29 Eyl 2008

Küçük şeylerdir sonrasında büyük problemlere dönüşen


“Bunca şey varken tutup da bunu mu dert ettin” der misiniz?
Ama demezseniz sevinirim.
Çünkü küçük şeylerdir sonrasında büyük problemlere dönüşen.

Hatta ilişkiler de bile öyle değil midir?

Küçük ve zararsız gibi görünen tereddütlerimiz vardır. Görmezden geliriz fakat sonrasında ilişkiyi bile yutan girdaplara dönüşür o küçük ama ardından devleşmiş tereddütler.


Benim dert etmekten ziyade midemi bulandıran durum...bir kopyacılık daha doğrusu hırsızlık olayı.

“Yokluğun var...bir de sen varsın.” başlıklı yazım...birebir kopya edilip bambaşka bir yerde yayınlanmış. Kaynak verilerek yayınlansaydı sevinirdim bile...ama bu şekilde sökülüp alınması üstüne üstlük bir de yorum kısmı açılması...son derece onursuz bir davranış.


Zaten internette bu işlerin bu kadar kolay olmasının iki sebebi var;

biri kopyala/yapıştır basitliği,


ikincisi ise kimliğin belirsiz olması nedeniyle kalabalıklara karışılıp kaybolabilme imkanı.

Bu kişilikler gerçek hayatta da böyle denetimsizlikleri ve ortamdan acımasızca yararlanma imkanını buldukları anda benzer davranmaktadırlar. 1999 depreminde Boston’dan aileme çadır getirmiştim...hatta bu çadırın hikayesini anlatmak lazım başka bir blogta...neyse o çadır ise bir gün bıçakla yarıldı ve içine girilip eşyalar çalındı. Bu da kalabalıklara karışmaya ve denetimsizliğin cesaret verdiği bir tavra örnektir.

Bence çadırın kesilip içindekilerin alınması ile yazının çalınması arasında çok da fark yok.
Hırsızlık hırsızlıktır...yoksa öyle değil midir?

“Amannn boş ver yahu...bırak yaawww!” şeklinde umursamamak mıdır asıl olan?


İnternetin yarattığı gölge kişilikler ile elbette bu daha kolay olabilmektedir.
Herkes yazı yazmak zorunda değil hele ki blog gibi hobi sayılacak bir aktivite de bile onursuzca davranmak acınacak bir şey olmalı.

Zavallılığa mı yoksa kişilerin düştüğü basitliğe mi acımalı onu pek bilemiyorum.

Ama bir defa daha anlıyorum ki insan ırkı olarak hakikaten çok ilkeliz...

6 Yorum:

sufi on 29 Eylül 2008 21:19 dedi ki...

Aydan atlayan kedinin blogundan geldim size misafir kabul edermisiniz?Oradan da derkenara... okunasılar arasında olacaksınız gelecek günlerde inşaallah.Sevgilerimle.

Biraz on 29 Eylül 2008 21:28 dedi ki...

Elbette...
Sevgi ve selamlarimla.

Aydan Atlayan Kedi on 29 Eylül 2008 23:21 dedi ki...

Bu tip bir durumla ben de karşılaştım. Milliyet Blogda yazdığım bir kaç yazı bu şekilde çalınıp kaynak gösterilmeden yayınlandı bazı sitelerde. Hatta başka biri de beni suçladı, kendi yazımı çalmakla ne tuhaf ne ironik değil mi? :D Neyseki tarih karşılaştırması yapınca ortaya çıktı herşey. Bence senin yazını çalan hırsızların sitesinin linkini burada vermeliydin. Hırsızlık yapanı saklamayıp teşhir etmek gerekir diye düşünüyorum. Suç cezasız kalmamalı. Haksız mıyım?

Biraz on 29 Eylül 2008 23:31 dedi ki...

Kesinlikle haklisin!...Dun aksam bununla ilgili bir yazi yazdim MB'ye ve teshir ettim tabii ki ...hemen buraya linkini de koyayim(http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=135116).
Hele bir de simdi senin de anlattigin gibi bizzat senin olan bir seye sahip cikilmasi ise ruhsal rahatsizliktir..normal saglikli bir insan olarak kabul edemeyiz bu durumlara dusenleri...Destegin icin cok tesekkurler! Sevgi ve selamlarimla.

7.oda on 25 Kasım 2008 10:06 dedi ki...

ben de daha beteri var :)
benim bir fotoğrafımı çalan hırsız, bu fotoğraf ile fotoğraf yarışmasına katıldı düşün :)
hatta 2 yıl öne başıma gelen bu olayı şu yazımda anlatmıştım:
Hırsız

Biraz on 29 Kasım 2008 15:07 dedi ki...

>7.oda
simdi okuyabildim ancak yazini...okumadan da cevap vermek istemedim. Senin olay cok daha tuhaf ve nasil bir hirstir bu di mi?

Baskasinin fotografi ile yarismaya gir.

Bunlarin sebebi...bu islerin internet ortaminda kolaycacik yapilip sonra da kalabaliklara karisma guvenidir.
Yani sehirde bir yagma olsa bu senin ornegindeki abiler en onde kosacaklar...

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template