5 Mar 2012

Tezatlıklar



Güncel olayları yazmak suya yazı yazmak gibi. Hele bizim haberlerimizin hızı o kadar baş döndürücü ki her gün hatta her saat çarpıcı bir şeyler oluyor. Bazen haberlere bakma rejimine giriyor ve pek okumuyorum. Ama bu seferde takip etmediğim için o kadar çok olay olmuş oluyor ki yine başım dönüyor. Dolayısı ile her ne kadar haberleri okumayı azaltmaya çalışsam da pek mümkün olmuyor.

Okumamaya engel olamıyorum ama günceli yazmayı kesinlikle sevmiyor ve istemiyorum. 

Hayattan ve Masallardan Biraz’daki yazıların özelliği üzerinden zaman geçse de okunduğunda bir anlamı olması. Güncelin üzerine yorumlar yazmak pek bir geçici geliyor bana.

Bazen istisnalar oluyor tabi. Mesela geçen haftalarda bir haber çıktı. Bekledim, bekledim ama baktım benim aklımdan hala çıkmamış bu haber. Onun üzerine yazmaya karar verdim.

Geçenlerde eğitimci olduğunu iddia eden bir okul müdürü yeni doğanlara genetik testler yapılmasını ve artık nasıl anlayacaksa tıp çok ilerlemiş öyle diyor. Sonucuna gore o bebeleri  daha yürümeye başlamadan ortadan  kaldırılmasını söylüyor. Bu adamın bunu söylediği andaki videosunu izledim gazetedeki linkten. Hakikaten adam bunları söylüyor. Gazeteciler yanlış filan anlamamış, yanlış aktarmamışlar.

Bu adam bunları söylüyor ama daha da korkuncu salondaki insanlar da gevrek gevrek gülüyor. Mide bulandırıcı görüntüler. Aileler bu adamın yönettiği okula çocuklarını teslim ediyor. Düşünmesi bile korkunç.

Tezatlıklar da burada başlıyor işte eğitimci olduğunu hem de 30 yıllık eğitimci olduğunu iddia eden bu adamın bu çarpık zihniyeti kelimelere dökmesi. Bunca yıl da eğitimci olması!O bunları söylerken etrafındaki insanların bu sözlere isyan edeceğine gevrek gevrek gülmeleri. Hepsi sanki tezatlıklar komedyası.

O adam bunları söylerken, dünyanın bir ucunda gecemizi gündüzümüze katıp, zamanından çok erken doğmuş bebelere yardım etmeye çalışıyoruz, hayata tutunmalarına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Hakikaten de genetik testler yapıyoruz ama bizim yapmaktaki amacımız çok farklı. Gen düzeyinde nasıl bir değişim oldu da bu bebeler zamanlarından çok önce dünyaya geldiler. Acaba bu genetik değişimleri bulur da yardım edebilir miyiz diye çırpınıyoruz adeta! Erken doğum adı verilen bu kompleks hastalığa bir çözüm bulabilir miyiz diye uğraşıyoruz. Bulacaklarımız sadece burada değil dünyada ki tüm erken doğum risklerini önleyecek belki de. Yolumuz çok uzun gece gündüz çalışmamız da bundan, kesin çözümleri bulmaya belki bizim ömrümüz yetmese de, en azından bir katkımızın olması umuduyla çalışıyoruz.

Yazının başında söz ettiğim adam gibilerini ve onlar bu hastalıklı fikirlerini büyük bir cüretle anlatırken, gülüp oynayanları da ayrıca kınıyorum!

4 Yorum:

pınarpare on 5 Mart 2012 12:29 dedi ki...

değilmidir ki o gülüp oynayanlar bu zihniyetin gerçek sebebi:(değilmidir ki en büyük sıkıntımız kimi alkışlayıp kimi yuhalayacağımızı hala öğrenmemiş oluşumuz...düşünce özgürlüğüne lafımız yok da yeter ki "düşün"ce özgürlüğü olsun...

FUNdy on 15 Mart 2012 23:13 dedi ki...

Evet aynen! huni takıp dolasabilirsin ancak bu ulkede ne yazik ki! Sivasta olup bitenlere bak, 4*3'e bak, seninbahsettigin habere bak! Oy oy oy ki ne oy!

Biraz on 16 Mart 2012 05:43 dedi ki...

>pinarpare
zaten sevecenlik falan, alcak gonulluluk filan coktandir zayiflik olarak gorulmeye basladi bizim toplumumuzda...dusuncelerimiz ise icimizde ozgur sadece:)

Biraz on 16 Mart 2012 05:45 dedi ki...

>FUNdy
zaten isin en acisi ise hakikaten isi yapamayacak ve bilgisi dahi olmayan insanlarin sanki hepsi kendilerinde mevcutmus gibi davranmasi ve isin basinda olmasi...benim yazdigim bu haber ise bin kere on bin kere kinanmasi gereken bir olay!

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template