17 Şub 2009

Pis bir çıkar ilişkisi


("Little black sandals",Sia)

Çok meraklıyız sıfatlarımızı kullanmaya... Mesleklerimiz kendi seçimlerimiz (çoğu zaman)... Ama bunları kullanarak hep başkalarının üzerinde hegamonya kuruyoruz.

En basit bir kuyrukta bile hemen sıfatlarımızı döktürüyoruz... İşimiz hemen bitsin, hemen öne geçelim diye. Pek çok kimse utanmıyor böyle bir davranışta bulunmaktan.

“Ben belediye başkanının özel kalem müdürüyüm... Çekilin”... Aslında daha kaba söyleniyor çoğu zaman ama ben efendilik edip daha steril olanını yazdım.

Steril dedim de... En yaygın diğer bir özellik de doktor olmak... Bunun da pek çok kullanıldığı yer var. Bu da hemen bir eziklik ve saygı karışımı bir duygu yaratıyor karşı tarafta ve kolayca işleriniz halloluyor.

Kısacası toplumda etkili olan pek çok sıfat fena halde diğer insanların önüne geçmek için... Ya da onları baskılamak için kullanılıyor.

Ülkemizde ise bu son derece aşırı düzeyde... Herkes aslında taşıdığı sıfatların esiri olmuş farkında değil.

Belki de bu sıfatlarımızı bu kadar vahşice kullanmamızın sebebi karşılıklı pis bir çıkar ilişkisi... Kişiler kendi ünvanları ile işlerini yaptırırken... Karşısındaki de gün gelip işinin düşeceğini düşündüğü bu insanın bu şekilde davranmasına göz yumuyor.

(İlk olarak MB'de yayımlanmıştır.)

8 Yorum:

Pino on 17 Şubat 2009 17:51 dedi ki...

en buyuk kabusumdur ne is yapiyorsunuz diye sorulmasi..
hele bitirdigim okullarla kesismeyen bir meslegim oldugundan hayat hikayemi anlatmam uzun suruyor..
bende ciziyorum deyip geciyorum:D
zaten benim is pek cikar iliskisine de dokulecek bir is degil.. hani "abi yap su benim isi sana en guzelinden bir ordek cizeyim" desem ise yarar mi acaba:))

Biraz on 17 Şubat 2009 20:37 dedi ki...

hakkaten ha ise yarar mi acaba
: ))))
ben de mesela ugrastigim isi anlatmistim bir keresinde yapilan bir mulakkatta sonra televizyonda seyredince iyyygh demistim amma da uzatmisim bir de konu da zor anlatmasi...
profilime yazdigim seyleri soylemistim orada ama seyredince kendini, tuhaf oluyor insan...aslinda kisaca desek mesela sorsalar;

ne is yapiyonuz?

esnaf!..serbest meslek:)

guguk kuşu on 17 Şubat 2009 22:16 dedi ki...

Yaa bide düşünsenize: Pino çiziyorum deyice; adam başka türlü anlarmış, hani mafya babasının çizmesi gibi, yani yamuk yapma çizeriimmm haaaa gibisinden ve tüm kapılar açılırmış.

Biraz on 17 Şubat 2009 23:11 dedi ki...

evet yani...aslinda Pino "ciziyorum" deyince urkutucu bir anlamda cikiyor..bir de o kadar icten ve kesin diyecektir ki daha da korkutucu olacaktir...ne ciziyor musunuz?! ...:))

"evet ciziyorum"
:)

ıvır zıvır... on 17 Şubat 2009 23:53 dedi ki...

:)... bende çiziyorum... bi mimar olarak... ama ben mimarım demiyorum... millet ürkütücü sorular soruyo ...''iç mi'' diye... :) bunu zaten yazmıştım blogumda... ''iç mimar mı ''...
-yok normal mimar
diyorum... oda olmuyor
dış mimara kadar gidiyoruz... :P
şaka bi yana... ben kişiliğin önüne mesleki bir sıfat getirilmesini hiç sevmiyorum...
ve biri işimi sorarsa...
- bi inşaat firmasında çalışıyorum
diyorum...
yazık karşı taraf beni hiç tanımıyorsa... utanılacak ?! ..bir iş yaptığımı falan sanıyor...:) ama gariptir... iş yerinde ürün tanıtımına gelen abilerimiz oluyor... bazen bir anlatmaya başlıyorlar...şöyle başarılıyım...böyle becerikliyim... şunları bunları yaptım....
uleeenn.... ne anlatıyon bana ..ikimizde aynı masanın iki ucunda oturuyoz işte :P... geç bunları diyesim geliyo.. ama cahilliğine veriyom ...
napim yani biraz... :)

Biraz on 18 Şubat 2009 02:28 dedi ki...

>ivir zivir
ben de o sekilde sifatlari koymayi sevmiyorum...

ama bu arada kendini fazla oven ve dedigin gibi ne kadar basarili olduklarini anlattikca anlatanlarda sunu gordum...bunlarin eksikliklerini cok cekiyorlar o yuzden. yani hakikaten basarili olan insanin cok da bunun reklamini yapmasina gerek olmadigini zaten anlasilacagini dusunuyorum.

Hatta en zevklisi ise siradan gorunup de hic siradan olmadiginin anlasilmasi:)o zaman ki saskinlik hosuma gidiyor...bu da benim zaafim:)

LÂL on 18 Şubat 2009 08:09 dedi ki...

aslında sorunun sebebi de son yazdığın cümlede sevgili Biraz. Birgün işinin düşme ihtimali.. Eyvallahsız insanları özlüyorum, küçük çıkarları için etek öpmeyenleri.. Karşına glip senden ayrıcalık bekleyen bir özel kalem müdürüne, iyi de bundan bana ne demek var ya.. O kadar keyifli ki.. Yaşandi.. Adamın suratındaki ifadeyi görmeliydin..

Biraz on 18 Şubat 2009 14:29 dedi ki...

>LÂL
O ani gormek isterdim herhalde abi error vermistir:) sen boyle deyince.:)

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template