10 Mar 2009

Asabiyiz!


Acaba eskiden de böyleydik de çocuk olduğumuz için mi farketmezdik?

Gergin bir toplum olmaya mı başladık?
Tolerans denen şeyi çoktan mı unuttuk?

Gerçekten?
Yoksa hep böyle miydik?

Bence değildik ya da bu kadar değildi asabiliğimizin şiddeti...
90lı yılların ortalarından sonra sanki toplum olarak daha değiştik.

En büyük sebeplerden biri herhalde ekonomik zorluklar.

Ekonomik zorluklar evlilikleri çıkmazlara soktu,  insanları mutsuzlaştırmaya başladı.

Bencil insanlara donüşmeye başladık.

Bazen basit karşılaştırmalar yapıyorum...yüzeysel karşılaştırmalar.

Mesela; otobüs duraklarında yüzlerce insan durağa yanaşan otobüse öyle bir hücum ediyor ki...kimse kimsenin umurunda değil. Amaç hemen bir şekilde ittire kaktıra o otobüse binmek.
Eğer binmezse biliyor ki daha çok bekleyecek.
Eğer sakin sakin binmeye çalışırsa çoktan açıkta kalacak
(ben çoğu zaman sırf bu karmaşaya girmemek uğruna yürümeyi göze almışımdır).

Sonra ülkemden uzaklarda yaşadığım bu şehrin otobüs duraklarındaki insanlara bakıyorum...sakinler.

Otobüs geliyor birbirlerine yol vererek biniyorlar.
Ama onlar hiç oyle yüzlerce insan ile birlikte beklememişler ki...
ve onlar öyle açıkta kalırlarsa bir sonraki otobüse bu sefer 200 kişinin koşacağı bir durakta hiç bulunmamışlarki.


Hayat koşturmamız bu otobüslere binmeye benzediğinden beridir...değiştik galiba. Empati nedir hiç duymamış gibi yaşamaya başladık. ve herkes kabalaşmış, alınganlaşmış, daha çok yanlış anlamaya müsait bir hale gelmiş. Karşısındaki "ne diyor acaba?"diye düşünemiyor bile. Karşımızdakinin bizi anlamaya çalışmasını beklemek, güzel bir hayal.

İki araba çarpışıyor arabadakiler durup düşünmeden...hatta yanındaki koltuktaki acaba yaralı mı diye bile düşünmeden diğer arabadaki şoförü dövmeye gidiyor...koşa koşa. Unutmaya başlamışız...pek çok özelliğimizi. Hatta öylesine bir unutkanlık ki vefa, sevecenlik, merhamet gibi özellikleri hiç bilmemişiz gibi yaşamaya başladık hayatlarımızı.

Yolda hafif göz göze geldiğiniz ya da insanlık hali işte gözünün tam da içine baktığınız adam...biraz ötede sizi durdurup vurabilir de...sırf öyle gözünün içine baktınız diye.

O zaman hiç önemi kalmaz artık ne kadar umut veren bir gelecek sahibi biri ya da insanlara ne kadar faydası dokunmuş...dokunacak birisi olduğunuzun.

Cahillik, eğitimsizlik ve de sevgisizlik ağlarını örüp bizi kıskıvrak yakalamış...ne büyük bir talihsizlik...yoksa talihle filan ilgisi bile mi yok?  

Eskiden biz böyle değildik...hele böyle asabi hiç değildik.


14 Yorum:

beenmaya on 10 Mart 2009 09:29 dedi ki...

koşullar zorlaştıkça ve içinden çıkılmaz bir hal aldıkça düzeltemediğimiz, gücümüzün yetmediği durumlarda bütün hıncımızı, hırsımızı başkalarından gücümüzün yettiklerinden almaya başladık ne yazık ki...

guguk kuşu on 10 Mart 2009 09:32 dedi ki...

bence türkiyemizdeki en büyük sorun "belirsizlik" 1 sn sonra, yarın ya da 5 yıl sonra kimse ne olacağını bilmiyor. Dolayısıyla hep bir saldırma, kapma ve keseyi doldurma halindeler. Bir yetmiyecek hissi ile yaşanıyor burda.

Yeşim Özdemir on 10 Mart 2009 09:59 dedi ki...

Öfke ve bencillik atbaşı gidiyor ne yazık ki. Kimse kendisinden ve kendi çıkarlarından başka bir şey gözetmez oldu. Çünkü herkes kendi başının çaresine kendisinin bakması gerektiğini öğrendi belki de o ya da bu şekilde.

Başkasının ne yaptığı, nasıl davrandığı bir diğeri için hep bir örnek oluşturuyor. Kısa yoldan emek vermeden para kazanmak, bir an önce köşeyi dönmek ve üst tabakaya katılmayı başararak paçayı kurtarmak. Bütün amaç bu...

Biz küçükken Dallas dizisindeki Jr çok kötüydü hatırlar mısın?

Imge on 10 Mart 2009 10:06 dedi ki...

Çok doğru yazmışsın. Bu saygısızlık dolu telaş beni de hep üzer ve bir yandan da tedirgin eder aslında.. İstanbul için konuştuğunu varsayarak bunun bir nedeninin de şehirleşme açısından plansızlık olduğunu düşünüyorum. 20 milyonluk bir şehir daha zor bulunur! Böyle berbat bir altyapı ve kuralsızlıklar zinciri ile birleşince de ortaya ne yazık ki bu görüntüler çıkıyor işte! Elbette, yine bir yerinden ekonomiye dayanıyor bu durum da.. İnsanları ekonomik açıdan yerinde memnun edemediğimiz için herkes şansını denemeye "büyük şehire" geliyor. Cinnetlerin, hırsızlıkların, suç oranlarının büyük bir hızla arttığı ülkemizde insanların da giderek daha toleranssız ve asabi olmalarına şaşırmamak gerek! Sonumuz hayrola!

