11 Eyl 2009

Yağmacılar



Yağmacı haberlerini görünce gazetede tiksinti duydum demiştim bundan önceki blogda!
Aynen öyle “tiksindim!”

Yağmurun verdiği zarar elbette çok kötü.

Giden hayatların hem de sırf ilkellikten, ihmalkarlıktan ve bir de boş vermişlikten dolayı olması daha da kahredici.

Belki günün birinde bizi yönetmeye işinin ehli olan ve aynı zamanda bilgili, bir de dürüst yöneticiler aday olur ve “seçilirlerse” şartlar düzelir, ona göre şehirde gerekli iyileştirmeler yapılır.

O zamana kadar ise cefa çekeriz ama dedim ya işinin ehli insanlar, kadrolar yönetime gelince halledilir tüm yamukluklar.

Ama bu yağmacı yığını nasıl halledilir bilemiyorum. Bir insan nasıl olur da kendisine ait olmayan bir şeyi hırsla almaya çalışır.
Bunun adı zaten almak değil ÇALMAK olmuştur bu yüzden.
Bu yağmacı tayfası günlük hayatlarında da böylelerdir emin olun. Fırsatı bulunca kazığı anında atar, yarı yolda bırakır. Yani yağma yapmaya imkanları olmadıklarında da böylelerdir. Kimi zaman trafikte, ya da belediye otobüsünde hemen yanınızda dikilmekteler.
Belki de şu karşıda ki dükkanda çalışmakta ya da hemen onun yanında ki kahve de pineklemekteler.
Ne olursa olsun ne yaparlarsa yapsınlar bu toplumun içinde yaşıyor bu yağmacılar. İşin ürkütücü tarafı bu!

Utanmak nedir bilmeyen, medeni insan olamamış ve ne yazık ki hiç bir zaman da olamayacak insanlar bunlar.
Yağmacılar ya...başkasının malına, canına göz dikmişler ama en önce kendi hayatlarını yağmalamışlar.
Öykü’nün de blogunda yazdığı gibi deprem kaçınılmaz ve depremden ziyade deprem sonrası ürkütücü. Böylesine zor bir durumda biliyoruz ki bu yağmacılar insanları kurtarmak yerine öldürecekler bile.
Sırf çalabilmek için hem de.
Sağlıklı insanlar değil bunlar ve çok da fazlalar.

Bu yağmacılar teşhir edilmeli. Fotoğraflarda yüzleri saklanıyor. Neden saklıyorsunuz ki? Yanı başımızdaki bu hasta ruhları bilmeye hakkımız yok mu?
Buradan bir örnek vermek istiyorum;
Çocuk tacizcileri, ya da bu tür sapıklar hapisten çıktıktan sonra yaşadıkları semtte sürekli polise durumlarını bildirmek zorundalar. Nerede olduklarını hangi evde yaşadıklarını. Kafalarına göre takılamıyor, yaşayamıyorlar.
Denetim altındalar sürekli.

Katrina kasırgasından sonra yağma olaylarına karşı polise ve askere vur emri dahi verilmişti. Kimse insan hakkı demesin çünkü çalmak, yağma yapmak, cana kast etmek bir seçenek değil. Hele ki zor da kalmış ve çaresiz insanların mağduriyeti de eklenince tabloya. Yağmacılardan tiksinti duymamak mümkün değil diye düşünüyorum.

Bireylerine kaliteli eğitim veremeyen, hayatlarına medeni standartları getiremeyen toplumlar. Eğitimli insanlarını da kaybetmeye mahkumdurlar.
Biz umarım bu mahkumiyeti yaşamayanlardan oluruz.
Bakın yine ütopik bir dilek oldu di mi?

10 Yorum:

Emrah Ateş on 11 Eylül 2009 09:21 dedi ki...

söylemeden edemicem

resime bayıldım :)

Vladimir on 11 Eylül 2009 10:12 dedi ki...

Bakan da diyor ki; "Bu görüntülerin yağma diye adlandırılmasını doğru bulamam"

Ne kadar büyük kaypaklık.

beenmaya on 11 Eylül 2009 10:22 dedi ki...

başkaları can derdindeyken yapıyor olmak bir de işte en kabullenilemez yanı da bu...

öykü on 11 Eylül 2009 18:27 dedi ki...

Hepımız
Gozumuzun gordugu seylerı dılımız yettıgınce yazıyrouz
soyluyoruz
hatırlatmaya
unutturmamaya calısıyrouz
Tum umıdım
daha duzgun ısleyen ınsana onem veren bı sistemdır..
sevgılerımle.

Abi on 11 Eylül 2009 19:26 dedi ki...

dedim ya utanç türkiyesi... reziliz hepimiz rezil...
okudukça ateş basıyor, utanıyorum insanımdan, memleketimden.

Biraz on 12 Eylül 2009 00:21 dedi ki...

>Emrah Ates
cizecektim sonra dusundugumden daha guzeli cizilmis...:)
ben de begendim.

>Vladimir
ne acaba?
insanlar egleniyor su da cibir cibir mi acaba?
Yoneticilerin isin ehli olmasi meger ne onemliymis?!

>beenmaya
bunlar cok tehlikeli insanlar...ve bir de bu elemanlarin kucuk versiyonu var, banliyo trenlerinde insanlarin elinden telefonlarini alip tren de atip olduruyorlar...

>oyku
belki bir gun...belki bizim cocuklarimizin cocuklari gorur kim bilir?

>Abi
utanmanin otesinde bunlarin varligini bilmek cok tiksinc bir durum!

Mehtap Pasin Gualano on 12 Eylül 2009 00:31 dedi ki...

Insan irki geriye dogru evrimlesiyor gibi geliyor bana bazen..
her konuda ilkellesiyor..

Biraz on 12 Eylül 2009 17:32 dedi ki...

>Mehtap Pasin Gualano
belki de bir gun gelecek dunya da sadece bitkiler ve diger canlialr yasayacak, insanlar olmadan...

özii on 13 Eylül 2009 14:13 dedi ki...

kesinlikle hastalık ruh , bu tip insanlar ... Nasıl böylresine duygusuz olabiliyorlar ki anlamış değilim.
Acaba aynı şeyi kendileri için düşündüler mi ? Eminim aklının ucundan bile geçmemiştir. Geçse bu seferde katil olası gelir zaten.

Nasıl olsa unutulur , nasıl olsa üstü örtülür , nasıl olsa cezası da yok diye ... Yine çok kızdım :(

Biraz on 13 Eylül 2009 17:02 dedi ki...

>ozii
bence kendileri icinde aynen yaparlar, babalarinin, analarinin kardeslerinin de mallarini gerektiginde aynen boyle yagmalarlar bu adamlar da insan dair ruh yok cunku!

 

Blog Listem

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template