21 Nis 2011

Cesaret kırıcılar


Bu tür insan tipi kolaylıkla her yerde bulunabilir.

Bazıları kendi kendine cesaret ve heveslerini kırarken, bazıları ise etrafındakilere bunu çok güzel uygularlar.

“Bizden geçti artık” diyen 25 yaşındaki genç çoktan teslim olmuş ve hayallerini gerçekleştiremeyeceğine ikna olmuştur. Halbuki bir çaba ve sıkı çalışmayla bu değişecekken...vazgeçilmiştir. Artık önündeki 50 yılı hiç istemediği ve içinde kalacak “keşke” lerle yaşamayı kabullenmiştir.

Ya da etrafındaki insanların cesaretlerini kıran, umutsuzluk yayan tipler ise bu sefer de bu gencin çevresine zararlı olan versiyonudur. Sürekli bir olumsuzluk ve sürekli bir şikayet ile karışık tuhaf isyan halleri.

Bu çevresine zararlılar, yaşça büyük olsalar da verdikleri akıl yıldırıcıdır. Aşıladıkları cesaretsizlik ise korkutucudur.

Hayatın her anında umudu ve heyecanı kaybetmemek varken, bu insanların telkinleri ise adeta hayat körletici tarzdadır. İstediğiniz bir şeyi yapmak için zaman hep vardır da bunun gereklerini göze almak esas kastırıcı olandır. Ama bu cesaret kırıcılara göre ya geç kalınmıştır, ya da olmaz öyle.

(Özellikle genç bir insanın okul veya iş için başvuruları sırasında karşılaştığı red edilmeler ve zorluklar daha ilk aşamalarında yolundan çeviriyorsa kişiyi, o zaman kendine mutlaka sormalıdır hayallerine kavuşmayı ne kadar istediğini.)

Diğer bir durum ise büyüklere bir konuda danıştığımızda karşılaşılan yıldırıcı cevaplardır.

Mesela özellikle meslek hakkında olduğunda bu muhabbetler çok dikkate değer oluyor. Hayali tıp okumak olan bir genç, doktor olan bir yakınına, meslek hakkında danıştığında, cevap genellikle “amaaaannn sakın ya deli misin? Başka bir iş yap” gibi çok yararlı (!) bir şekilde olurken. Bu cevabın aslında ne kadar da işe yaramaz bir akıl vermek olduğunu anlayamamaktalar sanırım (bu örnek çoğaltılabilinir; artık meslek neyse onun hiç bir şekilde tavsiye edilmeme durumu).


Zararlı akıl vericilere sormak lazımdır.
"Madem bu kadar memnun değilsin, o zaman ne hala aynı meslekte kalıyorsun? Çık git! Başka bir iş yap."

Ama bana yararlı olacaksan, sana sorduğumda mesleğin zor yanlarını, iyi yanlarını anlatmaya çalış. Aynı yoldan yürürsen bir daha neleri yapmamak ya da yapmak iyi olur onu anlat.

Bana kuru kuru “aman sakın ha deli misin git başka iş yap” deme!
Bu tam bir ikiyüzlülük. Cesaret kırıcılık açısından da, samimiyet açısından da.

Cesaret kırıcıların çevremizde her zaman pek çok olduğunu bilmemiz lazım.
Kimisi bunu kıskançlıklarından yaparken, kimisi kendi negatifliklerinin çevreye bir yansıması olarak sergiliyor.

Her ne olursa olsun siz ne yapmayı istiyorsanız onu yapın...elbette etrafa danışmak da lazım fakat yine de iyice bir filtreden geçirmek lazım o anlatılanları.

Bunları bizzat kendi yaşadıklarımdan, çevremde gördüklerimden esinlenerek yazdım. Eğer o cesaret kırıcıların etkisinde kalsaydım bugün çok daha farklı bir ortamda olabilirdim ve hatta belki de o cesaret kırıcıların etkisinde kaldığım için kendimi hiç affetmeyebilirdim.
En iyisi içinizdeki ses size tereddütlerle dolu bir yol çizmiyorsa onu dinleyin. Ama en küçük bir tereddütünüz varsa, inanın büyüyecek ve kocaman olacaktır. Hatta sizi boğabilir bile. O zaman da o tereddütlü yolu sakın seçmeyin.

Sizin enerjiniz ve heyecanınızı, neleri başarabileceğinizi sizden iyi kimse bilemez. O yüzden negatif konuşan insanların sizi yıldırmasına izin vermeyin, hatta yanınıza bile yaklaştırmayın. Yaşadığınız hayat sizin, onların değil.

2 Yorum:

Vladimir on 22 Nisan 2011 00:49 dedi ki...

İşine dair enerjisisini kaybedenlerin bir kötü yanı da işin kulis oyunlarına daha fazla zaman ayırmaktan ayrıca hoşnut olmaları bence.

25 yaşında 45 yaşında adam pozuna bürürnenlerden hep uzak durdum. Bu kadar sahtelik bana fazla geldi. :(

Biraz on 22 Nisan 2011 06:48 dedi ki...

>Vladimir
Hele bir de 25 yasinda, daha cok sey yapabilecekken, "bizden gecti artik" diyenlere gulesim geliyor.
Sonra onlarin adina uzuluyorum...

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template