Belgin on 10 Mart 2009 11:10 dedi ki...

:(

Nily on 10 Mart 2009 13:00 dedi ki...

artık pek çok insan empatiyi ödün vermek olarak algılamaya başladı. son zamanlarda çok sık gözlemliyorum bunu. belki yaşadıkları olaylar onları bu hale getirdi. bunu bilmek çok mümkün değil,o yüzden eleştirmek istemiyorum. bu düşünce veya psikoloji ile ödün verdiklerinde(aslında empatiyaptıklarında) çok daha fazlasının isteneceğini düşünerek yani sömürülme korkusu yüzünden kendilerini geriye çekmeye başlıyorlar. bunu yaparken de haliyle agresifleşiyorlar. çok sıradan olaylarda bile bunu gözlemlemek mümkün, aynı otobüs örneğindeki gibi..

perikizi on 10 Mart 2009 13:02 dedi ki...

Eline sağlık hergün buna benzer olaylar yaşanıyor ve yaşanacak gibi.İnsanlar sürekli stres içinde kimden çıkarırım sinirimi düşüncesiyle olmadık biyerde olmadık bir tepki verir olduk.Hepimiz susuyoruz olmadık kişilere ve yine olmadık kişilerden çıkarıyoruz sinirimizi.Cümleten asabileştik.Hadi hayırlısı

özii on 10 Mart 2009 13:53 dedi ki...

Hiç kimsenin kimseye karşı hoşgörüsü , sabrı kalmamış , böyle olunca da toplumca asabiyiz biz , mazaretimiz var diyip çıkıyoruz. Hayat zorlaştışça herşey daha da bencilleştiriyor sanırım...

BU arada "Çizgili Dünya" 'da harikalar yaratmışsınız. Başarılarınızın devamını dilerim...

Biraz on 10 Mart 2009 14:11 dedi ki...

>beenmaya
bir de seyi de farkettim zamanla...bir derinlerde bencillik vardi ozellikle bireysel alanda,..simdli artik derinlerde degil yuzeyde.

>guguk kuşu
bi de isin komik tarafi kimse sonsuza dek yasamayacak her seye her an sahip olmayiz ama kisitli zaman icin yaziyoruz diye her seyin de suyunu cikaramayiz ki...yoksa cikarabilir miyiz...

>Yeşim Özdemir
Simdi sen yazinca dusundum de aslinda Jr daha masumdu belki de...simdi bir suru ceyariz..kucuk buyuk bir suru ceyar olmusuz.

Biraz on 10 Mart 2009 14:28 dedi ki...

>Imge
Istanbul ve diger buyuk sehirler tabii daha cok sozunu ettigim otobus seysi olaylari.
Bir de koskoca sehiri hep birlikte paylasiyoruz ve aramizda bir suru normal alti ustu insan var ve cohgunlugumuz boyle normal disi korkutucu aslinda.

>Belgin
Kesinlikle :(

>Nily
Empati ya da karsindakini dusunme seysi bunlar bir de artik zayiflik olarak dusunuluyor...
degerler degisiyor biz degisiyoruz ve cokca da cirkinlesiyoruz..

ama aynaya bakinca hep begeniyoruz kendimizi itiraf etmeden cirkinligimizi.


>perikizi
Hep de olmadik birilerine denk geliyoruz, geliyorlar...yanlis insanlar yanlis acilari cikariyor birbirlerinden: (

>özii
Cok haklisin ozii.

Cizgili Dunya yeni bir fikir..yeni bir gulumseme nedenimiz olsun!. Bunca zorlugun arasinda. Nefes alisimiz olsun.
:)

Destegin icin cok tesekkruler sevgili ozii.

aysema on 10 Mart 2009 15:31 dedi ki...

En kötüsü de kime kızacağımızı şaşırmış durumdayız.

Bir parmak üstünün önünde süklüm püklüm duran ezik insanlar kendisinden güçsüz olandan çıkarıyor acısını.

Adam karısını, karısı çocuğunu, çocuğu kardeşini dövüyor. Gücü yeten yetene...

Yasakları getirenlere değil de o yasakları uygulayanlara kızıyoruz çoğu kez. Döngü sürüp gidiyor. Düzeleceği umudu da görünmüyor ufukta...

öykü on 10 Mart 2009 17:29 dedi ki...

Şartlar zorlastıkca zor oyunu bozuyor..Ve sevgısızlık artıyor uzucu ama gercek.

Vladimir on 10 Mart 2009 17:33 dedi ki...

Otoritenin kişilerin keyfine göre zor kullandığı yerlerde gayet olağan şeylerdendir insanın içinde gizli kalmış iç güdülerin su yüzüne çıkması ve önce kendi paçasını kurtarmanın yoluna bakması.

Kaba bir toplumuz, kimselere tahammülümüz yok.

Umutusuzum gelecekten, bu günümden.

Biraz on 11 Mart 2009 03:04 dedi ki...

>aysema
karamsarliktan degil ama gercekci oalrak bakinca ben de pek duzelecegini dusunmuyorum.


>öykü
daha da artacak.:((


>Vladimir
cok dogru demissin otorite keyfe gore kullaniyor hatta kimi zaman kanun ve kurallar da.

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template