22 Ara 2008

Renkli balığı görmek



("D'Ror Yikra",  Oi Va Voi) 

Yıldızların tüm gökyüzünü kapladığı bir gecede, denizin kenarına oturmuş ve hilal kılığına girmiş ayın yansımasını seyrediyorken, hem onun hem de benim hiç bilmediğimiz renkli bir balık, sudan kafasını çıkartmış, bize doğru bakmıştı ya...işte ilk o zamandır bilinmez bir şeyi görmenin şaşkınlığı.

Bilinmez bir şeyi görmek, hiç hissedilmeyeni hissetmek, kalbinin kağıttan olmadığını anlamak ne değişik bir duygudur. Korkarak güven duymak ve hatta güven duyup duyamacağını bile bilememek...
Oysa kanlı ve de canlı bir kalbinin olduğunu farketmek dünyadaki bir kaç güzellikten biri değil midir?

İnsanlar arasında ve onca kalabalığın içinde birinin varlığını farkettikçe hiç de yalnız olmadığını çözmek. Anlık çaresizliklerin üstesinden o an için gelemesen de her şeyin geçici olduğunu ve hatta yaşanılan zorlukların bile geçici olduğunu görmek de çok güzeldir.

Çok üzüleceğini bildiğin durumlarda “sakın...üzülme...şimdi belki zamanı değildir...ve her şeyin zamanı vardır hayatta” dendiğini duymak, içinin o sesin samimiyetiyle hafiflemesi de sanki o üzüntünün pan zehiri gibidir.

Her şeyin bir zamanı olması ve bunu bizim çok da bilmememiz...ya da kötü gibi görünüp de sabredince ve sonunda iyiye dönecek durumları anlamamız da hayatın, ruhu aydınlatan ışıklarından bir kaçıdır.
Tıpkı tuhaf bir güven duygusunun sırf bundan dolayı yeşermesi de öyledir.

Yıldızların tüm gökyüzünü kapladığı o gecede, o renkli balığı daha önce hiç görmemiş olmamız bizi çok şaşırtsa da ve kafasını tekrar suyun içine sokup hem yıldızların hem de ayın aydınlattığı denizin derinliklerine dönerken gözlerimizle o aydınlık gece de onu takip edebilmemiz de çok güzeldir.
Tıpkı artık o renkli balığın varlığını bilmenin pek çok bilinmezlikten daha önemli olması gibidir.

“Ya hiç bilmeseydik?...ya hiç göremeseydik?” dedirtmektedir.


6 Yorum:

Burcu SezeR on 22 Aralık 2008 11:17 dedi ki...

"Çok üzüleceğini bildiğin durumlarda “sakın...üzülme...şimdi belki zamanı değildir...ve her şeyin zamanı vardır hayatta” dendiğini duymak, içinin o sesin samimiyetiyle hafiflemesi de sanki o üzüntünün pan zehiri gibidir."

İnsan üzüntülü bir anda ve umutlarını yitirmişken senin söylediğin cümleyi duyduğunda üzüntüsü bir kat daha artıyor... Bu cümle üzüntü yaşandıktan bir süre sonra tesir ediyor kanımca =)

noname.morosophe on 22 Aralık 2008 11:54 dedi ki...

Korkarak güven duymak ve hatta güven duyup duyamacağını bile bilememek...

Korkarak da olsa güvenince ve o renkli balığı suyun alıtında izleyince, ve ne yazık ki bazen o boyaların suda zamanla akıp gittiğine şahit olunca, ve bunu defalarca yaşayınca, ve.. ve.. ve...
hakiki renkli balıkları bile umursamıyorsun artık.. Ne kadar acı.

Biraz on 22 Aralık 2008 14:36 dedi ki...

>Burcu SezeR
Galiba herkeste farkli etkileri var boyle sozlerin.

>noname.morosophe
Zaten boyali balik dememistim...renkli balikti ve denizde yasiyordu (akvaryumda degil mesela:) )dolayisi ile hem renkleri gercek hem de yasadigi ortam cetin...boyle bir baligin varligini bilmek bile guzel sey.

metanoia forever on 22 Aralık 2008 15:55 dedi ki...

benimde öyle bir çiçeğim vardı..parkta çam ağacının altında. o zamanlar lokalizasyonunu tam olarak bilirdim. inanılmaz güzeldi rengarek bazen 2 ya da 3 tane olurlardı. ve onun sadece benim için açtığını onun varlığını benden başka kimsenin bilmediğini düşünürdüm. gizli gizli babaannemi halamı bırakır, hızlıca çimleri ayırırdım ve o müthiş an...! işte orda. koparırdım onları suya koyardım ve beklerdim yeniden çıkmasını. bilmem rüyamı bu hatırladıklarım ama değil sanırım elimde onlarla çektirdiğim bir resim dahi var. büyü gibi, sihir gibi çok heyecan vericiydi. hala öyle şeyler olur hayatımda. galibe bir türlü büyüyemediğimden, olayları kendimce görüyorum ama bundan dolayı tanrıya müteşekkirim.

Biraz on 23 Aralık 2008 07:58 dedi ki...

>metanoia forever
kimi zaman cicek, kimi zaman bir balik, kimi zaman harika bir insan olarak karsimiza cikiyorken gormemiz gerekenler...
gorebilmeliyiz onlari diye dusunuyorum...

Iskalamak ise pek bir kotu, pek bir uzucu.

7.oda on 20 Şubat 2010 00:01 dedi ki...

gerçekten güven duymak..
ne zor..
ne
zor..

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template