5 Haz 2010

Google’ın IPleri kesilirken


Bilgi çağında yaşadığımızdan söz ediliyorken. Bir takım kısıtlamaların tuhaf bir şekilde yapılması çok düşündürücü. Böylelikle bir ülkenin bilgi çağında bilgiden ve en son geliştirilen bir takım araçlardan mahrum kalmasını istiyorsanız, o ülkeye bu araçlar araçılığıyla saldırdığınızda, bu saldırı türlü hakaretler, aşağılamalar olarak gerçekleşirken,o ülkenin de ilgili kurumları hemen müdahale ederek, bu araçları ya da bilgiye ulaşım yollarını kapatabiliyor. Böylelikle o toplumun her şeyden bi haber olmasını isteyen gruplar başarılı bir şekilde sonuca ulaşmış oluyorlar.

Diğer yandan elbette internetin giderek büyümesi de bu tip saldırıları ve önlemleri arttırıyor. Bizim ülkemizdeki gibi bir önlem alınması ise sadece kendi vatandaşlarımıza verilmiş bir ceza oluyor. Çünkü "biz" hariç yine herkes her şeyi konuşuyor ve biliyor. 
Bir fark var artık biz bilmiyoruz neler döndüğünü. 

Elbette diyebilirsiniz “Bilip de ne yapıcan?”...
cevap;
“Ne istersen!...” diyeceğim. 
Etrafının farkında olan insan aynı zamanda bilgili olan insandır. Bu da onu güçlü kılar. Güçlü olmak lazım bu bilgi çağını verdiğimiz dönemde. (ve her dönemde elbette)

İşin içinde olmayan insanların pek bilmediği bir şeyi anlatmak istiyorum. Artık internet sadece “eğlence” ve” gazete okuma” amaçlı bir şekilde kullanılmıyor. Mesela bizim alanımızdan bahsedeyim.
Tıbbi literatür artık olduğu gibi internet ulaşımı ile yapılıyor.
İnsan genomu dahil binlerce canlının genomu artık internette.
Büyük bir çalışma var HAPMAP ismi altında.
Burada dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan insanların DNAları toplanılmış ve onlarca araştırma merkezinin, üniversitelerin ve hatta bazı biyoteknoloji  firmalarının katkıları ile de analiz edilmekte. SNP adı verilen DNA dizisindeki 100-300 nukleotidte bir tek nükleotidlik değişimler saptanıyor. Bunlar bireysel değişikliklerimizin sebebi, kimi zaman ise hastalıklarımızın göstergeleri. Tüm bu bilgiler de internetteki veri bankalarında, girişler özgür, hiç bir kısıtlama söz konusu değil. Ya bir gün bunlara da girişler kapatılırsa ve sebep olarak da bizim toplumumuzun genomları da burada tutuluyor, istemiyoruz denirse? Olmayacak şeyler değil. Bir bilim adamı olarak biyolojik veri bankalarına, literatür taramalarına da giremezsek ve günün birinde kısıtlama getirilise bu da başka korkunç bir boyut ekleyecek yaşananlara.

Madam Curie’nin de dediği gibi “hayatta korkulacak şeyler değil, öğrenilecek şeyler var.”

6 Yorum:

guguk kuşu on 5 Haziran 2010 22:16 dedi ki...

Madam Curie'ye hayranım. Muhteşem bir söz. Duvarıma asacağım. Teşekkürler Biraz.

Biraz on 6 Haziran 2010 00:38 dedi ki...

Oyle benim de aklimdan cikmadi arada baska blog yazilarimda da kullanmistim.

LLuvia on 6 Haziran 2010 12:16 dedi ki...

Bilimsel veri tabanlarını kısıtlamaya güçleri yetmezmiş gibi geliyor bana. Yani o kadar da değil. Onlar ancak halkı bilgisizleştirebilirler. Bilimin önünü tıkadıklarında kendi sonlarını hazırladıklarını bilirler. Yani umarım bilirler :)

Biraz on 7 Haziran 2010 05:52 dedi ki...

>LLuvia
Bence de ama yine de dusunmeden yapamiyor insan?

ezgi umut on 7 Temmuz 2010 06:50 dedi ki...

Bizim memlekette herşeye güçleri yetecek kadar semirdiler ne yazık ki. Ama güç ülke sınırlarının dışına işleyemez. Ben de Google maps e ulaşamamktan sıkıntıdayım ve yaptığım bir çalışma ne yazık ki haritalar olmadığımdan yarım kalacak. Mahkemeye vereceğim. Bir de alauy edercesine Twitter den birleri yoytube yasağı kaldırılsın diyor yüksek yerde oturan birileri tam komedi. bu bağlamda başka bitr yazınızın başlığındaki yasal olmayan yollardan erişimin sakıncalarıuna değinmeniz de güzeldi. belki onu mb de de yaımlarsınız.

Biraz on 8 Temmuz 2010 07:24 dedi ki...

Google maps'in bile kullanilamaz hale gelisi cok kotu.

Bilgi caginda bilgiden yoksun kalmayiz umarim.

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template