4 Ara 2008

Balık hafızalı toplum...



Balık hafızalı bir milletiz diye kendi kendimize hep söyler dururuz.
Kimi zaman aydınlarımızın lafıdır bu, 
kimi zaman siyasetçilerin,
kimi zaman herkesin.

Bence biz balık hafızalı bir millet değiliz.
Hem de hiç değiliz.

Bana kalırsa bu yanlış bir teşhistir.
Birileri böyle demiş sonra hepimiz “Aaa hakkateeen...balık hafızalıyız biz” diye bu tanımın üzerine atlamışızdır. Oysa hiç bir şeyi unutmayız ki biz...futbol maçlarındaki yenilgilerimizden tutun da...depremler gibi yaşadığımız acı tecrübelere kadar hiç bir şeyi unutmayız.

Ama balık hafızalı olmaktan daha kötü bir şeye sahibizdir.

Yaşadıklarımızdan ders almayız. Çünkü önemsemeyiz hiç bir şeyi. “Amaannn...boş ver”deriz...”bir şey olmaz” diye düşünürüz. Başkalarının başına gelmiş bir takım kötü tecrübelerin bizim tarafımızdan da yaşanabileceği ihtimalini hiç düşünmeyiz.

Gerekli duyarlılığı pek çok şey de göstermediğimiz için aynı durumları yani olumsuzlukları ve aksaklıkları demek istiyorum tekrar tekrar yaşarız...sonra da bu umursamazlığımızı “balık hafızalıyız biz” diye son derece yanlış ve yüzeysel bir teşhis ile taçlandırır ve rahat ederiz. Bir sonraki aksaklığa kadar tabii ki...

Köklü çözümler bulmak yerine neden böyle yaparız acaba?

5 Yorum:

Yabani Kuzu on 4 Aralık 2008 10:12 dedi ki...

sorumsuzuz cünkü, başkasının başına geleni Türk filmi misali izleyip unutturuyoruz zorla kendimize, kendimizi başına bişey gelmicek özel varlık gibi hissediyoruz o yüzden bnce...

YALNIZLIK OKULU on 4 Aralık 2008 10:25 dedi ki...

Çünkü çözüm bulmak bize göre değil hayatı yaşamaya çalışıyoruz ders almak kelimesi bizim mayamızı bozuyor içinde ders geçiyor diye...

rebelon on 4 Aralık 2008 11:29 dedi ki...

çünkü başımıza gelen olaylar hep başkasının suçudur ve çözümleri hep başkasının çözmesi beklenirhiç kimse sorumlu hissetmediği için ve sorunların çözülmeyeceğini bildiği için bir an önce unutmak isteriz.unutmayız ama unutmuş gibi yaparız. ta ki biri hatırlatana kadar.

metanoia forever on 4 Aralık 2008 15:18 dedi ki...

zora gelemeyiz, armutun pişip ağzımıza düşmesini bekleriz. birşeyler kendiliğinden oluversin istriz. güzel sonuçların meşakkat gerektirdiği bir gerçek, güzelliklere ulaşmak için bazen dikenli yollarda yürümeyi göze almamız lazım. bizse çoğu zaman zorluk çekmeden sonuca ulaşmak derdindeyiz sanırım. ama evrenin kuralı böyle değil.ne kadar ekmek o kadar köfte(:

7.oda on 7 Ağustos 2009 08:48 dedi ki...

tembeliz biz.. sorunları çözmek emek ve savaş gerektiriyor.. ve bu çok yorucu.. çözmek yerine öylesine zamanının geçmesini beklemek daha tembelişi değil mi ki çünkü?

 

Blog Listem

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template