14 Tem 2011

Sosyalleş ne olur, kıskanma senin de olur!


Sosyalleşmenin tanımı gittikçe değişmeye başlıyor. Eskiden mahalleden, işten, okuldan ve akrabalardan oluşan sosyal ağımız artık şimdilerde sınırlarını zorlamış ve hatta patlayarak tüm dünyaya yayılmış durumda. Bu durum hem iyi hem kötü.

İyi tarafı mı daha ağır basıyor bu modern zamanların sosyalleşme durumunun yoksa kötü tarafı mı o tartışılır.

Mesela ben kendi açımdan söyleyeyim, işim itibariyle bence iyi. Dünyanın her tarafındaki bilim adamı ile hemen iletişime geçebiliyorum. Ortaklıklar kurabiliyoruz. Bunlar çalışmamızı da hızlandırıyor ve daha da değer katıyor. Üzerinde yoğun olarak çalıştığım proje bir Danimarka ortaklığı sayesinde kazanıldı. Kendi kabuğuma çekilmiş, kimseyle bir şey paylaşmayan ve anlatmayan bir tarz benimseyip, sosyalleşmemiş olsaydım öylece kenarda daha oturur beklerdim.

Hatta başka bir örnek daha; karikatür işlerini Biocomicals’ta yapıyorum. Oradan dünyanın hemen her tarafına ulaşma imkanına da kavuştum. Karikatürler bir çok bilim insanı ve site tarafından takip ediliyor, kullanılıyor da.

Geçenlerde grubumuza almak için bir iş mülakatı yaptığımız asistanın “sizin karikatürlerinizi biliyorum” filan demesi hoşuma gitti doğrusu. Bu karikatürlerin bir  takım bilimsel bloglar tarafından kullanılmaya başlaması da ayrıca eğlenceli bir durum. Bu bir sosyalleşme çeşidi kendini tanıtma ve etrafını tanıma fırsatı.

Bir de diğer taraftan yaptıkları her şeyi ama her şeyi Facebook’ta, Twitter’da paylaşanlar var ki bu ise daha farklı bir sosyalleşme. Sürekli ne yaptıklarını anlatarak hep görünebilme, duyulabilme isteği. 

Hani “ALKIŞLARLA YAŞIYORUM” durumu  diyeceğim. 

Bu türlü kıskançlıkları da beraberinde getiriyor. Sürekli gezen, çoşan, eğlenen arkadaşlarını gören ve uzun süreden beri de dertlerle boğuşan arkadaşların içinde kıskançlık magmaları akıyor etrafa. “Hayat çok mu güzel be abi?” diye sorası geliyor belki de. Ama onların dertleri diğerlerinin susması için bir sebep değil. Herkes kendi telinden çalıyor işte. 


Modern zamanların başka bir hastalığı da kimse kimsenin umurunda olmamasına rağmen yine de  birbirini hastalıklı bir şekilde takip ediyor.

Onlarca, yüzlerce arkadaşımız birikiyor Facebook ve Twitter listelerinde. Mesela ben bu iki aracı da Biocomicals için kullanıyorum. Son çizimlerin ve ilginç bilimsel gelişmeleri duyurmak için. Herkesin özgür tercihi pek bir şey denmez…ama deniyor yine de.
Bu arada size o listelerimizde biriken yüzbinlerce (!) arkadaşımızdan dört tanesini yazayım. 
En bilgili arkadaşım Google, en eğlencelisi You Tube, en dedikoducusu da Facebook ve komşusu Twitter tabii ki.

8 Yorum:

LLuvia on 16 Temmuz 2011 11:19 dedi ki...

Facebook ölsün, twitter intihar etsin, insanlar başkalarına hava atmaktan vazgeçip hayatlarını kendileri için yaşamaya başlasınlar, amin :)

Biraz on 16 Temmuz 2011 17:15 dedi ki...

Onlar ortadan kalksa da yine hava atmalar devam edecek, gosterisler yine tum hiziyla gidecek. Kisacasi insanin yapisinda olan bu davranislar hep bir cikis bulacak:)

Bu arada yakinda facebook'un eski gucu o kadar da kalmayacak cok fena bir sekilde yeni bir sey geliyor google plus :)

E S M İ R on 18 Temmuz 2011 00:08 dedi ki...

Desenize sevgili biraz, 'google plus' bu sanal alemde tam bir mega sosyal patlama etkisi yaratacak!..çıta her geçen gün yükseliyor!..kapitalizm dokunduğu yeri kendi eksenine çekiyor.. bu döngüyü mantıklı kullananlar yanına + 1 koyarak teknolojinin nimetlerinden kazanım sağlayabiliyorlar... ama çoğunluk öyle mi!sanalın kirli ve tozlu rafları arasında tükete tükete tükenip gidiyorlar..:))

Biraz on 18 Temmuz 2011 04:44 dedi ki...

>ESMIR
Hani bir laf var "bir gun herkes 15 dakikaligina meshur olacak" ciye.
Simdi bu laf degisti artik,
o da su sekilde;
Herkes bir gun 15 dakikaligina isimsiz olabilecek.

O kadar cok sosyal paylasim araci cikti ki herkes her seyi ve herkesi bulabiliyor,

neredeyse unlu olmak, bilinen olmak siradan bir durum olmaya basladi.
Boylesine cok bilinmek ne kadar iyi orasi bence buyuk soru isareti.
:)

özii on 20 Temmuz 2011 02:11 dedi ki...

Sosyalleşme pek çok anlamda -ki özellikle iş anlamında çok etkili...
Ama gak dedim guk dedim şunu yedim bunu giydim acıktım susadım diyecek kadar da saçmalığı bende sevmiyorum. Kime ne ki ? Hiç mi özelin yok senin ? Bırak merak eden arasın sorsun gelsin görsün...

Öyle şeylerle karşılaşıyorum ki " bu da yazılır mı , paylaşılır mı be kardeşim " dediğim şey çok oldu. Ama onlarda büyüyecekler diye düşünüyorumm :))

Bu arada özlemişim yazılarını ;)

FUNdy on 20 Temmuz 2011 12:34 dedi ki...

Ben en entellektüel olarak Wikipedia'yi koyuyorum listeye.

Biraz on 20 Temmuz 2011 23:08 dedi ki...

>ozii
bence bunun da modasi gececek ama iste bu aclik gecene kadar daha devam edecek.
Bu arada yazi konusunda ki destegin icin cok tesekkurler.

Biraz on 20 Temmuz 2011 23:09 dedi ki...

>FUNdy
Hakkaten iyi dusundun.
Wikipedia tam anlamiyla guvenilecek bir kaynak olmasa da yine de en entellektuel arkadasimiz...

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template