22 Oca 2009

Mutluluklar ülkesi



("somewhere in the rainbow", Norah Jones)
(Yine yazıyla birlikte dinlemenizi tavsiye edeceğim bir parça...aslında buraya koyduğum her parça yazıyla paralel...ama ben yine söylemeden edemiyorum işte...)

Bir yer varmış...

Mutluluklar ülkesinde kırmızı güller daha kırmızı...
Gökyüzü ise tabii ki masmavi ama mutlaka bulutları olan bir gökyüzüymüş.
Yoksa sadece masmavilik yetmez ki.
O gökyüzüne karakter veren bulutları değil midir zaten?

O var ya, işte o da orada gülünce gözlerinin en içi gülermiş.
Gülmediği zamanlarda da gözlerinin her yerinde hiç sönmeyen yıldızlar olurmuş.
Her daim güzel gözleri varmış işte...daha ne diyeyim.

Mutluluklar ülkesinin en güzeliymiş belki de.
Koştukça saçları havalanırmış ya...harika kokusu dalga dalga yayılırmış ve hemen yanında uçan böcekler, kuşlar da o dalgaya kapılırlarmış.
Uzaklarda olanlar bile duyarmış o muhteşem kokuyu...elbette ben de duyarmışım.

Ben ise bu mutluluklar ülkesinin bulutlarında zıplaya zıplaya koşarmışım...hem de düşersem hiç umursamayacak bir şekilde koşarmışım.

Bilirmişim...düşsem bile o baş döndüren mutluluklar ülkesinin bulutlarından aşağıya, önemli değilmiş. Çünkü hiç koşamayabilir ve bulutlarda zıplamayabilirmişim.
Şimdi böylesine heyecan ile
ve neşeyle
ve bir de mutlulukla koşuyorken, endişeler ile neden ziyan edecekmişim ki zamanımı?

Mutluluklar ülkesinde çılgınlıklar tüm masumiyetiyle olduğu için ikinci, üçüncü hesaplara hiç yer yokmuş.
Zaten varsa da...onların sahipleri içeri giremezmiş.
Sadece mutluluklar ülkesinin kapılarından biraz salyaları akarak biraz da kıskanarak bakarlarmış.
Halbuki bilseler orada yani dışarıda kalmalarının sebebinin kalplerine bağlı olduğunu ve aslında girmenin hiç de zor olmadığını...ve hatta kalpten verince hiç bir şeyin de yük gelmediğini.

Ama elbette bu kolay olsa da, görmezden gelmek çok daha kolaymış.

Bu bloğun ismi “Hayattan ve Masallardan Biraz” bu bakımdan bu sefer masallardan oldu bu yazı...belki de hayattandı.
Kalplerimizde olanı bizden başka kim bilebilir ki?

Gözlerinizin içinde hiç sönmeyen yıldızlarınız olsun...
Mutluluklar ülkesinin bulutlarında da gezebilenlerden olun.

Her ne kadar hayal gibi gelecek olsa da bu yazı...
Olsun!
Öyle olsun belki biraz mutluluk verir, ne olacak ki?
Maksat pozitif duyguları yayabilmek...nasıl olsa kötülükler her yerde var.
Hayal de olsa masal da olsa yayabilmek...güzellikleri.
Hayatta korunaklı sığınaklarımız da olmalı...di mi ama?



16 Yorum:

özii on 22 Ocak 2009 08:53 dedi ki...

Müzik eşliğinde gerçekten çok güzel bir masaldı. Bende o ülkede kalmak hatta hiç çıkmak bile istemiyorum ama dışarıda kalanlar hiç rahat vermiyor. Biz burdayız bizi de unutma diyee sürekli bağırıyorlar. Yoksa ben mi duymak istiyorum?

Varsın masal olsun ben şu anda gülümsedim yaa yeter.Şimdilik o ülkedeyim. Teşekkürler..

Pino on 22 Ocak 2009 08:57 dedi ki...

ama, ama amaaa yaaa haksizlik buuuu..."somewhere over the rainbow " benim hangi cizimime koyacagimi bir turlu bilemedigim daha dogrusu cizimlerimi bir turlu layik gorup eslestiremedigim en sevdigim parcadir.. tabi ben eski toprak olarak judy garland teyzemizden olanini seviyorum.. kaptirdim sarkimi yaaa inanamiyorum:)))) ustelik gokkusaklari, mavi kuslar bulutlar benim masal ulkemin zimmetli elemanlari:))) tabi ki sarkiyla ilintili olaraktan..

http://www.dailymotion.com/relevance/search/somewhere%2Bover%2Bthe%2Brainbow%2Bjudy%2Bgarland/video/x32nwb_somewhere-over-the-rainbow-judy-gar

Aydan Atlayan Kedi on 22 Ocak 2009 09:25 dedi ki...

