3 Eki 2009

Çok çocuk yapınız!

Çok çocuk yapınız!
Yapabileceğiniz kadar çocuk yapmaya bakın. Bakabilmeniz önemli değil, yapabilmeniz önemlidir. Çocuğun yapım aşaması en önemlisidir sonrası değil.

Çocuğun yapım aşaması bir kaç dakikanızı alsa da hadi itiraf edelim 9 aylık bir zamanda da gerekli tüm aksesuarlar ve detaylar ince ince büyük bir özenle bir araya getirilir. Biyolojik yapımız bize bir şey bırakmadan elinden geldiğince sistemi kurar.


Yapabildiğiniz kadar çocukları yapın, Allah rızkını verir nasıl olursa” derken hakikaten şaşırmamak elde değil. Allah rızkını vermeden önce insana öyle bir şey vermiş ki bunu özgür bir şekilde kullanabilmesi için her şeyi sağlamış.

O verdiği şey ise “AKIL”.

Aklımız sayesinde neyin nereye kadar olabileceğini düşünme imkanı varken neden hemen kolaycılığa kaçılarak “tamam yavvv, yapın yapabildiğiniz kadar” diye söylenir sürekli. Halbuki sağlıklı bireyler yetiştirebilmek önemlidir. Sağlıklı derken hem beden hem de akıl sağlığı yerinde olan bireyler demek istiyorum.

Bir de düşünün çok çocuk yapabilmek bence iki koşulda gerçekleştirilmeli.
Biri ailenin maddi gücü yeterli ise diğeri de anne adayı bunu gerçekten istiyorsa.
Erkeğin görevi fizyolojik olarak sadece spermlerini göndermekten ibaret. Ortalama
200 milyon sperm gönderiyor ve sadece 1 tanesi yumurtayı bulup (eğer bulursa) dölleyebiliyor. Onun dışında 9 ay boyunca tüm yükü kadın çekmekte. Bir de mesela 9-10 çocuk durumunu düşünün. Kadın yıllar boyunca hep hamile. Sürekli karnı şiş. Sürekli iki kişi yaşıyor (minimum). Kadın yıllar boyunca şişman mı, hamile mi belli değil. Sürekli hamilelik nedeniyle normal hayatını yaşayamamakta...bunlar kolay şeyler değil. Çok değil yakın zamana kadar erkek çocuk doğurmadığı için dışlanan, itilip kakılan kadınların sayısı az değil. Belki de hala suçlanmakta kadınlar. Eğer hakikaten suçsa bu ve suçlu aranıyorsa (!) Suçlanması gereken erkeklerdir, o zaman.
Erkekleri ittirip kaktırmalı neden Y kromozomu yerine X kromozomunu yollladın diye.

“Yapabildiğiniz kadar çocuk yapın” derken bunu çoğunlukla erkeklerin söylemesi de bence dikkate değer. Kadınları pek düşünen yok sanki.

Kadın erkek eşitliği deniyor ya, bence kadın ve erkek kesinlikle eşit değil. Kadınların işi çok daha zor. Doğum bir yandan zor ama bir yandan da normal şartlarda bile her ay sürekli bir değişim içinde olunması ve bunun sancılı psikolojik /fizyolojik sıkıntıları ile yaşamak hakikaten kolay değil. Sonrasında menapoz ise artık üzerine bir de tuz biber ekmek midir acaba?
Çocuk doğurmak için limitli bir zamana sahip olmak ise ayrı bir stres verici durum.
Üzerine bir de tuhaf ve karmaşık hormon dengeleriyle ruh halleri mecburen değişen ve bunu da hiç bir şekilde doğru dürüst anlamayan biz erkekler ile başbaşa kalmalarını ekleyin, ayrı bir ızdırap verici durumdur ortaya çıkan.

Şimdi bunların üzerine bir de yapabildiğiniz kadar çocuk yapın demek bana kalırsa (yanılabilirim) tam erkek düşüncesi. Konuşma ve seçme hakkı olan kadınlar acaba “tamam en az 8 çocuk doğururum ben” demekte midir acaba?

Günün sonunda baktığınızda o 7-8 çocukla ilgilenmeye çalışan yine çoğunlukla kadın oluyor. Baba elbette gündüz işte onlar için çalışmakta. Ama bakabildiği kadar çocukları olsa anne ve baba da rahat etse, çocukları da kaliteli bir hayata sahip olsa çok mu abuk olur?

Bilgi çağında ülkeler artık nüfuslarının çokluğu ile bir yerlere gelmemekte. Aksine kaliteli ama yeterli sayıda insan sayesinde imkanlarını iyileştirmektedirler. Mesela bugün bir haber vardı gazetelerde, İstanbul’da hizmete konulan yeni otobüsler yeterli değilmiş. 300 adet varmış, 600bin insan taşıyorlarmış günde. Eğer nüfusumuz artsın ve yapabildiğiniz kadar çocuk yapın deniyorsa onun karşılığı olan hizmet de sağlanmalıdır.
Sağlanamıyorsa limitlerini bilip ona göre yaşanmalıdır...diye düşünüyorum.

Çok çocuk yapmak yerine akıllıca çocuk yapmak fena mı olur?
Ya da hepsini, bizzat siz başkası değil ama...haklarını verebilecek şekilde yetiştirmeyi göze alabilicekseniz yapabiliyorsanız o zaman düşünmeniz daha mantıklı değil midir?


11 Yorum:

aksilaz on 3 Ekim 2009 10:58 dedi ki...

farklı bir bakış açısı. ama birde su var erkegin görevi sadece ilk baslangıc aşamasında değil. sonrasında anneye yani eşine destek olmaktır. ki bu anneninkindende zor bir görev olabilir.

