20 Ara 2008

Yabancı damat, yabancı gelin



 
(Bu yazının şarkısı Farid Farjad'tan)

Globalleşme galiba özel hayatlarımızda da mevcut.
Artık modern zamanlarda kendi ülkemizin dışındaki insanlar ile de daha bir kaynaşmaktayız.
Turistler geliyor.
Öğrenciler gidiyor.
Mühendisler, işçiler geliyor...gidiyor.
Sürekli bir trafik var.
Eğitim amaçlı yurt dışına gidip ve eğitim sonrasında ise bir daha dönmeyenler ya da dönemeyenler ile dolu etrafımız. Eskiden bu kadar çok değildi ama artık mutlaka çevremizde bir tanıdığımız ya yurt dışında yaşıyor ya da yeni dönmüş uzaklardan.

Genç bir adam olarak gidip çoluk çoçuğa karışmış insanlarımız var.
Yabancılar ile evlilik de eskiden bu kadar yaygın değildi diye düşünüyorum.
Bu arada vatandaşlık için yapılan kağıttan evlilikler bu blog konusunun dışındadır.
O yüzden sevginin söz konusu olduğu yabancı evliliklerden bahsetmek istiyorum özellikle.

Yabancı ile evlilik zor mudur?
Yoksa önemli olan kalbin kime tutulduğu mudur?
Peki mantık ne kadar öndedir evlilikler yabancı ile olursa?

“Dilim, dinim bir olsun...uymaz bana!” mı deriz?
Yoksa asıl olan ortak bir dilde bile olsa iki ruhun anlaşabilmesi midir?

Buraya yazıldığı kadar kolay değil midir bu işler? Ruhlar anlaşsa da hayata dair gerçeklikler ne alemdedir?

Gittiğiniz ve bir süre yaşadığınız ülkede o insandan dolayı bir daha hep orada kalabilmeyi göze alabilmek daha mı zordur?
Yoksa “sevince her şey olur be!” diyenlerden misinizdir?

Çocukları yabancı ile evlendiği için uzaklarda olması ve bu nedenlerle ailelerin ve çocuklarının hep bir yanlarının yarım kalmasına mı yol açar?

Ailelerin dilini bilmediği için gelini ya da damadıyla konuşamayacak olması aslında potansiyel kavgaların da olmaması için pek de güzel bir opsiyon mudur?
Yoksa konuşup kaynaşamadığı için ve pek de güzel olacak bir ilişkinin kaçırılmış fırsatları mıdır?

Uzakta olduklarından dolayı torunlarını doyasıya sevemeyecek ve hatta adeta bir yabancı gibi olacakları ihtimali sevilenin yabancı olması evlenmeye engel midir?

Son satırlarda yazdıklarım ailelerimizi çokça ilgilendiriyor olsa da asıl önemli olan bizim hayatımıza kendimizi düşünerek mi karar vermemiz daha doğrudur?

Aşk ile başlamış ve sonrasında evliliğe varacak bir birliktelikte daha doğmamış çocukların ismi, dini ne olacak sorusunu sormak o evliliğe doğru atılacak adımların yavaşlaması için önemli bir sebep midir? Yoksa karşılıklı anlayış ile bu bile büyütülmeyecek bir durum mudur?

Yabancı ülkede yaşarken ve yabancı ile de evlenmişken çocuklarınızın yanında aksanlı bir dil ile konuşacak olmanız ve çocuklarınızında sizin ana dilinizi aksanlı konuşacak olması her iki tarafında içini gizliden gizliye burkacak mıdır? Yoksa bu hiç düşünülecek bir sorun bile değil midir?

Evlendiğiniz insanı bir gün artık hayatınızın sonuna kadar kendi ülkenizde yaşamak için götürmeyi istediğinizde gelmeyi istememesi ya da istememe ihtimali yıllar boyu sıkıntılar mı verecektir size?...Yoksa kabullenip tıpkı ana dilinizin sıcaklığında... “Aşkım, bir tanem...günaydın biriciğim...bir tanem benim...” gibi pek bir size ait olan deyişlere veda ettiğiniz gibi günün birindeki ülkenizde yaşama fikrinden de vazgeçecek misinizdir?

Yoksa bunlar o kadar da önemi olmayan...ve blogta öylece asılı kalacak boş sorular mıdır?

Ne dersiniz?...Yabancı ile evlilik peki sizce nasıldır ?

5 Yorum:

Brajeshwari on 21 Aralık 2008 23:06 dedi ki...

Yabancı yoktur bence..İnsan vardır.Aşk denen şey kapıyı çalınca, bu sorular, sorulmadan cevap bulunmuştur. Ne farkeder yani, anneanne Alman torun demez, torun torundur..Globalleşme sanırım böyle birşey..

Biraz on 22 Aralık 2008 05:16 dedi ki...

Onemli olan insandir. Haklisin...katkin icin cok tesekkur ederim Brajeshwari.

noname.morosophe on 22 Aralık 2008 10:56 dedi ki...

Aslolan tarafların evlilikten ne beklediğidir aslında.. Ve ne hikmetse oturup bunu konuşmayız bile.. Biterken neden bitiyor sorusuna verecek birsürü cevap varken, başlarken neden diye sormayız hiç.. Beklentiler aynı doğrultudaysa şayet, yabancı ile yapılacak bir evliliğin "bizden" dediklerimizle yapılanlardan fazla riski olduğunu zannetmiyorum.

Biraz on 22 Aralık 2008 14:57 dedi ki...

>noname.morosophe
beklentiler hakikaten de basta konusulmuyor galiba...ama bittiginde beklentilerin karsiliksiz cikmasi pek bir konusulur oluyor. Yorum icin cok tesekkurler...benim soylemek istediklerimi yorumunuzda ozetlemissiniz adeta.

7.oda on 10 Şubat 2010 19:33 dedi ki...

kültür farkı fazla ise, evliliğin ilerleyen zamanlarında mutlaka bir sürü sorun yaşanacağını düşünüyorum..
bazı kültürlerin arasında koca bir uçurum var resmen..
zaten dilsel bir iletişim problemi mutlaka yaşanacakken ilerideki kültür farkı problemleri çözülmesi güç problemler haline gelebilir..

bakış açısı darsa ve bir de üstelik farklı pencerelerse.. kimse kimsenin gördüğünü gördüğü gibi görmüyorken azalan paylaşımlar ve artan çatışmalar ile hayatı güzel yaşamak mümkün mü ?

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template