Güzel satırların ve şarkı güne güzel başlamamı sağladı. Çok teşekkür ederim :)

Yeşim Özdemir on 22 Ocak 2009 09:55 dedi ki...

Hayat zaten gereğinden fazla sevimsizliklerle dolu. Onun içinden kısacık bir masal için biraz zaman çalmanın ne sakıncası olabilir ki? Haa tabii ki alışkanlık yapar ve biz zaman çalmaya devam edebiliriz:) Günün güzel geçsin...

beenmaya on 22 Ocak 2009 10:37 dedi ki...

masallar olmasa nasıl çekilir ki bu hayat...:))

Pino on 22 Ocak 2009 10:58 dedi ki...

http://www.dailymotion.com/relevance/search/moon%2Briver/video/x3ij6u_audrey-hepburns-moon-river-scene-fr_shortfilms

en azindan moon river'i kurtarabilirim diye dusundum:))))
"moon river" benimdir, ona gore sevgili biraz:)))

bu arada yazini ve cizimini cok begendigimi yazmayi unutmusum:D eline saglik..

metanoia forever on 22 Ocak 2009 11:31 dedi ki...

ohhhh!seninle daha bir bağdaştırdığım yazı türüne geri döndün. elbette zevk meselesi ama sabahları açıp da gece hızlı öldürür serisini görünce bi pöfff sesi çıkıyordu içimden.
Bayıldım şarkıya. ben somewhere over the rainbowu ilk olarak cnbc de ER (emergency room) de dinlemiş hayran olmuştum. çok güzel bi sahnede kullanmışlardı. Araya araya buldum. İsrel Kamakawiole söylüyor, Haitili biri ancak aşırı kilodan dolayı yaşamını yitirmiş. aslında adamın resmini ilk gördüğümde pek bi şok oldum. ben o yumuşacık sese hemen bi vücut ve yüz yakıştırmıştım....(ne kötü dimi şu şablonlu yaşamlar)hemen hergün dinlemeye çalışırım bu şarkıyı sözlerini de tam karşıma astım.
Why then, Why can't I....
norah jones nasıl söylemiş diye baktım, elbette harika hayranım o kadına zaten, ne söylese dinlenir ama ben bide yaratıcısından dinlemenizi öneririm.
evet yaaa why can't we?
mutluluk tercih edilen bir durumdur ya mutluluğu seçersiniz ya da mutsuzluğu. ben mutluluğu seçtim, hiçbir yolu ve metodu da yok, ben uzun çöpü seçtim yani. bazen arkadaşlar züğürt tesellisi bu yaa falan diyolar onuda üşenmedim, oturdum, düşündüm. önemli olan ne ? sonuç! o zaman önemli olan mutlu olmaksa bunu başarıyorum....hep düşündüm tanrı varmı? bi düşündüm var bi düşündüm yok...aklımı ikna edemiyorum ikisine de sonra anladım ki onun varlığını ispat edemezsin, kabul edersin..yani bunun ikna yeri kalp aynı mutluluk gibi akılla mutlu olmayı başaramadım, yürekle olunuyor ama, yüreğim dedi ki: sevgi bak hangisi seni mutlu eder tanrının varlığı düşüncesi mi yokluğu düşüncesi mi: ben varlığında karar kıldım tıpkı mutlu olmayı seçtiğim gibi.
ellerine sağlık biraz, blogları seninle tanıdım ve çok kişiye öneridim seni en az 5 farklı kişi daha takip ediyor artık seni.
çok uzun oldu galiba ama özlemişim epeydir.

LÂL on 22 Ocak 2009 12:58 dedi ki...

Masal ya nasılsa.. Biri gelse sihirli değneği olan biri.. Dokunsa bana ve gönderse beni o mutluluk ülkesine.. Ama bugün , hemen, şimdi.. Karanlık günümdeyim sanırım.. Eşikte öylece kalakalanlardan.. Tatsız, tuzsuz, biraz da çürümüşüm bugün..

YALNIZLIK OKULU on 22 Ocak 2009 13:36 dedi ki...

Hayat yanlış düşlerin masalıymış...Yanlış gözlerde yanlış sözlerde kaybolmakmış...

öykü on 22 Ocak 2009 14:30 dedi ki...

