorum amai devleti temsil eden organlar hangi cinsel birleşme pozisyonunun yasa dışı olduğuna dair hükümler belirliyor. Cidden...

Böyle sağlıksız bir toplumda, yavşaklığın, adam kayırmanın diz boyu olduğu, yakalanmış yalanları utanmadan tv ekranında inkar edenlerin bol olduğu, torpilsiz evrak imzalatamadığınız ülkede diziler de bu rezilliğin boyuttunu gösteriyor elbette.

Çok çarpıklaştı buraları. Burada mutlu yaşamak için okumamak, düşünmemek, beyinsiz, izansız kalmak lazım.

Biraz on 17 Haziran 2012 07:46 dedi ki...

>A-H
Cok dogru.

Biraz on 17 Haziran 2012 07:47 dedi ki...

>acıdan_geçtim_güzelleştim
Bizim ornegimizde ise biraz abartilmaya baslanmis halde ne yazik ki :(

Biraz on 17 Haziran 2012 07:48 dedi ki...

>Vladimir
Cok guzel ifade etmissin, hakikaten de durumlar dedigin gibi.

 

Blog Listem

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template