25 Eyl 2008

Ah be sevgilim!


Bazılarımızın pek bir romantik hayalleri vardır. Ayakları yere basmayan romantiklerdir bu hayallerin sahipleri. Genelde bu hayaller rüzgarsız ve yer çekimsiz ortamda kurulduğu için pek bir kırık dökük gerçekleşir.  

"Şimdi şöyle koysam kafamı dizlerinin üzerine, parmakların dolaşsa saçlarımın arasında ve okusam en güzel şiirlerimi...önce dökülse bir kaç damla yaş...sonra gülsek hemen. Sen gels...zzzzzzzzzzzzzzztttt....."
Tabii tabii koy sen kafanı dizine kızın...kız da parmakları ile karıştırsın saçlarını ay pardon dolaştırsın parmaklarını saçlarında

Bakın aslında nasıl olur gerçekte durumlar;

Sahne1.
“Belma’cım! Dur kafamı koyiim azcık şöyle dizlerinin üstüne bi...bak şimdi son yazdığım şiiri okiim dinle bi...Gözlerin nasıl da bakı...”
“Feyzi ayol ne bu böyle vıcık vıcık olmuş kafan...ne sürdün sen böyle?
“Yüzde 5 minoksidil losyon, saç çıkarıcı hayatım.”

“Ya ellerime de yapıştı şimdi saç tellerin...ıyyghh ne biçim şey bu? Döküyo mu çıkarıyo mu belli değil.”

“Belma’cım önce döküyooo...sonra çıkarıyooo...dur şiiri bitireyim ben bi”

“Bırak yaa şiiri mi kalmış...gidip ellerimi yıkıcam ben...kaldır kafanı...Aaaaaaaa...inanmıyorum yaaa pantolonuma da bulaşmış....vıcık vıcık...”

****

Bir de böyle efendi insan ve romantizm karışımı bir durum olur. Arabaya binişler de sevgilisinin kapısını filan açma çırpıntısına girer insanlar. Sanki hep bunu yapabilecekmiş gibi...Gereksiz bir harekettir aslında.

Sahne 2.

“Ayy çok naziksin Feyzi...”
“Ne demek Belma...bayanların kapısı açılır öyle...”

... ...

“Bi dekka Belma’cım...anahtar bak yine tutukluk yaptı...dur açıyom hemen.”

“Feyzi uzaktan kumandası yok mu bunun?”

“Belma 1995 model bu...o zamanlarda yoktu”

“Sonradan taktırsaydın yapıyolar öyle.”

“Neyse Belmacım ben geçiim kendi tarafıma oradan içerden açıım senin kapıyı”

***

Ev kurma, alma üzerine de bir takım geliştirilmiş durumlar vardır. Kafada kurulur cümleler. Karşılıksız olduğu için tabii ki hayalerinizin de sınırı yoktur. Şöyle duvarları pastel renkli bir evimiz olsa...hatta evet evet pancurları da olsa...belki bahçemiz bile olur...heh heh.

Şimdi bir şey diyeceğim...blogda uygun olmaz...susayım en iyisi.

Sahne 3

“Belma!...evlendiğimizde şu karşıdaki sitedeki gibi bir yerden ev alsak...nasıl olur? İçini de aykiya dan döşeriz...böyle modern ama basit”.
“Valla modeka mobilyacılar bölgesinde daha çok çeşit var....oradan bakarız.”
“Modeka mı?...o ne yaa?”
“Havalı olmadı di mi? Aykiya derken iyiydi. Neyse bak Feyzi, Dinginoğulları Sitesi diye bir site yapılıyor bizim orada...oradan bakalım eve.”
“Olur hayatım...dinginoğulları...ne de güzel bir ismi varmış.”
“Ayyy...ne şekilcisiiiin...Hem orası annemlere de yakın...daha sık görüşürüz annemlerle. Önünde de minibüs durağı var...işe de rahat gideriz oradan.”
“Annenlere yakın olmak mı? Minibüs durağı mı? Yavvv bi sus ya bi sus...ben daha pastel renklerden filan bahsedecektim yaaa...Gidip yüzde 5 minoksidil süriim ben kafama en iyisi.”

(bu yazım Milliyet Blog sitesindeki kendi alanımda 14.5.2008 tarihinde yayımlanmıştır ilgili link:http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=109525)


resim:cooliris.com

2 Yorum:

7.oda on 19 Kasım 2008 11:14 dedi ki...

hahahahah :) güldürdün beni walla :)
bunların karikatürleri de var değil mi kafanda :)

Biraz on 19 Kasım 2008 20:14 dedi ki...

kafamda canlandirdim tabii...ama cizmedim.
:)

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template