8 Eki 2010

İnsanlar değişir (mi?).


Çok iddialı bir soru aslında bu. 
Yargısı da iddialı.

"Evet değişir."
Ya da
"Hayır değişmez."


Aslında esas soru bana kalırsa, neden ille de insanların değişebileceklerine takmış olduğumuzdur. Yıllar içinde elbette insanların görüşleri değişebilir. Ancak karakterleri ne ise, onun sonuçlarını alırlar her zaman.
Karakter değişmediğinden ona paralel davranışlar da pek değişmez aslında.


Belki de istisnalar vardır...bilemem!

Bir de şöyle bir durum daha vardır.
Mesela değişim konusu tartışılırken bazı insanların artık değiştiğinden filan bahsederiz. Bazen bu insanlar toplumun önde gelenlerinden ise ya da ne bileyim örneğin sanatçı, politikacı, vs ise bu sefer sadece biz sıradan vatandaşlar değil artık gazeteler, dergiler, fikir adamları tartışmaya başlarlar. 


"Yok değişti..."
"Yok yok değişmedi..."
"Aslında hep aynıydı."
"Çok değişti...çoook..."


Onlar değişir belki de değişmez.
Ama insan hayatı boyunca yaşadığı idealleri uğruna koşarken gerçekten değişir de ideallerden vazgeçer mi?
Galiba o kısmı da karaktere giriyordur.

Ben ise insanların pek öyle keskin olarak değişmediklerini düşünmekteyim.
Mesela bir iki basit örnek; son dakikacı ise yıllar geçse de öyle kalabiliyorlar. 

Laçka bir insan ise o laçkalık hep kalabiliyor. 
Kendilerince azalmış olsa da, dışarıdan bakıldığında pek bir azalma görülemiyor o laçkalıklarında.
Ya da insanlarda güvensizlik yaratıyorlarsa...bu da zor değişiyor.
Yıllar geçse de bu tiplerin güvenilirlikleri artmıyor ne yazık ki.

İnsanların ille de değişmelerini beklememiz ya da ummamız ise bana kalırsa çokca kendimizi kandırmaya çalışmaktan ibaret. 


Olduğu gibi kabul edemeyeceğimiz sürece hep değişeceklerini bekleyeceğiz, bu da boş bir beklenti olacaktır bence.

12 Yorum:

Evren on 8 Ekim 2010 09:40 dedi ki...

bu değişim işi aslında, biraz da olaylar karşısında sergilediğimiz tutumlarla ilgili değil mi?
bana öyle geliyor. ve öyle geliyor ki, değişim biraz da anlık, insan dönüp dolaşıp öze dönüyor. yani senin de dediğin gibi karakter belki de belirleyici oluyor.
peki çok da önemli mi? değişim diyorum, o kadar da önemli mi?

beenmaya on 8 Ekim 2010 09:52 dedi ki...

değişmez demek yanlış olur. yaşama ayak uydurabilmek için insan kii zaman farkında bile olmadan bazı değişikliklere uğrar. ama özünde neyse odur diye düşünürüm ben de....

öykü on 8 Ekim 2010 11:16 dedi ki...

Degısır bence


Zamanla bırlıkte hayattan ogrendıklerı ıle

ya olumlu yonde
hosgorulu ıyınıyetlı bı bakıs acısı kazanır

ya da yaslandıkca

ıyıce sevgsıız katı hosgorusuz olur
yasayamadıklarından dıger ınsanlara hınc besler..
daha da kotu olur

ama degısır
belkı ıyı
belkı kotu
ama degısım kacınılmaz bence

Biraz on 8 Ekim 2010 19:13 dedi ki...

>Evren
bir takim radikal durumlarda ise insanlarin tutumlari degismiyor, hani diyorlar ya 7sinde neyse 70inde de o...boyle durumlarda farklilik pek gorulmuyor yillar gecse de. bazi insanlarin inatciligi, onyargili oluslari oylesine kemiklesmis oluyor ki hic bir sekilde degismiyorlar...ve oyle yasayip oyle de sonlaniyorlar.

Biraz on 8 Ekim 2010 19:15 dedi ki...

>beenmaya
hayatin surekliliginde elbette degisim var, Evren'e yazdigim cevap da oldugu gibi bazi seyler var ki hic degismeyebiliyor...Sanirim degistirmek icin farkinda olmak gerek, ya da artik durum, tutum neyse onun degismeden kalmasinin iyi bir sey olmadiginin farkina varmak lazim belki de

Biraz on 8 Ekim 2010 19:18 dedi ki...