Masalları hep cok sevdım.. Gozlerımı kapattıgımda hayal edebılmek guzel gelıyodu bana ..Ilk masallarım anneannemden oldu guzel sesıne sevgının sıcaklıgını vererek anlatırdı masallarını.Sızın masalınızı okurken de aynı keyfı duydum.. Cunku guzel bı masal ulkesını anlatıyordu.. Icınde oldugumuz olumsuz pek cok seyın kaçısında boyle masallarımız da olmasa.. Dayanmak daha zor.
Tskler BİRAZ..
Ve muzık te cok guzel.

Biraz on 22 Ocak 2009 14:42 dedi ki...

Bu yaziyi yazrken siz bilmiyordunuz, yorumlarinizi yazarken de ben bilmiyordum. Sabah uyandiginizda bu yaziyi okudunuz ve usenmeyip yorumlar bile yazdiniz...Yorumlardan anladigim masalin mutluluk bulastirdigi oldu...
Sonrada sira bendeydi bu sefer de ben sabah uyanip da (yani simdi) yorumlarinizi okuyunca bu sefer mutlu oldum...
Paylastikca cogalan seylerin en guzeli mutluluk...simdi mutluysak ne guzel sonrasini hic bilemiyoruz ki, oyle degil mi?!
Sonsuz tesekkurler, paylasimlariniz ve yoprumlariniz icin...hakikaten!

Biraz on 22 Ocak 2009 14:48 dedi ki...

>özii dedi ki...
evet evet di mi muzik bu kadar uyabilirdi bu yaziya...ama masallarin ardinda da hep gercekler vardir..bosuna diil bir sey hayatta...diye dusunuyorum.

>Pino dedi ki...
olsun paylasmis oluruz biz de hatta bu cizgi ve yazida vardi bir de surdaki cizgide de var deriz:)

>Aydan Atlayan Kedi
Amacim da buydu senin de yorumun ben de ayni etkiyi yapti

>Yeşim Özdemir
Guzel hem de cok guzel bir hayati cirkinlestirdigimizden olacak...bazen bu kacislar gerekiyor...kacabilmek de kolay diil elbette...ama her masalin ardinda olusmasina sebep olan bir gercek de yatmiyor mudur zaten?

Biraz on 22 Ocak 2009 14:56 dedi ki...

>beenmaya
hem nasil cekilir hem de ne kadar renksiz olur di mi?
:)

>Pino
"moon river" a dokunmayacagim kesinlikle...benim de cok sevdigim bir parcadir...sadece dinleyecegim:)

>metanoia forever
evet evet yorumlarinin olmamasinin sebebi simdi anlasildi:)
Gece daha degisik bir deneme...ama o tarz da bu sayfalrin baska bir tonu...dolayisi ile o yazilar da olsun bu yazilar da :)
Sarkinin orijinalini dinlemek isterim hakikaten...bakacagim yazdigin sarkiciya...
begeni ve destegin icin cok tesekkurler...ne yalan soyliim bu blogu cevrene tanitmana da cok sevindim:)) Tesekkur ederim:)

>LÂL
Aslinda sihirli degnek biziz diye dusunuyorum...zor zamanlarda bile kisacik mutluluk anlarini yakalayabilmek bizim elimzde...mutluluklar zaten hep kisa degil midir ki? En uzunlari bile kisadir.

>YALNIZLIK OKULU
Hayat, yanlis duslerin masali da olsa...masallar guzeldir.

Biraz on 22 Ocak 2009 14:58 dedi ki...

>öykü
Ben de cok sevmisimdir, hatta hala da sevmekteyim, anlasildigi uzere:)
Masal ya da gercek...mutlu olabilmenin yollari hep olmali.

Begeni ve destegin icin ayrica tesekkurler:)

saba dedi ki...

Yazıyı okurken çehrem değişti, hoş oldum ana dair yazılanla.

Hayata olumlu bakış açısı katan insanları oldu bitti severim. Bu dünyada masallarımızı yok edenlerin yanında var edenleri de tanımak, bilmek, duymak, okumak -kendi ellerimizle yarattığımız bu kaosta- insana derin bir nefes aldırtıyor.

Kendi masalını yaratma ve yaşama cesaretin hiç eksik olmasın.

Biraz on 22 Ocak 2009 22:49 dedi ki...

>saba
Yazimin boyle pozitif bir etkiye neden olmasina cok sevindim...icimde ki pozitifligi etrafa yayabilmekti zaten amacim...:)

 

Blog Listem

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template