17 Oca 2010

Kuklalar





Kimileri ikinci, üçüncü kez seyredip yerlere göklere konduramıyor. Kimileri ise filmi normal hatta vasat buluyor. Vasat bulmalarının sebebi pek bildik bir konu olmalarını iddia etmeleri. Bazıları da yine klasik amerikan emperyalizminin ve iyi oğlan kazanır mesajlarının benzer şekillerde aktarılması olduğunu anlatıp duruyor...

Bir de filmin teknolojik olarak yeni bir kapıyı açtığından bahsediliyor.
Biraz okuyup öğrenmek istiyorsunuz neymiş bu yeni kapı ve çığır açan durumlar? Çoğu yazı yuvarlak laflar ile bitmiş.

Konusu defalarca ve neredeyse her sinema içerikli yazıda anlatılıyor. Ben biraz bu teknolojik gelişimden bahsetmek istiyorum.
Genel bir fikir vermesi bakımından bu filme IMDB’de http://akas.imdb.com/title/tt0499549/ 10 üzerinden 8.7 puan verilmiş.

1995’te yazmış filmin senaryosunu James Cameron. Fakat teknoloji imkan vermediği içinde rafa kaldırmış. Sonra 2005’te bilgisayarların ve sinema endüstrisinin diğer araçlarının gelişmesi bu filmin çekilmesine imkan vermiş.

Filmin her yerinde yoğun bir teknoloji desteği var.

Karakterler bilgisayar ortamında yaratılmış diye düşünüyorsunuz ama sonra anlaşılıyor ki, animasyon olarak yapıldığını düşündüğünüz sahneler de sanatçılar tarafından bizzat canlandırılmış.

Üzerlerine tıpkı bir giysi gibi giydirilmiş teknoloji ve bilgisayar efektleri. Kısacası oyuncular bizzat sahneleri oynamışlar. Böyle bir teknoloji sayesinde hiç yaratılamayacak mekanlar yaratılabilecek ve bir oda içinde oyuncular oradan oraya koşturulsa bile sonuçta teknoloji sayesinde üzerlerine bindirelecek görüntüler efektler doğallığını koruyabilecek.

Daha ötesi ise makyaj ile yapılamayacak değişiklikler akıl almaz detaylar ya da yönetmenin hayalinde canlandırdığı her şey eksiksiz olara yansıtılabilecek. Bunun bir ispatı ise oyuncuların mimikleri dahi aktarılmış sentetik karakterlere.



Bu aynı zamanda ileride de oyuncuların pabucunun dama atılmaması gerektiğine, onları fiziksel hareketlerine ve varlıklarına hala ihtiyaç olunduğunun da en güzel örneklerinden biri. Vücuda takılan kablolar, hareketleri tespit eden alıcılar, fiziksel hareketleri dijital ortama aktaran programların desteği ile ortaya klasik insan performansı ve bunun teknoloji ile zenginleştirilmiş hali ortaya çıkıyor. Sanırım bu bakımdan da Avatar takdire değer bir filmdir.

Yakın zamanda belki de filmlerin çoğu üç boyutlu yapılacak ve artık sinema salonları klasik yapılarını da kaybedecekler. İçinde tam anlamıyla kaybolduğunuz bir hayal dünyasına doğru bir evrim geçirilecek.



Yazının başlığına kuklalar dememin sebebi ise aslında şu yaşadığımız hayatın da avatar tadında bir hayat olduğunu tekrar hatırlatmasıdır. Yaşarken bizi güldüren, koşturan daha doğrusu yaşatan enerjinin bir gün bitiyor olması. Ya da tıpkı rüyalardaki gibi bir hayata dışarıdan bakabilme lüksü. Ya da fiziksel olarak yaşlansak da içimizin hiç o kadar da yaşlanmadığını farketmek. Tıpkı bir kuklacı gibi bu vücudu bir süreliğine kullanmak.

2 Yorum:

LLuvia on 17 Ocak 2010 23:16 dedi ki...

Bu tarz bir teknoloji uzun zamandır pc oyunlarında kullanıyordu. Bildiğim kadarıyla animasyonların çoğunda da artık bu var. Ben ilk bu teknolojiyi ayrıntılı bir şekilde Fahrenheit oyununda görmüştüm.

Kukla kullanmaya gelirsek eğer Suretler(surrogates)filmini izlemediysen tavsiye edicem. Konusu tüm insalığın korkularından ve bedenlerinden sıkılmalarından dolayı kukla beden kullanmalarıydı. Beğeniceğini düşünüyorum :)

Avatar filminde teknolojinin veya 3d kullanmanın neden ön plana çıktığını anlayamıyorum. Sonuçta elm sokağında bile 3d kullanılmıştı. Bence bu filmin tek önemli yanı insanların hadlerini bilmesi gerektiğini bir hollywood filminin böylesi bir görsellikle tüm dünyaya söylüyor olması.

Biraz on 17 Ocak 2010 23:35 dedi ki...

>LLuvia
Surrogates filmi de yine bu kukla fikrinin guzel bir uyarlamasiydi. Evet, seyretmistim fakat daha guzel cekilecek bir hikaye cok premature bir sekilde harcanmis gibi geldi bana o filmde.
Sanki bu fikrin produksiyonunu hemen yapalim gibi dusunulmus. Acele ve edilmis biraz.

Oyunlar icin soylediklerinde cok haklisin ayni teknik EA Sports FIFA ve diger spor dallarindaki oyunlarda da kullaniliyor.
Ama galiba Avatar'da bir film icin fazlaca uzun ve yogun sayilacak sekilde kullanilmasi tum bu heyecanli dalgayi yaratti.
Senin de yazdigin gibi neden bu kadar abartildi 3D kullanilmasi onu cok anlayamadim.

Bir kere seyrettim ve bu da yetti, bence kesinlikle guzel bir film ama cok abartilacak bir yani yok diye dusunuyorum.

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template