30 Ara 2008

Gece hızlı öldürür-1




("O.S.T. Nyfes", Stamatis Spanoudakis  )

“Gece hızlı öldürür!” Zehirli Prens böyle demişti.

Anlamamıştım.
Gece neden öldürsün ki? Bir de neden hızlı?

Bilmece gibi konuşurdu Zehirli Prens. Zekiydi.
Ama anlaşılmazdı bazen anlattıkları.
Tıpkı Gece’nin hızlı öldürdüğünü söylemesi gibi yine anlaşılmıyordu işte.

Gece öldürmezdi ki...aksine o sevdi mi çok sevenlerdendi.

“Gece” güzel bir kadındı.

Kendi ayakları üzerinde duran ve birey olabilmiş bir kadın.

Özgüveni gelişmiş kadınlar biz erkekleri daha da çok çeker.
Zeki kadın olabilmek genetik bir takım özellikler gerektirse de özgüvenli kadın olabilmek çoğunlukla yaşanılan hayat tecrübelerinin birikimidir. İkisinin birden  yani zeka ve özgüvenin bir arada olduğu kadınlara ise fena halde dayanıksız oluruz biz erkekler.
Elbette tüm erkekler değil...bu özelliklerin değerinin farkında ve akıllı olanlar demek istiyorum.

Öncesini bilmediğimiz ve sadece şu yaşanılmakta olan anın kesitlerini gördüğümüz kadınların, öncesindeki acemiliklerini görsek, belki  bizi kaçırtacakken...şu an da varmış oldukları nokta, tıpkı tırtılın bir kelebeğe dönüşmesindeki akıl almaz güzellik gibi bizi kendilerine çeker.

Biz erkekler kadınlar söz konusu olunca her şeye evet deriz.
Onları kazanana kadar da sabırlı ve hoş görülüyüzdür.
Bir de ısrarcı.

Kadın erkek ilişkilerindeki aşırı hoş görülü erkek tipi kadınları korkutması gerekse de...tuhaf bir sarhoşluk içinde olduklarından bu anormal sabrın ardını göremezler. Sonrasında ise çok iyi görürler.
Ama artık herkes görmektedir zaten. Sadece onlar değil.

Diğer taraftan da erkekler ne kadar her şeye evet dese de...kadınlar gerçekçi ve onlarca adım sonrasını düşünebilen yetenekte canlılar olduklarından, onlar evet demedikçe hiç bir şey olmaz...hiç bir şey başlamaz.

“Bir kadının bir erkeğe, ya da bir erkeğin bir kadına aşık olabilmesi için, önce kadının o erkeğe dikkat etmesi gerekir. Dikkatin yöneltilmesi durumu olmadan, aşık olma durumu gerçekleşmez. Ama her dikkat yoğunlaşmasının ardından ille de aşık olma durumu gelecek demek değildir.” der Jose Ortega Gasset.

Kadınlar istemedikçe bir şey olmaz ya işte bu yüzden erkeğin aşırı toleranslı olmasına çok şaşırmamak gerekir.

Neyse...

Gece ise farklıydı.
Biz erkeklerin köylü kurnazlıklarını rahat görürdü.
Bu zeki kadının beni en çok çeken yönü de onun bu yanıydı galiba.
Ben kendim olduğum sürece, bana dikkat edecekti...ve ettikçe de görecekti.
“Peki aşık olacak mıydı?” orasını bilemiyordum işte.


Detaylara özen gösteren bir adam olmam, onun ilgisini çekme nedenlerimden biridir...
En büyük sebebidir!

Zehirli Prens bana çok yanlış bir yolda olduğumu söylese de...ben buna kulak asacak durumda değildim.

Gece’nin içinde küçük bir çoçuğun saflığının yattığını ilk kez aynadaki yansımasında görmüştüm...Yüzündeki kadınsı çizgiler ve bakış kaybolmuş en seveceninden küçük bir kız çocuğunun bakışı ve gülüşü konmuştu ya...işte o zamandır onu ilk kez en içten gülmesini sağladığım an.

Olduğum gibi ve sadece kendim olmak onu güldürmüş...bu zor diyebileceğim kadının ilk o zaman kalbinin kapılarını açabilmiştim.
Belki de açtığım kapı kendiminkiydi, bilemiyorum.

Zehirli Prens onun kalbiyle ilgili söylediklerimi dinledikten sonra “sen öyle san” demişti.
Kızmıştım ona...ben "öyle" sanmamıştım ki.
Görmüştüm işte!

Sonrasında yanıldığımı anlayacak olsam da...aşık olan her erkek gibi körleşmeye başlamıştım.

Zehirli Prens... "zamanın ve kendinin farkında ol...harcama ruhunu!" demiş..."Gece hızlı öldürür” diye eklemişti.

Ve bu benim hiç umurumda değildi, ta ki gölgem ile karşılaşıncaya kadar...


Devam edecek...

 

 

 

6 Yorum:

Yabani Kuzu on 30 Aralık 2008 09:46 dedi ki...

devamını bekliyorum sabırsızlıkla, uyku mahmurluğuyla, algılarımın kapalı oluşuna karşı çok çok zevk aldım şimdilik başka yorum yok devamı geldikçe artıkın :)

metanoia forever on 30 Aralık 2008 11:09 dedi ki...

İnanamıyorum..inanamıyorum diyorum başka bir şey de diyemiyorum Bütün bu şaşkınlığım ve yorumlarım "bir şarkı" yani 1980 için. En sevdiğim şarkıların baş sıralarında yer alır bu şarkı. Ezginin Günlüğünde hayranım. Herneyse...Hangi şarkıyı düşünsem onu ekliyorsun: incesaz, pinhani vs öyle çok türkçe müzik dinlemem ama bunları da çok severim. Sinerjiye inanıyorum artık, seme de pinhani ekledi...o zaman sinerjik bir biçimde hep güzel şeyler düşünelim diyorum. Sağolasın biraz ellerine, yüreğine, aklına sağlık....

LÂL on 30 Aralık 2008 11:54 dedi ki...

Gece.. Güzeldir .. Karanlıktır ama güzeldir.. Ve MEÇHULdür.. Milyonlarca ışıltılı "malum"un yanında "meçhulün" göz kamaştıran bir ışığı vardır.. Mehçul'e aşık olmak kaçınılmazdır... Çabuk mu öldürür..Onu bilemem .. Ama değer mi.. Değer.

YALNIZLIK OKULU on 30 Aralık 2008 15:52 dedi ki...

Devamını şiddetle bekliyorum...

Biraz on 30 Aralık 2008 17:56 dedi ki...

>Yabani Kuzu
Pek yakinda...film seysi gibi oldu ama oyku de film gibi gelisecek zaten...:)

>metanoia forever
Hakikaten ne ilginc bir tesaduftur...haklisin.
ve evet guzel seyler dusunmek lazim...pozitif dusundukce pozitif durumlarin ve insanlarin karsimiza ciktigina inananlardanim...sadece kuru kuru inanmak degil tecrubeyle de sabit aslinda.

>LÂL
Gece guzel..ama tehlikeli de ve karanlik da.
Galiba bu karisimlar Gece'yi mechul yapmakta.

>YALNIZLIK OKULU
Devami geliyor...yeni muzikleriyle geliyor.

Basak on 31 Aralık 2008 11:18 dedi ki...

Bekliyorum heyecanla...

 

Hayattan ve Masallardan Biraz Copyright © 2009 WoodMag is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template