26 Mar 2009

Tahtakuruları Manhattan’da


Çarpıcı olsun diye Manhattan dedim. Aslında son 5 yıldan beri Kuzey Amerika’nın büyük şehirleri tahtakurusu istilasına uğramış durumda. Manhattan, San Francisco, Boston, Chicago...daha bir sürü şehir.

Hatta Manhattan’da metrolarda da görülmeye başlandı. Bazı insanlar yolculuk boyunca yer olsa bile ayakta gitmeyi tercih eder olmuş. Üzerlerine bulaşıp da eve taşımasınlar diye.

Tahtakurusu istilasına maruz kalmak hakikaten berbat bir durum. Evinizin tahtakurusu baskınına uğraması kesinlikle pislik içinde yaşadığınız anlamına gelmiyor. Bu böcekler elektrik tesisatını bile kullanarak bir daireden öbürüne geçebiliyor.
İstila başlamışsa geçmiş olsun.

Eşyalarınıza da sıçradılar mı kurtuluşunuz onları atmakta. Böcek işi yapanlar bu aralar öylesine yoğunlar ki aklınız hayaliniz durur. Eğer Türkiye’de tahtakurusuna orijinal bir çözüm (DDT kullanmadan...çünkü yasak ABD’de) bulmuş birilerini tanıyorsanız...Hemen ticaretine başlasınlar.

Tahtakurusu deyip geçmeyin.
Orijinal bir böcek.
Geceleri ortaya çıkıyor. Siz uyurken, saldığınız karbon dioksite doğru yöneliyor. Ve sizi bulur bulmaz da bir güzel kanınızı emmeye başlıyor. Ama farketmiyorsunuz bile. Çünkü bu böcek kanınızı bir hortumuyla emmerken diğer bir hortumuyla kanınıza anestezik bir madde salıyor ki ısırıldığınızı duymayın ve pıhtılaşmayı önleyici bir madde daha salıyor ki kanınızı rahatça emsin.

Sonrasında alerjik bir reaksiyon oluşuyor doğal olarak ve kırmızı kaşıntılı bir nokta ile yaşıyor kişi bir süreliğine.

Bu böcekler emdikleri kan ile hayatta kalıyorlar, başka kaynakları yok...öyle tahtakurusu denmesine bakmayın.

Beslenmeden 1 yıl süre ile canlı kalabiliyorlar. Bu bakımdan insanlar eşyalarını da (yatak, koltuk takımları vs..) atarak ya yeni eve çıkıyorlar...ya da evlerini baştan aşağıya ilaçlatıyorlar ki bu bir kerede olup bitmiyor.

Neyse yani 21.yüzyılda dünyanın en önemli merkezlerinden biri diyebileceğimiz Manhattan böcek istilasında.

15 Yorum:

beenmaya on 26 Mart 2009 10:02 dedi ki...

peki nedenine dair net bir bilgi var mı...neden bu kadar çoğalıp da istila halini almış bu durum. doğanın dengesi ciddi anlamda bozuldu artık sanırım...

özii on 26 Mart 2009 10:15 dedi ki...

Tahta kurusu ıyy hiç sevmem kendisini. Gerçekten çok kötüdür. hele kaşıntısı öyle kolay kolay da geçmiyor.

Geçen yıl tatildeyken onların yüzünden gece yarısı oda değiştirmek zorunda kaldık . Ertesi gün odayı ilaçlayıp mobilyaları yakmaya götürmüşlerdi.roune

Evren on 26 Mart 2009 11:30 dedi ki...

bende istilanın sebebini merak ettim. sonra da bir yıl süreyle hiç beslenmeden yaşamanın doğal sonuç mudur acaba dedim. bilemedim, merak ettim :)

Belgin on 26 Mart 2009 11:38 dedi ki...

Ben daha cok kücükken gelmisti basimiza bir defa, sadece annemlerin, yorganlari, yataklari yakip, evide kaynak suyla temizlediklerini hatirliyorum.
Igrenc bir sey...

