13 May 2009

Kadınlar, Erkekler


Başlık belki fazlasıyla sıradan.

Kadınlar ve erkekler üzerine binlerce, milyonlarca yazı yazılmıştır.

Ya da şu anda olduğu gibi yazılmaktadır. Bazen onlar bizi, çoğu zaman biz onları anlamayız. Biz erkekler çok basit düşünürüz. Herhangi bir olayda genelde bir sonraki step nedir onu biliriz, o kadar...gerisi zamanı geldikçe düşünülecektir işte.
Kadınlar ise bir sonraki adımı değil, çoktan üçbinyüzdoksanbeşinci adımı düşünmeye başlamışlardır bile.
Kadınlar daha karmaşıktır bize göre, belki bunun altında hormonal dengelerinin inişli çıkışlı bir seyir alması da etkilidir. Ya da kadınların sürekli bir sonraki aşamayı değil, çooook sonraki aşamaları düşünmeleri de yine kadınların fizyolojisinden kaynaklanıyor olabilir. Her ay yumurtlama dönemine hazırlık yapan bir vücudun düşünce sistemine, hayata bakış açısına da bir etkisi olacaktır elbetteki.

Düşünsenize yumurtlama dönemi ile ilgili türlü endişeler, sıkıntılar, hazırlıklar vardır. Bu her ay devam eder böyle.

Ya bizler? Biz ne bu ay ne de sonraki ay için herhangi bir hazırlığın içinde değilizdir. Fizyolojimizde herhangi bir değişiklik yoktur. Buna karşılık bir endişeli beklenti ya da hazırlık da olmayacaktir. O yüzden belki de biz erkekler öyle karmaşık değilizdir...belki de o yüzden sonraki stepleri çok fazla hesaplamayız. Hatta hep bir çocuğuzdur, en ağır abi olarak geçinenlerimiz bile çocuktur. Hep bir oyuncaklarımız vardır... kimi zaman bu bir arabadır, şimdilerde bilgisayar belki, ya da yeni aldığımız telefon... Ama hep bir oyuncağımız ve oyunlarımız vardır. Futbol maçlarından tutun, kumara kadar sürekli bir oyun heyecanı hayatımızın etrafında döner durur. Hatta nintendo, play station 1, 2, 3...hastası olanlarımız, sürekli oynayanlarımız vardır. Koca adam olmuş olsak da... vardır işte. (Yok bunda bir kötülük...oynayalım tabii...Ama hani çocuk gibiyiz ya o bakımdan demek istiyorum.)

Bizler 20li yaşlarda epey bir çocukken, kadınlar daha bir çabuk olgunlaşırlar
(akıl ve sorumluluk sahibi olmak bakımından)...Hatta biz 30lu yaşlarımızda hala 20li yaşlarımızda davrandığımız gibi davranırken...kadınlar yine yaşlarına yakın olgunluğu göstermeye başlamışlardır.Acaba yine bu daha çabuk olgunlaşma zamanlamasında, yumurtlama döneminin bir zaman sonra sonsuza dek bitecek olması mı etkilidir? Belki de değildir? Ama olabilir de...

Fakat onbinlerce yıllık bir oluşum hiç değişmemiştir. Kadın ve erkek ne kadar birbirini sevse de, saysa da, erkeğin pek bir liberal özgürlükçü, yumuşak başlı, kadınına istediği özgürlüğü verme prensibi çoğu zaman ters teper... Kadın tüm bu oluşumların verdiği fırsatları kullanarak, erkeği eline geçirir ve istediği gibi oynatır. Bazen hakikaten iyi de olur(!)... Çünkü çocuk gibiyizdir ya...annelik dürtüsü ile bizlere çeki düzen verilmesi gizliden gizliye hoşumuza da gider. Fakat bazen tehlikeli hatta zararlı da olmaktadır. Kişi dış dünyadan soyutlanabilir ve bir şekilde bu yönetilme durumu erkekte bağımlılık da yaratır ki bu kimi zaman kişiliğin silikleşmesine kadar gider.

Bu bakımdan belki de ilişkilerde tatlı sert olmakta yarar vardır, gerektiği yerde "hayır" demesini bilmek ilişkilerin devamlılığı ve sağlığı açısından önemlidir.

Bu yazım ilk olarak MB'de yayımlanmıştır.

9 Yorum:

Belgin on 13 Mayıs 2009 20:38 dedi ki...

Kadin olsun, erkek olsun insanin bir kisiligi olmali, kendi inanci, kendi fikri olmali. Sadece esine yaranmak icin, tartismadan kacmak icin ve ya böylesi kolayina geldigi icin her seye evet diyen, kendi fikri olmayan ve ya kendi fikirlerini ve inandiklarini savunmayan, bunun icin caba sarfetmeyen insanlar ilk önce kendilerine olan saygilarini yitiriyorlar, sonra baskalarida artik onlara saygi duymamaya basliyorlar.
Sevgilerimle

Anne Tuba on 13 Mayıs 2009 23:17 dedi ki...

erkekler basit düşünürler çok haklısın.komplike düşünmek erkeklere göre değildir.çünkü alışmışlardır daha küçük yaşlarda bile bir kadın tarafından(anne) yönetilmeye.kadınlar daha çok şey düşünürler çünkü hayatı farklı algılarlar...daha zekidirler.ama zekilik kadının aklını kötüye kullanmasına sebep olur yani tehlikelidir!!!!

mesela belki geri kafalı bulacaksınız ama bana göre kadın eşinden daha fazla para kazanmamalıdır.çünkü kadın hep kozlara karşı oynar.erkeğinin en ufak hatasında ondan daha fazla para kazandığını hemen öne sürer.zaten yönetilmeye açık olan saf erkek iyice kırılganlaşır.ve kadınından uzaklaşır...

her neyse,bana göre kozlarla,zeka oyunlarıyla yaşamak doğru değil,erkekte kadında samimi ve dürüst olursa ilişkileri sonsuza kadar zedelenmeden sürer...