>oyku
bazi insanlar var cektikleri zorluklari aynen kendisinden sonra gelenlere de yasatmak istiyorlar, ve buyuk bir zevkle de yasatiyorlar hatta bunu hakli cikaracak sekilde eee bizde boyleydi...kolay diil. sizde de oyle olucak gibi hastalikli yargilara variyorlar...Ornek olarak da universitedeki kimi akademisyenler bu durumda...kendi cektiklerinin beterini ogrencilerine, asistanlarina yasatiyorlar...mesela bu insanlarin degismeye niyeti yok. Cunku anlayamiyorlar madem kotu bir seymis yasadiklarin zormus neden aynisini sen de yapiyorsun...
Bu durumda iste kisilik ve karakter en buyuk rolu oynuyr bence.

guguk kuşu on 8 Ekim 2010 21:16 dedi ki...

Radikal değişiklikler sanırım ancak çok ciddi acılarla meydana gelebiliyor. ki o da kişinin potansiyeli ile ilişkili. ciddi acılar kişiyi farkındalık durumuna sokuyor.
onun haricinde minik sağa sola kıpraşmalarla sınırılı kalıyor değişimler ki bunlara değişim demek de pek mümkün değil (daha ziyade titreşim, kıpraşım gibi şeyler). yani kişi kendi ranjında accık sağa accık sola kayıyor. ben de inanırım şu yedisinde neyse yetmişinde o, seni anca teneşir paklar sözlerine:D.
bence çok güzel bir yazı çok da güzel bir konu olmuş. daha çok şey yazacaktım ama bizim minik uyandı. ben en iyisi bu konuyla ilgili bişeyler yazayım, belki bi zaman...

Esmir on 8 Ekim 2010 21:26 dedi ki...

Nacizane görüşüm:)
değişimin bilgi ve düşünce anlamında kişiye artı kazandıracağı öngörüsüne sahip insan, zaman içinde değişime uğruyor elbet! bunu kişisel gelişim olarak da düşünebiliriz.
Örn. bugün, kişinin benzer olaylar karşısında sergileyeceği tavır- davranış yıllar öncesine göre farklılık arz edebilir...

Ama karakterine gelince pek bir şey değişmiyor sizinde dediğiniz gibi 7sinde neyse 70 inde de aynı oluyor...
ummak, ümit etmek, beklemek ve beklentiye girmek büyük bir yanılgı olur...

Biraz on 9 Ekim 2010 23:01 dedi ki...

>gugukkusu
Aslinda galiba bir de su var, degisimi nasil goruyoruz, ufak tefek gorus degisiklikleri ise filan bence bu degisim degil. Hele ki idealleri ugrina yasayan insanlarin onlari bir sureligine hasir alti etmesi disaridan bakinca yaniltici oluyor...insanin hayat boyu getirdigi ve gelistirdigi bir yapiyi bir anda terkedip bambaska biriyim artik ben...degistim filan demesi ise bence inandirici da diil, doganin yapisini da uymuyor.
Dediklerine ben de katiliyorum.

Biraz on 9 Ekim 2010 23:05 dedi ki...

>Esmir
Elbette zaman icinde degisimler oluyor, bunlar bence cokca zaman ve cevreye ayak uydurmaya calismakgibi degisimler, ama ozu hep ayni kaliyor galiba.
Diger taraftan da dedigin gibi beklentili olmak hani degisir filan diye dusunmek ise bosuna zamana kaybi, hayalcilik de ayni zamanda.

Efsa on 11 Ekim 2010 18:13 dedi ki...

İnsanlar değişmeyebilir ama dönüşebilir desek.

Biraz on 11 Ekim 2010 21:24 dedi ki...

>efsa
Donusumun iyiye dogru olmasi cok azken, negatif davranislar ise pek bir kalici oluyor.
Bazen bakiyorsunuz kariyerinde yukselmis biri (ozellikle bizim ulkemizde bu tipler cok fazla) "benim kim oldugumu biliyor musun" insanlari seklinde dolasiyorlar, bu insanlar kariyerleri yokken de boyle itici insanlarken, bir de uzerine sifatlari ile durumlarini taclandirinca iyice cekilmez insanlara donusuyorlar...

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template