25 Tem 2011

Sınavlar ve seçimler

Sanırım bu sıralar gençler üniversite için seçimlerini yapmaktalar. 
Bunu farketmemin en büyük sebebi son günlerde artan e-postalar ve bilim-eğitim içerikli yazılara gelen sorular.
Özellikle bilim konusundaki mesleklerle ilgili öğrencilerin büyük tereddütleri var. 

Mesela moleküler biyoloji ve genetik bölümünü çok isteyen gençler çevrelerinden gördükleri yıldırıcı yorumlar ile iyice korkarak bu alandan uzaklaşıyorlar. Gelişmiş bir ülke olmadığımız için bilim ile ilgili mesleklere hep korkuyla bakılıyor.

Mesela uzun bir eğitim isteyen moleküler biyoloji ve genetik bölümü hemen tereddütler yaratıyor öğrencilerin kafasında ve haklılar da bu tereddütlerinde. Biz ne yazık ki gençlerimizin özgürce yetişebilmesinin önünü açmamışız hiç. Matematik bölümünde okuyan ve moleküler biyolojiye merakı olan bir öğrenci hiç bilemiyor nasıl büyük bir imkanın kapısını açabileceğinin. Kariyer anlamında altın değerinde bir şeyi istediğinin pek farkında değil yani. Ya da farkındaysa da bu sefer başvurdukları okullarda pek de ileriyi göremeyen hocalar tarafından önleri kesiliyor. Bilgisayar mühendisliği ve moleküler biyoloji modern dünyada içice. Bu iki alanı birleştirmek isteyen öğrenciler de altın değerinde. Fakat yine kısır ve kısıtlı çevrelerinde bu yeteneklerini ve eğitim imkanlarını keşfedemeden kaybolup gidiyorlar.

Dünyada herkes bir şeylerle uğraşıyor. Hayatını bir şekilde kazanıyor. Çoğu insan mecburiyetten çalışıyor, sevdiğinden değil. İşini severek yapanlar en şanslı insanlar bu dünyada bence...

Çevrenin baskısı ki bu aile oluyor, gencin üzerinde kurdukları olumsuz ve negatif örneklerle hayallerini kurutuyorlar. Elbette gencin de bilinçli olması lazım eğitimin yapmayı istediği mesleği seçerken. Zorluklardan hep korkuluyor. Halbuki bu hayatta kolay hiç bir şey yok ki. En iyisi sevdiğiniz bir şeyi seçin. Nasıl olsa her şey zaten zor! Severek yapınca zor da olsa yaparsınız. Sonunda mutlu olmak da mühim elbette. Uzun ve zor kazanılan şeylerin ardındaki mutluluk da ona göre oluyor. Bence daha mutluluk verici bir durum bu.

Çok çalışmak gerekiyor ve pek bir azimli olmak.
Hayat o zaman eğlenceli olabiliyor galiba.

2 Yorum:

guguk kuşu on 25 Temmuz 2011 09:35 dedi ki...

iyi meslek kötü meslek diye birşey yoktur. kişiye uygun olan ve olmayan meslek vardır. meslek kişiye uygunsa kişi bundan zaten maddi kazanç sağlar ya da zaten bunu umursamaz. dolayısıyla tek önemli konu kendine uygun olan yüreğindeki mesleği seçebilmek ve mümkünse buna ulaşabilmek. ama ne yazıkki, bu meslek seçimin yapıldığı yaşlarda akıl yani beyin normal lokasyonundan çoook uzaklarda avarelik yaptığı için benim gibi felsefe, psikoloji, sosyoloji üçülemesinden uzaaklarda dişhekimi oluverirsein. pöffffff

Biraz on 26 Temmuz 2011 16:02 dedi ki...

Sebep sadece beyinin normal yerinden uzakta olmasi degil bence, cevrenin yonlendirmesi, karismasi ve tersine yonde heves kiran destekleri de(!) cok etkili.
Herkes paraya o kadar cok odaklanmis ki, sevilerek yapilacak bir meslek ile de rahat bir hayata kavusulabilecegi coktan unutulmus.

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template