18 Eki 2008

Sahibinden satılık umut manzaralı hayatlar

Adam: Hayat çok mu güzel be abi?

Biraz: Ee, güzel tabii...güzel yani.

Adam: Vay be! Güzel ha?!...Sen şimdi umutlarını mı satıyorsun abi?

Biraz: Hepsini değil ama satıyorum birazını...evet.

Adam: Umut iyi bir şey midir ki?

Biraz: Tabii ki ama iyiden ötesi...önemlidir de.

Adam: Neden?

Biraz: Mesela düşün şimdi...savaştasın ve kaleni koruyorsun, en son adamın kalana dek koruyorsun. En son adamına rağmen kaleni kurtaracağına inanıyorsun. İşte o en son kalan adamına inanman umuttur. Hayatta da durum az çok böyledir bir bakıma. Çabalamak ve umut etmek.

Adam: Çıkmadık candan umut kesilmez gibi...di mi?

Biraz: Evet doğru...seninki daha pratik oldu....Ben uzattıkça uzattım.

Adam: Peki neden satıyorsun umutlarını?

Biraz: Başkaları da yararlansın diye herkesin umudu olsun diye...hatta ilana yazmadım azcık mutluluk da satıyorum. Bir de artık huzurlu hayatı seçeyim diyorum...

Adam: Bak bende ne umut var...ne de mutluluk. Yaşıyorum öyle bir şekilde...galiba hayatı yaşamaktan çok seyrediyorum.

Biraz: Tamam işte o zaman sen al. Madem hiç olmamış bunlar hayatında...

Adam: Acaba kullanabilir miyim? Becerebilir miyim?

Biraz: Küçük küçük başlarsan...hem daha mutlu olursun hem de umutların daha zenginleşir. Herşey adım adım oluyor...yani ben öyle düşünüyorum.

Adam: Sen öyle diyorsan öyledir. Ben almak isterim de...param yok ki o kadar.

Biraz: Haklısın herşeyin bir bedeli var ama ben para istemiyorum.

Adam: Peki nasıl ödeyeceğim?

Biraz: Hayatının bir kısmını alacağım...dolayısı ile normalden daha az yaşayacaksın ama mutlu olacaksın...umutların da olacak.

Adam: Sen de daha uzun yaşayacaksın ha?

Biraz: Yok...dedim ya ben bundan sonra huzurlu hayatı seçiyorum. Bu senden aldığım bir parça hayatı başkalarına vereceğim huzur ile değiş tokuş edeceğim.

Adam: Vay be!...Sen tüccar olmuşsun be abi.

Biraz: Yok yahu herkes kendine göre bir şeyleri arıyor...bazen karşına çıkıyor...bazen de değiş tokuş ediyorsun...

Adam: Tamam anlaştık...ben alıyorum umutlarını ve mutluluklarını.

Biraz: Tamam...göreceksin bak çok memnun kalacaksın.

Adam: İnşallah bakalım...Abi bir de şey sorucam...hemen kullanabilir miyim bunları?...Yoksa beklemem mi lazım biraz?

Biraz: Hayır hayır...hiç bekleme...hemen kullanmaya başla...unutma bak hayatın şimdi daha da kısa...sakın erteleme umutlarını ve mutluluklarını.


(Bu yazım ilk olarak MB'de yayımlanmıştır)


5 Yorum:

Nily on 18 Ekim 2008 08:55 dedi ki...

Ömrünü uzatmak adına huzurundan vazgeçecek çıkar mı bilemem ama ömrünün bir kısmını verip daha mutlu ve umutlu yaşamak isteyecek pek çok insan var. Cicero'nun dediği gibi 'dum spiro spero - nefes aldığım sürece umuyorum'. Çok anlamlı bir diyalog...

beenmaya on 18 Ekim 2008 12:49 dedi ki...

bu zamana kadar umutlarının hayallerinin (ki bunlar yaşamla olan bağın temsilcileridir aslında) değerini bilememiş insanlara birşeylerden vazgeçmek karşılığında umut ve hayal vermek...çok hoş bir yazı bu gerçekten...

bu arada yeni sayfa düzenin çok sevimli olmuş :))

Biraz on 18 Ekim 2008 16:13 dedi ki...

@nily; bence cikar karsiliginda ne aldigina bakarak cikar. Her sey karsilikli midir? diye sorsak...ne yazik ki galiba karsilikli. Hatta ummak bile acaba bir karsilik beklemenin bir sonucu mudur? Cicero ise iki kelime de ozetlemis her seyi...
----
@beenmaya; bir seyleri almak icin hep bir seylerden vazgeciyoruz...galiba bu dusunce yazdirtti bu yaziyi. Yeni sayfa duzeni icin hayal adamciklarimi, ve hayal kadinciklarimi, ve hatta hayal molekulcuklerimi:) ekliyorum...en son kacan adam ile yasli amcayi yazdigim oykuden esinlenip cizdim :)

7.oda on 19 Ocak 2009 09:34 dedi ki...

tam da dün akşam ki umut üzerine yazışmamızdan sonra tokat gibi geldi walla bu yazı !!

Biraz on 19 Ocak 2009 15:54 dedi ki...

Haklisin dun aksamki yazdiklarimiza paralel olmus...ben de tekrar okudum.
Bu cok sevdigim yazilarimdan biridir...Umuda dair hayata dair.

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template