Biraz on 3 Ekim 2009 16:24 dedi ki...

>aksilaz
Elbette erkegin sorumluluklari da, gorevleri de var. Ama benim daha cok demek istedigim cocuk sayisi arttikca ona gore erkegin de sartlari daha yukariya cikartmasi gerekiyor. Cogu zaman ise cocuk sayisi artiyor ama hayat kaliteleri artmiyor.

gereksiz adam on 4 Ekim 2009 13:26 dedi ki...

Sadece maddi durum yeterli olmuyor işte. O çocuga verilecek ahlak, sevgi, saygı v.s. eğitimi de bir zaman ve emek istiyor. O kadar çocuga aynı düzeyde verilebilecek mi bu???

Biraz on 4 Ekim 2009 15:43 dedi ki...

>gereksiz adam
Galiba maddi durum hemen en kolay tespit edilen eksiklik ama cok daha onemlisi elbette sevgi ve ahlak ve insan olabilme egitimini verebilmek...

Mantikli dusunmek gerekiyor, duygusal olmadan ve o zaman farkedilmesi gerekir ki cok cocuga bunlarin hepsi ayni duzeyde verilemez ki?!
Haklisin.

FUNdy on 4 Ekim 2009 15:58 dedi ki...

Çocuk bakmak o kadar yoğun emek ve sabır isteyen birşey ki...o kadar çok...Annem derdi yudum yudum büyüyorsunuz diye...Gerçekten de öyle...Sokaklarda çocukları sersefil gördükçe içim burkulur hep. Bi de anneleri onları da kucaklarına alıp dilenmezler mi...Sırtından sopayı karnından çocuğu eksik etmeyeceksin diye bir söz bile var memleketimde...kürtaj yasaktır kimi memleketlerde...Kadına sorulmaz bile bu cocugu taşımak istiyor musun diye...

Ben de soyle bir yazi yazmistim zamanında benzer bir konu ile ilgili...Bir ara bakarsan sevinirim...
http://fundifun.blogspot.com/2009/07/uc-cocuk-tek-cocukvs-vs-ortaya-karsk.html

Biraz on 4 Ekim 2009 19:26 dedi ki...

>FUNdy
Cocuk bakimini bir de asiriya kacirmamak gerekiyor galiba. Hani asiri korumacilik ile steril bir sekilde yetistirmek de, ilgilenmemek kadar tehlikeli...
Iki kenari keskin bicak.
(Simdi yazini okudum ben de, tesekkurler link icin.)

Yeşim Özdemir on 6 Ekim 2009 13:36 dedi ki...

Benim görev yaptığım bölge Antalya merkezde olmasına karşın halen kırsal sayılan bir alan Alper. Bazıları mukavvadan yapılmış evlerde oturup, kağıt ve şişe toplayarak hayatlarını sürüdüyorlar. Ve şaşırtıcı bir şekilde her ailede en az dört tane çocuk var. Çocukları hasta olduğunda ilaç alacak paraları olmuyor. Buradaki numune ilaçlardan ayarlayıp sorunu çözmeye çalışıyorum ve soruyorum "Madem ilaç bile alamayacaksınız neden bu kadar çocuk yaptınız?". "Cahillik" diyorlar ama yalan. Çünkü evlerine kadar gidip onlara aile planlamasıyla ilgili bilgiler veriyor ebelerimiz. Ücretsiz olarak sağlık ocağında bu hizmetlerden yararlanıyorlar.

Ama bu çocuklar büyüdüğünde kimisi mendil satarak, kimisi dilenerek ya da hırsızlık yaparak para getirecekler eve. Bütün hesap bunun üzerine kurulmuş ne yazık ki... Ve biz ne yaparsak yapalım onlar daha çooook çocuk yapacaklar.

Biraz on 7 Ekim 2009 06:53 dedi ki...

>Yesim Ozdemir
"Cahillik" ne guzel bir cozum bulmuslar. Halbuki cahil oldugunu bilen kimse yol gosterildiginde en azindan dinlemeye calisir. Ama senin de dedigin gibi yalan soyluyorlar fena halde.
Cok cocuk yapilmaya devam edecekler.

guguk kuşu on 8 Ekim 2009 11:31 dedi ki...

bence kalabalık aile çok güzel. durumu açıklayan tek bir cümle var aslında: lütfen maddi ve manevi olarak bakabileceğiniz sayıda çocuk yapınız. ben 3. yü bekliyorum şuan, ve ona da bakabileceğimize inanıyorum, büyük kızım oldukça iyi bir anadolu lisesini kazandı, küçük olan, üniversitenin özel okulunda. anne baba olarak daha tecrübeli olduğumuzu düşünerek, onu dünyaya getirmeye karar verdik. inşaalah kocamaaan bir aile olacağız.:)

Biraz on 9 Ekim 2009 05:02 dedi ki...

>guguk kuşu
Tebrik ederim!!:)
Cok guzel bir haber bu!
Zaten ailenin gucu ve imkani varsa her sey o zaman guzel.
Cocuklar o masumluklarinda esit bir sekilde paylasmalilar sevgiyi de maddi imkanlari da.
Birbirlerinden ne az ne de fazla.

guguk kuşu on 9 Ekim 2009 10:48 dedi ki...

sağol sevgili biraz, artık senin de evli barklı olma zamanın geldi, buldun buldun, bulmazsan bu işe biz el atarız haaa
şaka bi yana çocukları izlerken çok şey öğrendim ve onlarla birlikte büyüdüm, tavsiye ederim:)

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template