Vladimir on 26 Mart 2009 12:52 dedi ki...

Korku filmlerinden de korkunç.

öykü on 26 Mart 2009 13:45 dedi ki...

Bceklerden cok korkarım ekolojık dengenn bozulmasından kaynaklı bı durum bu sanırım..
Iyı kı orda yasamıyorum bı an once cozum saglarlar ve o ınsanlar da bu durumdan kurtulr dılıyorum.

Biraz on 26 Mart 2009 20:26 dedi ki...

>beenmaya
en cok soylenen sey simdi yolculuklar filan da artti ya...insanlar dunyanin her yerinden tasiyabiliyor bu bocekleri...bavuluna kazagina tutunmus...onlar bocek..zaten bu abiler hem dayanikli hem de cabucak uruyorlar.

>ozii
evet yani cok kotu bir bocek...mahvediyor...her seyi...cunku cok kolay saklaniyorlar ve sadece kan ile besleniyorlar...ama hastalik taisiyici degiller neyseki simdilik.

>Evren
istilanin en buyuk sebebi dunyadaki seyahatlerin artisi ve her yerden her insanin artik interaktivite icinde olmasi...

>Belgin
cok kotu cok...

>Vladimir
hakikaten de oyle...oyle fotogralar var ki cok berbat...google da resim aramada BEDBUGS diye gir bak cok berbat fotolar goreceksin...

>oyku
pek ekolojik diil..bir yerde salginlari basladi mi bunlarin cok cabuk dagiliyorlar bi de DDT kullanimi yasak ABD'de..dolayisi ile hemen hizli bertaraf edilmeyebilliyor...

özlem on 27 Mart 2009 17:07 dedi ki...

İnanılmaz bir şey bu, e o zaman burada yaz aylarındaki sivrisinek istilasını olağan mı karşılamalı?

UFUK ÇİZGİSİ on 28 Mart 2009 21:34 dedi ki...

Çok ilginçç.nasıl neden oluyor acaba..bir denge bozukluğumu var acaba

ıvır zıvır... on 29 Mart 2009 11:21 dedi ki...

miminiz var efendim...:)

DÜN BUGÜN on 29 Mart 2009 19:52 dedi ki...

Manhattan'da bir otelde göya kaliteli bir otelde karafatmaların hucumuna uğramıştım yazınızı görünce onu hatırladım.

ıvır zıvır... on 30 Mart 2009 15:31 dedi ki...

yazınızı daha önce okumuştum ama şimdi aklıma geldi... Avusturalya'da zehirli kurbağların üremesi ve tüm türleri yok etmesi ile ilgili çalışmalar vardı (belgeselde izledim)...

daha önceleri aynı yerde dünyanın en uzun tel çiti olduğunu biliyorum ..belirli bir yükseklikten uydunan bile görürnen bir hat... orasıda tavşan istilası için yapılmış... gemi kaptanları avcılık sporu için bırakmışlar tavşanları ... onlarda hababam üremiş ...sonra zehirle temizlenmiş.... ve en son bildiğim kadarı ile fareler bu şekilde istila etmişler oraları farelere de özel zehir üretilerek kurtulunmuş....
(fare ve tavşan istilasına ilişki az şey hatırlıyorum zehirle öldürüldüğünü biliyorum ama yanılmışda hatırlıyor olabilirim)
..
başa dönersek... bu kurbalar için bir zehir kullanılmıyormuş/kullanılamıyormuş genetiğine özel zehirler üretmeye çalışıyorlar yani sadece kurbağların etkileneceği ama diğer türlere zararı olmayacak bir madde...
... size bu konuda bişeyler sormak istedim...
bu tahta kuruları gibi türler içinde kullanıla biliyor bir yöntem mi sizce... .yada böyle 'özel' zehir türü var mı....
açıkcası biraz garip geliyor... yani özel bir ot türü yiyor keçinin biri ölüyor... öte yandan aynı ottan tavşan yiyor ama bişey olmuyor...:S
..garip
..
..
birde yazınızda çok güzel bir nokta var ki DDT nin ABD de yasak olması ... bu ABD li arkadaşlar çok mu hassas ... yoksa bizimi adam yerine koymuyor buna izin veren müesseseler (afedersiniz)... zararlı ise bizde de yasak olması gerekmez mi yani.. :S... insan biraz sinirleniyor valla :S..