Belgin on 14 Mayıs 2009 09:27 dedi ki...

Sevgili Anne Tuba, zeki kadin illa zekasini kötü yolda mi kullanir? Gercekten böyle mi düsünüyorsunuz? Kötü düsünmek, kötülük yapmak sadece zeka isimidir ve bu isi sadece kadinlar mi yapar? Hayret ettim bu söylediginize. Yani zekasi normal düzeyde veya düsük olanlar iyi seyler, zekali, akilli kadinlarsa kötü seyler düsünür öyle mi? Kadin tehlikelidir öyle mi?
Birazcim kusura bakma..

Abi on 14 Mayıs 2009 12:25 dedi ki...

@ Belgin,
Anne Tuba'nın söylediklerinden benim anladığım şudur;

Genel geçer kural, erkeğin daha fazla kazanması olduğu için,
karısından fazla kazanan erke, bir problem olduğunda, bunu kadının yüzüne sıklıkla vurmaz.
Ama o kuralın dışına çıkabilmiş olan kadın, eğer erkeğinden fazla kazanıyorsa, bir problem oluştuğunda, bunu adamın önüne koyar.
Elbette ki her fazla kazanan kadın için geçerli değil bu ama oranlama da, koza oynayan kadın oranı her zaman yüksektir.
Ayrıca bu kadınlar kötüdür ya da zekasını kötüye kullanır anlamına da gelmez bana göre.
Sevgiler.

Abi on 14 Mayıs 2009 12:26 dedi ki...

erke = erkek..:))) özür...

özii on 14 Mayıs 2009 17:14 dedi ki...

Aslında bu konu , buralara sığmayacak kadar geniş. Hepimiz biliyoruz ki farklı pencerelerden bakıyoruz. Bunun bir ortası da yok. İki farklı kutup , güçlü bir çekimi var ama uyumu zor.

Erkek , farkedilmeden , sıkmadan yönetilmeyi sever. Hani derler ya , "sen olmazsan ben hiç birşeyim" diye , evet bazıları gerçekten de hiç birşeydir. Çünkü yıllarca annesi sonra da eşi ilgilenmiştir herşeyiyle . O yüzden de yalnız yapamaz, yönetilmemek boşlukta kalmak ağır gelir.

Peki kadınlar ne bekler? Sadece anlaşılmayı . Erkek de "seni anlıyorum " der ama aslında anlamaz. Anlasa zaten problem kalmaz. Aslında kim kimi anlayamaz bilemiyorum. Bu böyle sürer gider.

Mesela ,ben eşime hep şu konuda çok kızmışımdır. Benim dert edip üzüldüğüm bir konuda , o kadar rahattır ki , "bişey olmaz , boşver takma , sakin ol" der. Evet belki olmayabilir ama benim beklediğim karşılık bu değil. Bu rahatlık da bizi deli ediyor sanırım . Erkekler bu kadar kaygısız olmak zorunda mı?

Birazcım bu konu sığmaz buralara dedim ben di mi ? Tamam sustum :))

Biraz on 14 Mayıs 2009 20:10 dedi ki...

Bence kadinin erkekten daha fazla kazanmasi ne yazik ki erkegin uzerinde tuhaf bir hegamonya kurmasina da sebep olmaktadir.

Ama diger yandan da zeki olmak ille de kotuluge ve kertenkelelik yapacak davranislara sapmaya bir sebep degildir...diye dusunuyorum.

Bu arada kadinin zaten dogal olarak manipulasyon gucunun bulunmasi ise fazla kazanan kadinin bu gucunu daha da ortaya cikarmasina sebep olmaktadir.
Eninde sonunda ise erkekler hep bir sekilde hafif ya da agir kadinlar tarafindan hissettirilmeden ya da pek bir hissettirilerek kullanilmakta, manipule edilmektedir.
Bu durumu iyi ya da kotu diye siniflandirmaya gerek yoktur...Ama bu durum boyle bir sekil almaktadir iliskilerde...

Anne Tuba on 14 Mayıs 2009 21:58 dedi ki...

sevgili belgin,

ben Akıllı kadından bahsetmedim!
ben zeki kadından bahsettim.ikisi birbirinden o kadar farklıdır ki tamamiyle zıt kutuptur.ve evet zeki kadının kafasında binlerce tilki dolaşır.ama Akıllı kadın öyle değildir! aklını kullanır ve hayat kurtarır...

mesela;başarılı erkeğin arkasında hep akıllı kadın vardır derler ama hiç demezler başarılı bir erkeğin arkasında zeki kadın vardır demezler...

benim anlatmak istediğim şu aslında.zeki kadın entirikalar peşindedir hırslıdır,yapay bir samimiyeti vardır...ama Akıllı kadın asla bunlarla uğraşmaz.dürüsttür ve aklını kullanarak her olayın üstesinden gelir...

Sevgili biraz konu belki başka yerlere gidiyor ama kusura bakma lütfen

Biraz on 14 Mayıs 2009 23:15 dedi ki...

Guzel bir tartisma oluyor hem seviyeli, hem de yararli...kusura bakmak ne demek...lafi bile olmaz.

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template