8 Nis 2009

Hayatın tuhaf çekiciliğinde kayboluşlar...



Valent'ne Heart,  Tanita Tikaram
Hayatlarımıza birileri geliyor..hatta giriyor. Bazıları diğerlerinden uzun kalıyor...bazıları bir rüzgar gibi geçip gidiyor...Ama hiç biri boşuna değil. Hepsi geçiçi olmasına rağmen...boşuna değil.

Hayatımızın tuhaf geçiciliğinde korkularımız ile yüzleşmemek uğruna hep onlar ile içice yaşıyor olmak ne büyük talihsizliğimizdir. Oysa yüzleşebilmek aynı zamanda özgürleşebilmektir. Kurtulup sıyrılmaktır...Korkularımızın zaman içinde kendimize bile tarif hatta itiraf edemeyeceğimiz derinliklere gitmesi ise bizi daha da çaresiz bırakmaktadır. Çünkü öyle derinlerdedir ki tutup çekemeyiz. Bizim yapmayacağımız bu işi bir başkasının...bir yabancının yapabileceğine ise ihtimal vermeyiz. İhtimal olsa da, izin vermeyiz.
Halbuki çevremize dikkatli bakarsak günlük hayatımızda ve rüyalarımızda  dahil olmak üzere etrafımızda sayısız işaretler dolanmaktadır. İnadı bırakıp...görebilmeye çalışmak gerekir. Bu çok zordur. Bu satırları yazarken ben de böyle yapamayanlardanım aslında...ama farkındayım ve imkan vermeye, görmeye çalışmaktayım. 

(Resim sevgili arkadaşım Ahmet'in arşivindendir.)

10 Yorum:

guguk kuşu on 8 Nisan 2009 09:10 dedi ki...

ne güzel olmuş sayfanın yeni hali.
bence şu yazdıkların, bir gün korkularınla yüzleşip, onlarla başedeceğinin senedi. Bir erkek olmana rağmen:) bu öz farkındalığın takdire şayan:)
imza: feminist guguk

Yeşim Özdemir on 8 Nisan 2009 09:43 dedi ki...

O geçicilik halini kabul etmek öyle zor ki! Ne zaman birisinin öldüğünü duysam hemen gözlerimle çevreyi kontrol ederim. Güneşin onsuz da parlıyor olması ve yaşamın bir önceki günle aynı akması hep içimi burkmuştur.

beenmaya on 8 Nisan 2009 12:34 dedi ki...

başkalarında, başka yerlerde, durumlarda, şeylerde gördüklerimiz bizler için bir ayna görevi üstleniyor aslında. ama tabi bakmasını ve görmesini bildikten sonra...ne de olsa biz kendimizde olmayanları, eksikleri, yanlışları başkalarında görmeye ve eleştirmeye pek hevesliyiz...

sufi on 8 Nisan 2009 13:36 dedi ki...

Akıp giden zaman da, onunla birlikte akanlar da olmadık yerlerde karşılaşıp bir tek göz temasıyla birbirimize aktıklarımız da bize bir şeyler anlatıyor da; anlayana...Şifre ve simgeleri okumayı bilseydik, çözebilirdik yaşamın sırrını bile belki de...

Biraz on 8 Nisan 2009 16:11 dedi ki...

Sevgili feminist guguk:)
oz farkindaligimin takdiri vesilesini gormenizden dolayi tesekkur ederim: )

Biraz on 8 Nisan 2009 16:12 dedi ki...

>Yesim Ozdemir
Evet her seyin gecici olmai aslinda hem guzel hem zor ve hem de kotu...ama hayatin dinamikliginde bu lazim galiba...

Biraz on 8 Nisan 2009 16:13 dedi ki...

>beenmaya
hatta kendimizdeki ayni eksikliklerin olmasina ragmen gormemeye daha bir merakliyiz.

Biraz on 8 Nisan 2009 16:14 dedi ki...

>sufi
ama yasamin sirrini cozemesek de o anin anlamini cozebiliriz hala..ya da bir kac adim sonrasinin isaretlerini dikkatle bakarsak gorebiliriz sanki...

guguk kuşu on 8 Nisan 2009 17:51 dedi ki...

bil mukabele efendim:)

çınar on 8 Nisan 2009 23:12 dedi ki...

çekip çıkarsak ne kadar kolay olr değil mi? ama çekip çıkaramadığımız halde aynı hatalarıtekrarlarken çıkartabilsek belki daha kötü olurdu...

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template