Biraz on 30 Mart 2009 18:00 dedi ki...

>ozlem
bence ikisi ayri seyler...ozellikle bu tahta kurusu seysi sanirim dunyanin fazla entegre olmasindan kaynaklaniyor:)

>UFUK CIZGISI
denge bozulmasindan ziyade bunlar cok cabuk uremekte ve cok cabuk etrafa sacilmaktalar...

>DUN BUGUN
evet evet otellerde cok var..hem de iyi kalitede otellerde dahi var...Florida'ya gidin mesela orada da var...kisacasi epey yaygin.

>ivir zivir
aslinda cok onemli bir soru soruyorsun...sevgili ivir zivir. Turlere gore bir takim ilaclar gelistirilebilir...ama tahta kurusuna ozel bir ilac su an yok bildigim kadariyla.
Mesela ilginc bir bilgi aklima geldi...mesela sempanze ve insan genomu...karsilastirmasinda bir ilginc bilgi
"Bazı genlerde önemli değişiklikler bulunuyor. İnsanda yer alan bazı genler şempanze genomunda tamamen silinmiş. Ya da şempanze de bulunan bir takım genler insanda tamamen inaktif olarak bulunuyor. Mesela Alzheimer hastalığının patolojisinde, caspase 12- hücre ölümünden sorumlu olan gen insanlarda mutasyona uğramış. Ya da iltihap gelişiminde aktivasyonu sağlayan interferon-gamma ve lipopoli sakkarit genleri şempanzelerde yok."
dolayisi ile bunun gibi bir takim bilgiler arttikca turlere ozel ilaclar yapilmaya baslanabilecek...hatta kisiye ozel ilac dizaynlari tedavi amacli yapilacak...su anda yapilmaya calisiliyor...ornekleri de var.

ıvır zıvır... on 30 Mart 2009 18:15 dedi ki...

enteresan ancak şöyle bişeyde var mı .. verdiğiniz örnek insa türüne yakınlığı ile bilinen şenpanzeler için.... ama hatırladığım kadarıyla... çok alakasız türlerde de ortak genetik bağlar gözlene biliyor (bunuda yanlış hatırlıyor olabilirim..:)...)... yani garip ama fare-insan gibi...
yada kunduz- aslan gibi...(örnekler tamamen afakidir)
bu durumda bilimin zanettiğimizden daha uzun yolu var ...

ve aslında genetiğe doğrudan ve ya dolaylı yoldan müdahele edilmesi halinde.. mutlaka bir sorun çıkacakmış havası seziyorum.....
belkide bu bize durmadan izletilen bilim kurgu ve gerilim filmlerindendir...:) bide 'katil arılardaki' gibi biraz acemi hataları var insanlığın :S... umarım bilim bize daha doğru yolları gösteecektir...


ama görülüyor ki ..tahtakuruları ile biraz daha beraber yaşayacağız :)... bilgiler için teşekkürler...

Biraz on 30 Mart 2009 18:49 dedi ki...

>iviz zivir
aynen dedigin gibi insan turune cok uzak olan canlilar ile de benzerliklerimiz gen duzeyinde var elbette...bu ozellikle mesela hangi genler turler canlilar arasinda korunmus da digerleri korunmamis diye incelememize imkan veriyor...hatta yeni protein dizaynlari (tipki lego setinin parcalarindan meydana gelen turlu turlu oyuncaklar gibi)yapabilmemize imkan veriyor...yine ilac dizaynlari icin bulunmaz bir imkan...
sorular cok iyiydi..cok tesekkurler.

 

Blog Listem

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template